
21 yüzyılda, dünya çok farklı bir yere gidiyor. Uğruna acımasız savaşların yapıldığı, güçsüz ülkelerin deyim yerindeyse kan ve gözyaşında boğulduğu bir dönemden geçiyoruz. Aslında bu savaşlar ne için yapılıyor, bu kadar kan ve gözyaşı neden? Sorunun yanıtını hepimiz ya biliyor ya da tahmin ediyoruz aslında... Her şey bu iki kelimede gizli... Kaynakların kullanımı ve paylaşımı. Dünyanın en zengin kaynaklarının bulunduğu Afrika'nın nasıl olurda hastalık ve açlıkla pençeleştiğini başka nasıl açıklayabiliriz?
FİYATI DUDAK UÇUKLATIYOR
Altın ve değerli taşların pabucu dama mı atılıyor? Evet, altın ve elmas uzun yıllardan buyana pahalılığın en güçlü sembolleri olarak bilinir. Ancak bazı maddelerin değeri onların çok ama çok ötesine geçiyor. Değerli taşlar, mineraller ve madenlerin piyasa fiyatlarını nadir bulunmaları ve kalitelerine göre değişkenlik gösteriyor. Örneğin 'anti madde' dediğimiz şeyin sadece 1 gramının maliyeti trilyonlarca dolar olabilir. Çok küçük miktarlarda üretildiği biliniyor. Bu yüzden gerçek piyasa fiyatının ne olduğunu ise kimse bilmiyor.

HEPSİ STRATEJİK DEĞİL
Bu maddelerin tamamının ciddi bir değeri var. Bu yüzden de hepsi değil ama çoğu stratejik ve coğrafyalar üzerinde etkili. Gelin bazılarına birlikte yakından göz atalım. Altın, elmas veya platin gibi bilinen değerli madenlerin çok ötesinde yer alan, gram başına düşen tahmini maliyetleri ve değerleriyle dünyanın en pahalı maddeleri ve mineralleri adeta dudak uçurtuyor. Dünyanın en pahalı maddelerinin tamamı doğrudan stratejik değildir, ancak en yüksek fiyatlı laboratuvar elementleri, mineraller ve nadir toprak elementleri küresel askeri, nükleer ve teknolojik üstünlük için kritik düzeyde stratejiktir. Maddelerin "pahalı" olması bazen sadece lüks tüketimden (Safran veya Havyar vb) kaynaklanırken, "stratejik" olması bir ülkenin ulusal güvenliği, enerji bağımsızlığı veya yüksek teknoloji üretimi için vazgeçilmez olmasına bağlıdır.
LABORATUVARDA ÜRETİLİYOR
Antimadde kesinlikle vardır ve laboratuvar ortamında hem üretilmekte hem de günümüzde tıp alanında aktif olarak kullanılmaktadır. Antimaddenin varlığına ve nerede bulunduğuna dair temel bilgiler ise şunlardır; Anti madde, laboratuvarda üretiliyor. İsviçre'deki CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) gibi gelişmiş parçacık fiziği laboratuvarlarında antimadde düzenli olarak üretilmektedir. Bilim insanları, parçacık hızlandırıcılarda atomları ışık hızına yakın hızlarda çarpıştırarak anti-protonlar ve anti-elektronlar (pozitronlar) elde ederler. Hatta CERN'deki bilim insanları, bu parçacıkları birleştirerek ilk yapay antimadde atomu olan 'Anti-Hidrojen'i üretmeyi başarmışlardır. Çoğumuz bilmiyor ama hastanelerde bile aktif olarak kullanılıyor. Farkında olmadan antimadde teknolojisinden kanser taramalarında faydalanıyoruz. Hastanelerde kullanılan PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) cihazı tamamen antimadde prensibiyle çalışıyor. Cihaz, vücuda verilen radyoaktif maddeden salınan pozitronları (elektronun karşıt parçacığı yani antimadde) tespit ediyor. Bu pozitronlar vücuttaki normal elektronlarla çarpışıp birbirini yok ettiğinde ortaya çıkan enerji, vücudun detaylı üç boyutlu haritasını çıkarıyor.
EN BÜYÜK SORUN SAKLAMAK
Başka bir soruda ise doğada ve uzayda bulunuyor mu? İlginç bir şekilde, evinizdeki muzlar doğal olarak antimadde üretir. Muzun yapısındaki Potasyum-40 izotopunun doğal radyoaktif bozunumu nedeniyle, ortalama bir muz her 75 dakikada bir adet pozitron (antimadde) salgılar. Ancak bu miktar insan sağlığına zarar vermeyecek kadar mikro düzeydedir. Uzayda, kozmik ışınların atmosferle çarpışması sonucu Dünya atmosferinin üst katmanlarında çok kısa süreliğine antimadde parçacıkları oluşur. Ayrıca şimşekler ve yıldırımlar sırasında da küçük miktarlarda antimadde açığa çıktığı tespit edilmiştir. En büyük sorun ise saklamaktır. Antimadde, normal maddeyle temas ettiği anda muazzam bir enerji açığa çıkararak yok olur. İçinde bulunduğumuz her şey, hava dahil, normal maddeden yapıldığı için antimaddeyi bir kabın içine koyup saklayamazsınız. Bilim insanları üretilen antimaddeyi yok olmaktan korumak için havadan arındırılmış, özel manyetik alanlara sahip "Penning tuzakları" adı verilen çok özel vakumlu sistemlerde havada asılı tutarak saklamaktadırlar.

DEĞERLİ TAŞLAR LİSTESİ
ELMAS: Tek bir "gram fiyatı" bulunmuyor. Değeri renk, berraklık ve kesime göre değişiyor. Ender örneklerde fiyat çok yükseklere çıkabiliyor.
ALTIN: dünyanın bilinen en eski ve değerli metallerinden. Gram fiyatı piyasa koşullarına göre değişkenlik gösteriyor. Yatırım amaçlı, mücevher yapımında ve teknolojide kullanılıyor. Biline en iyi iletkenlerden.
PLÜTONYUM: Sıkı durun gram maliyeti yaklaşık 4 bin Dolar civarında. Son derece radyoaktif bir element. Bazı izotopları ise nükleer enerjide kullanılıyor.
PAİNİT: Belki de dünyanın en ender ve zor bulunan elementlerinden birisi. İlk Örnekleri Myanmar'da keşfedildi. Değeri tabi ki taşın kalitesine göre değişiyor.
TAAFFEİT: Elmastan daha ender bulunan çok değerli bir taş. Dünyada ilk kez kesilmiş bir taşta fark edildi. Kaliteli örnekleri binlerce Dolara ulaşabiliyor.
TRİTYUM: Gram maliyeti ortalama 38 bin Dolar civarında. Hidrojenin radyoaktif bir izotopu. Füzyon alanında araştırmaların olmazsa olmazı.
KALİFORNİYUM-252: Gram değeri milyonlarca Dolarlarla ifade ediliyor. Sadece laboratuvar ortamında yapay olarak üretiliyor. Nükleer araştırmalarda ve tıp alanında kullanılıyor.
ANTİMADDE: İşte tabiri caizse zurnanın 'zırt' dediği yerdeyiz. Sadece 1 gramının maliyeti trilyonlarca Dolar olabilir. Çok küçük miktarlarda üretildiği biliniyor. Bu yüzden gerçek piyasa fiyatının ne olduğunu kimse bilmiyor.
FİYATLARI DEĞİŞKEN ETKENLER BELİRLİYOR
ENDER minerallerden radyoaktif izotoplara kadar fiyatı yükselten pek çok farklı etken var. Painit ve taaffeit gibi taşlarda nadirlik öne çıkarken, trityum ve kaliforniyum-252 gibi maddelerde üretim zorluğu ve sınırlı miktarlar devreye giriyor. Listenin en uç noktasındaki antimadde ise ticari olarak satılmıyor; gram başına trilyonlarca dolarlık rakamlar tahmini üretim maliyetlerine dayanıyor. Üstelik bu rakamların hepsi klasik anlamda bir "piyasa fiyatı" değil. Değerli metallerin fiyatı sürekli değişirken, elmas ve nadir minerallerin değeri kaliteye göre farklılaşıyor.