KONUK YAZAR SELAHATTİN GEZER YAZDI...
İzmir'in ihtiyacı ideolojik kamplaşma değil, hizmette buluşmaktır. Biz İzmir sevdalıları, Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçip rozet takmasına siyasî bir heyecanla sevinmiyoruz. Biz çocukluğumuzdan beri "güzel İzmir" ifadesini duya duya büyüdük. İşte bizim sevincimiz, bu güzel İzmir'in yeniden gerçeğe dönüşecek olma ihtimalinedir. Biz ideolojik yönden Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçmesine sevinmiyoruz. Biz İzmir'in gerçekten hizmete kavuşacak olmasına seviniyoruz. İzmir'in sokaklarının, yollarının lisan-ı hâliyle tebessüm ettiğini görmek istiyoruz. Ege'nin incisi İzmir'in gerçekten incisine yaraşır bir şehir hâline gelmesine sevineceğiz. Trafiği rahatlamış, sokakları temizlenmiş, çevresi düzenlenmiş, Körfez'i nefes almış; kısacası şehir, yekvücut hâlinde surat asmayı bırakıp tebessüme, gülücüğe kavuşmuş olsun istiyoruz. İnşallah öyle olur.
MİLLETE HİZMET
Çünkü ideoloji, hangi ideoloji olursa olsun, tek başına insanların yüzünü güldürmez. İdeoloji sadece fanatiklerini ve yandaşlarını memnun edebilir. Oysa bizim istediğimiz, millete hizmet olarak dönmesi gereken dev bütçelerin heba edilmeden yine millete hizmet olarak dönmesidir. Biz İzmir'i gerçekten seviyoruz. İzmir'in boynu bükük kalmasını istemiyoruz. Körfez'de gemilerin hayatla buluşurcasına düdüklerini, martıların çığlıklarını, sahillerde insanların huzurla yürüdüğünü görmek istiyoruz. Dışarıdan gelen insanların, "Ne mutlu size! Hizmet gören, modern ve güzel bir şehirde yaşıyorsunuz" demesini şimdiden işitmek istiyoruz. İşte bu noktada Cemil Tugay'a sesleniyoruz: İzmir'i susmuşluktan kurtar. İzmir'i hizmetle barıştır. İzmir'i yalnız Türkiye'de değil, dünyada isminden övgüyle söz edilen bir şehir hâline getir. Biz hiç kimsenin hayat tarzına, yaşantısına karışmıyoruz; karışmayacağız. Bizim istediğimiz çok daha basit: Hizmet görmek istiyoruz. Bir düşünün... Bir dindar insan, zor bir anında kendi çevresinden kendisine bir bardak su uzatacak kimseyi bulamazken, dünya görüşü kendisinden tamamen farklı olan, hatta sol düşünceye sahip bir insanın merhametle ve sevgiyle ona bir bardak su uzattığını görse ne yapar? "Sen solcusun" deyip o suyu elinin tersiyle iter mi? O suyu uzatan insana tebessüm ettiği için nefretle mi bakar? Hayır. Asla! Çünkü susuzluğu ideoloji gidermez; su giderir. İşte belediyecilik de budur. Yolun, köprünün, temizliğin, ulaşımın, parkın, çevrenin ideolojisi olmaz. İnsanların hayatını kolaylaştıran hizmetin sağcısı, solcusu, dindarı, seküleri olmaz. Hizmet hizmettir. Bu sebeple İzmirli hemşehrilerimize, kardeşlerimize sesleniyoruz: Sakın ümitsizliğe kapılmayın. İnşallah AK Parti ve AK Parti'ye geçen Cemil Tugay, İzmir'e hizmet edecektir. İnsanların hayat tarzına dokunmadan, siyasî kamplaşmalara girmeden, belediyeciliğin asli vazifesini yerine getirecektir. Çünkü belediye demek, her şeyden önce hizmet etmek demektir. Milletin parasının birilerinin cebine aktarılmadan, ihalelerin ve dev bütçelerin şeffaf, temiz ve hakkaniyetli bir anlayışla yönetilmesi; İzmir'in parasının yine İzmir'e harcanması, bu şehri elbette ayağa kaldıracaktır. Bundan kim rahatsız olabilir? Hangi görüşten olursak olalım... Diyelim ki bugün iktidarda CHP olsaydı ve Cemil Tugay da AK Parti'den seçilmiş bir belediye başkanı olsaydı. Fakat hizmet üretemeseydi ve sonunda CHP'ye geçerek İzmir'e daha iyi hizmet edecek bir noktaya gelseydi, bundan hangi vicdan sahibi insan rahatsız olurdu? Olmamalı. Çünkü mühim olan hizmettir. Yapılan yolun, köprünün, asma köprünün, temizlenen Körfez'in ideolojisi olur mu? Asıl ideoloji, yolun yapılmaması; ulaşımın çileye dönüşmesi; çevrenin kir içinde kalması; çöp dağlarının oluşmasıdır. İşte biz elimizin tersiyle o ideolojiyi itiyoruz. Diyoruz ki: Artık İzmir hizmet görsün!

GERÇEK MEDENİYET
Evet... Kim istemez ki İzmir'in dağlarında çiçekler açsın? Açsın elbet! Dağları, tepeleri, dereleri, vadileri pırıl pırıl olsun. Sokakları tertemiz olsun. Ulaşımı eskisinden daha hızlı, daha rahat ve insanların ihtiyacına daha fazla cevap verecek hâle gelsin. İzmir gerçek medeniyeti yaşasın. Gerçek modernliği yaşasın. Çağdaşlığın sadece tabelalarda değil, şehrin her köşesinde hissedildiği bir İzmir olsun. Kim istemez bunu? İdeolojilerden arınmış, hizmette kucaklaşmış bir İzmir'i kim istemez? Biz İzmir'e ideolojik bakmak istemiyoruz. Bakmadık, bakmayacağız. İzmir ideolojiden uzaklaşıp hizmetle kucaklaştığında, farklı dünya görüşlerine sahip bütün vicdanlı insanlar aynı noktada buluşacaktır. Çünkü temiz bir sokak sağcısolcu değildir. Temiz bir Körfez dindar-seküler değildir. Rahat bir ulaşımın mezhebi, meşrebi, partisi yoktur. Bunların ortak adı vardır: İnsan. İşte biz İzmir'de insanın yüzünde tebessüm görmek istiyoruz. Surat asan belediye görevlileri değil; sokaklarımızı temizleyen, işini severek yapan belediye çalışanlarını görmek istiyoruz. Alsancak'ın sokaklarının idrar kokusundan kurtulmasını istiyoruz. Bayraklı'ya, Çiğli'ye ve Körfez'e kıyısı bulunan ilçelerimizin tamamına deniz ulaşımının güçlü şekilde ulaştırılmasını istiyoruz. Vapur iskeleleri çoğalsın. Ve biz artık şu sesleri duymak istiyoruz: Çiğli'den kalkan vapurun düdüğünü... Bayraklı'dan kalkan vapurun düdüğünü... Salhane'den kalkan vapurun düdüğünü... Ve bütün bu seslere çığlık çığlığa eşlik ederek İzmir'in mutluluğuna ortak olan martıların sesini... İşte bizim hayalimiz budur. Biz siyasî rozetlere değil, İzmir'in yakasına takılacak hizmet rozetine bakıyoruz. Biz partilerin değil, İzmir'in kazanmasını istiyoruz. Çünkü İzmir kazanırsa İzmirli kazanır. İzmirli kazanırsa Türkiye kazanır. Ve o zaman gerçekten söyleyebiliriz: Kim istemez İzmir'in dağlarında çiçekler açsın?
SON SÖZ
Sayın Cemil Tugay... Bugün önünüzde siyasî bir tercihten çok daha büyük bir imtihan var: İzmir'e hizmet etme imtihanı. Size düşen, hangi partiden geldiğinizi değil, İzmir için ne yaptığınızı tarihe yazdırmaktır. İzmir'in size ihtiyacı var. Sizin de İzmir'e söyleyecek bir sözünüz, gösterecek bir gayretiniz olduğuna inanmak istiyoruz. Şimdi bütün siyasî tartışmaları bir kenara bırakın ve İzmir'e bakın. Körfez'e bakın. Sokaklara bakın. Trafiğe bakın. Çocuklara, yaşlılara, esnafa, işçiye, memura, öğrenciye bakın. Onların yüzündeki tebessümü çoğaltabilirseniz, İzmir size teşekkür edecektir. Biz de size teşekkür edeceğiz. Hayırlı olsun Cemil Tugay. Yolunuz açık, hizmetiniz bol, şevkiniz daim olsun. İzmir'in dağlarında çiçekler açtıracak hizmetlere imza atmanız dileğiyle sizi tebrik ediyoruz. Çünkü bu şehir hepimizin. Ve İzmir'in gülümsemesi, hepimizin gülümsemesidir.

