Son dakika İzmir haberleri... İzmir Selçuk'ta bir cenazenin defin sürecinde yaşanan olaylar, "Bu kadar da olmaz" dedirtti.

Şenay Acar, 53 yaşındaki kardeşi Mustafa Acar'ın, Ramazan ayında Frankfurt'taki evinde geçirdiği kalp krizi sonrası vefat etmesinin ardından cenazeyi annesinin memleketi Selçuk Şirince'ye getirip defnetmek istediklerini ancak ne olduysa bundan sonra olduğunu ifade etti. Acar, başlarına gelenleri çiçeklerle donattığı kardeşinin mezarı başında gözyaşları arasında Yeni Asır'a anlattı.

ALMANLAR ZORLUK ÇIKARMADI
Yaşadıkları tarifsiz acı yetmezmiş gibi, Mezarlıklar Daire Başkanlığı'nın anlamsız uygulamaları karşısında adeta şaşkına döndüklerini kaydeden Acar, "Vefatın ardından, Alman hükümetine sıradan bir dilekçeyle başvurduk. Hastane, polis ve adli işlemleri o elde yazdığımız basit dilekçeyle tamamladık. Hatta 'evrakların aslını daha sonra bize gönderirsiniz' deyip, taziyelerini sundular. Hiçbir şekilde zorluk çıkarmadılar. Cenazeyi, annemizin memleketi Selçuk Şirince'ye defnetmek istediğimizi söylediğimizde ise yetkililer bizden evrakların aslını istediler. Selçuk'ta, dört kez Mezarlıklar Daire Başkanlığı'na gittim ancak sorunu bir türlü çözemedik. Bu arada yetkililerin uzlaşmaz tavırları da sinirlerimizi iyice gerdi" diye konuştu.

'ÇOK FAZLA PARA ÖDEDİM'
İkinci şoku evrakların aslını görevlilere teslim ettiklerinde yaşadıklarını anlatan acılı kardeş, "İkameti burada olmayanlardan encümen kararı ile 40 bin TL mezar yeri parası alınıyormuş. Annem Şirinceli, orada mülk ve arazilerimiz var. Ailemin ölmüşleri ve tanıdıklarımız Şirince köy mezarlığında yan yana yatıyor. Ne dediysek anlatamadık. 'Yapacak bir şey yok, encümen kararı' denildi. Cenazemizi öğlene yetiştireceğimiz için çaresiz kabul ettik. Bu kez de bizden '7 bin 500 TL yeter' denilerek köy mezarlığında mezar yeri kazım ücreti istediler. Cenazemizi, köyümüze defnetmek için belediyeye 40 bin, mezar kazan kişiye de 7 bin 500 TL olmak üzere toplamda 47 bin 500 TL ödedim. Bize pandemiden sonra mezarlığın dolu olduğunu söylediler ama bu gerçek değil. Burası köy mezarlığı, ada yok pafta yok. Ben, başka bir yerden gelip de onlardan özel bir mezar yeri talep etmedim ki. Annem tarafının oralı olduğunu ve köyde mal varlığımız olduğunu yazışmalarımızda ibraz ettim" dedi.

'BU MU SİZİN HALKÇILIK ANLAYIŞINIZ?'
İzmir'de bu uygulama ile adeta acılarının üzerinde tepinildiğini ve ticaret kafası güdüldüğünü belirten Acar, halkçı geçinen CHP'li belediyelerin zihniyetine isyan etti. CHP Genel Merkezi'ne mail attığını ve genel merkezin kendilerinden bu konuda video çekip göndermelerini istemesine rağmen Mart ayından bu yana kimsenin dönüş yapmadığını söyledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e de seslenen acılı kardeş, "Bu parayı bizden talep eden CHP'li encümen üyeleri bizim oylarımızla seçilmedi mi? Sizin yaptığınızı Almanlar yapmadı. Bu mu sizin halkçılığınız Özgür bey? Acımızın üstünden ticaret yaptınız, rant sağladınız. Gerekli makamlara şikâyette bulundum. İnşallah adalet yerini bulacak" ifadelerini kullandı.