
Dünyada yaklaşık 673 milyon insan açlıkla mücadele etmektedir. Buna karşın, küresel ölçekte meydana gelen gıda kaybı ve israfının yalnızca dörtte bir oranında bile azaltılmasıyla bu nüfusa yetecek miktarda gıda kurtarılabilmektedir. Çöpe attığımız birkaç dilim ekmek veya buzdolabında unutulan sebzeler çoğu zaman büyük bir israf ya da ekonomik sorun gibi görünmüyor. Fakat aynı durum binlerce, hatta milyonlarca evde, restoranda, markette ve üretim zincirinde tekrarlandığında ortaya çıkan tablo bambaşka boyutlara ulaşıyor. Üstelik kaybedilen yalnızca yemeğin satış fiyatı olmuyor. O gıdayı üretmek için kullanılan iş gücü, enerji, su, tarım arazisi, depolama ve nakliye maliyetleri de boşa harcanmış oluyor.
1.5 TRİLYON DOLAR
Gıda israfı nüfus artışı ve kentleşme hızı ile paralel olarak büyüyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki orta sınıf vatandaşların tüketim alışkanlıkları değiştikçe israfın boyutunun da artacağı tahmin ediliyor. Nüfus artışı, hızlı tüketim ve daha fazla satın alma gibi alışkanlıklarla birlikte 2030 yılına kadar çöpe giden gıda miktarının yıllık 2,5 milyar tona, gıda israfının maddi değerinin ise 2 trilyon doları çıkacağı öngörülüyor. Gıda kaybı insan tüketimi amacıyla üretilen gıdaların hasat, depolama, taşıma, işleme ve dağıtım aşamalarında meydana gelen kayıpları ifade eder. Gıda israfı ise tüketilebilir durumdaki gıdaların perakende satış, toplu tüketim ve hanehalkı düzeyinde kullanılmadan atılmasıdır. Gıda atığı bu iki kavramı kapsayabilmekte ve gıda tedarik zincirinin herhangi bir aşamasında ortaya çıkan, artık insan tüketiminde kullanılmayan ve atık statüsüne geçmiş gıda maddelerini ifade etmektedir. Araştırmalara göre tüketici aşamasındaki israf, tedarik zincirinin en pahalı halkasını oluşturuyor. Çünkü bir ürün tarladan toplanıp, işlendikten, paketlendikten, taşındıktan ve üzerine katma değer eklendikten sonra tüketiciye sunuluyor. Market standartları sebebiyle aslında kullanılabilir olan ama hafif eğri sebzeler veya iyi görünmeyen ürünler çöpe gidiyor. Bu aşamada son tüketim tarihi (STT) veya tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) karıştığı için restoranlardaki, hanelerdeki ve marketlerdeki gıdaların %19'u doğrudan çöpe atılıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütüne (FAO) göre gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde gıda israfı en çok tarlada ve lojistik aşamasında yaşanıyor. Bu ülkelerdeki yetersiz altyapı, depolama alanları, kötü yol koşulları veya uygun olmayan paketleme standartları sebebiyle tarladan hasat edilen ürünler henüz tüketiciye ulaşmadan bozuluyor. Hasat sırasında doğru teknolojinin kullanılmaması ve ürünlerin uygun şartlarda saklanmaması sebebiyle bu ürünlerin %14'ü doğrudan çöpe atılmış oluyor. Bu durum, özellikle küçük ölçekli çiftçilerin borçlanma riskini artırıyor.

FATURASI YÜKSEK
Gıda israfı söz konusu olduğunda sadece Avrupa Birliği'nin faturası bile dudak uçuklatıyor. Son verilere göre Avrupa Birliği'nde üretilen gıdaların %10'u doğrudan çöpe gidiyor ve bu durum ekonomide 132 milyar dolarlık bir delik yaratıyor. AB 2030 yılına kadar israfı %50 oranında azaltmayı planlasa da fatura hala epey ağır görünüyor. Yaşanan devasa kayıp, Türkiye Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYİH) yaklaşık %2,7'lik kısmına denk gelirken, merkezi yönetim bütçe giderlerinin %11,7'si olarak hesaplanıyor. Yani her yıl ülke gelişimine, altyapıya ve tarımsal ticarete harcanacak önemli ve devasa bir kaynak değerlendirilmeden israf ediliyor.
YÜKSEK OLDUĞU ÜLKELER
TÜİK hane israf verileri, her yıl üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin çöpe gittiğini ve her bireyin yılda ortalama 163 kg gıdayı çöpe attığını gösteriyor. Taze meyve ve sebzeler hane bazındaki israfın yaklaşık %40'ını oluştururken, %32,5 ile ekmek ikinci en büyük israf ürünü olarak öne çıkıyor. Bu dev kayıp, hane bazındaki kontrolsüz tüketim ve harcama alışkanlıklarını gözler önüne sererken, israfın olmaması durumunda hane refahındaki potansiyel artışa da işaret ediyor. Hane bazındaki israfın en görünür yüzlerinden birini ekmek oluşturuyor. Evsel atıkta meyve ve sebze ilk sırada yer alırken en temel besin maddesi olan ekmek ikinci sıraya yerleşiyor. Güncel TİSVA verileri, Türkiye'de günde yaklaşık 12 milyon adet ekmeğin çöpe atıldığını gösteriyor. Bu israf un, maya, işçilik ve enerji maliyetleri üzerinden değerlendirildiğinde fatura 200 milyar TL'yi aşıyor.

AZALTMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?
GIDA israfını önlemek; doğal kaynakların korunması, ekonomik kayıpların azaltılması ve sürdürülebilir bir gelecek için büyük önem taşır. Günlük yaşamda uygulanabilecek basit alışkanlıklarla israfın önüne geçmek mümkündür.
1. PLANLI VE BİLİNÇLİ ALIŞVERİŞ YAPABİLİRİZ
Alışverişe çıkmadan önce ihtiyaç listenizi hazırlayın ve yalnızca gerekli ürünleri satın alın. Planlı alışveriş, gereğinden fazla gıda alımını önleyerek israfın azaltılmasına katkı sağlar.
2. PORSİYON KONTROLÜNE DİKKAT EDEBİLİRİZ
Tüketebileceğiniz miktarda yemek hazırlayın ve tabağınıza yiyebileceğiniz kadar yemek alın. Böylece hem artan yemek miktarı azalır hem de gıda kayıpları önlenir.
3. GIDALARI DOĞRU ŞEKİLDE SAKLAYABİLİRİZ
Gıdaların uygun koşullarda muhafaza edilmesi raf ömürlerinin uzamasına yardımcı olur. Tüketilemeyecek durumda olmayan ekmekleri dondurmak, fazla meyve ve sebzeleri farklı tariflerde değerlendirmek israfı azaltmanın etkili yollarındandır.
4. TARİH ETİKETLERİNİ DOĞRU OKUYABİLİRİZ
Ürünlerin üzerindeki tarih bilgilerini doğru yorumlamak önemlidir. Son Tüketim Tarihi (STT) geçmiş ürünler tüketilmemelidir. Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) geçmiş ürünler ise görünüm, koku ve tat açısından herhangi bir olumsuzluk göstermiyorsa değerlendirilebilir.
5. "İLK GİREN İLK ÇIKAR" KURALINI UYGULAYABİLİRİZ
Buzdolabı ve mutfak dolaplarınızı, tüketim tarihi daha yakın olan ürünler önde olacak şekilde düzenleyin. Böylece ürünlerin son kullanma tarihleri geçmeden tüketilmesi kolaylaşır.
6. ŞEKLİ KUSURLU ÜRÜNLERİ DEĞERLENDİREBİLİRİZ
Şekil bozukluğu bulunan meyve ve sebzeler, bozulma belirtisi göstermedikleri sürece güvenle tüketilebilir. Görünüş farklılıkları, besin değerini veya güvenilirliğini her zaman etkilemez.
7. FAZLA GIDALARI İHTİYAÇ SAHİPLERİYLE PAYLAŞABİLİRİZ
Tüketemeyeceğiniz durumda olan ancak güvenilir şekilde muhafaza edilmiş gıdaları yakınlarınızla veya ihtiyaç sahipleriyle paylaşarak israfın önüne geçebilirsiniz.
8. KOMPOSTTAN DOĞAL GÜBRE YAPILABİLİR
Sebze ve meyve kabukları gibi bitkisel gıda artıkları kompost yapılarak doğal gübreye dönüştürülebilir. Bu yöntem hem atık miktarını azaltır hem de çevreye katkı sağlar.
9. ÇÖPE ATILAN GIDANIN DEĞERİNİ KORUYABİLİRİZ
Çöpe atılan her gıda; su, enerji, emek ve ekonomik kaynakların da kaybedilmesi anlamına gelir. Gıdaya özen göstermek ve bilinçli tüketim alışkanlıkları geliştirmek, sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir sorumluluktur.
TOPLUMSAL SORUMLULUĞUN ÖNEMİ
ÜLKEMİZDE gıda kaybı ve israfının azaltılması amacıyla, Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde 2020 yılından bu yana "Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık" Kampanyası yürütülmektedir. Kampanya kapsamında toplumda gıda israfına yönelik farkındalığın artırılması, doğru tüketim alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve gıda tedarik zincirindeki tüm paydaşlar arasında iyi uygulamaların teşvik edilmesi hedeflenmektedir. Gıda israfını önlemek yalnızca kurumların değil, hepimizin sorumluluğudur.