Son dakika İzmir haberleri... İzmir'in Selçuk ilçesi sınırları içerisinde yer alan, bugüne kadar pek çok depremle sarsılan, hatta yangınlarla küle dönen ve yüzyıllardır toprak altında saklı kalan Efes Antik Kenti'nin anıtsal kalıntıları, Stadyum Caddesi'ne kurulan özel laboratuvarda milim milim işleniyor. 250 kişilik dev bir uzman kadro, Küçük Asya'nın eski başkentini orijinal parçalarıyla yeniden ayağa kaldırıyor. Sadece fiziki bir restorasyon değil, aynı zamanda bir tarih okuması yapılan projede, heykel kaidelerindeki Latince ve Grekçe yazıtlar Türkçe ve İngilizceye çevriliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Geleceğe Miras Sonsuz Efes" projesi kapsamında kurulan ve 'Taş Hastanesi' adı verilen restorasyon alanında, binlerce yıllık sütunlar, tıpkı bir doktorun cerrahi müdahalesindeki gibi bir titizlikle hayata döndürülüyor. Projenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Efes Antik Kenti'nin ziyaretçileri yıl sonunda tamamlanacak yeni güzergahla bambaşka bir antik çağ deneyimi yaşayacak.

YENİDEN HAYAT BULACAK
UNESCO Dünya Miras Listesi'nin dünyadaki en popüler duraklarından biri olan Efes Antik Kenti, tarihinin en büyük ve en bilimsel restorasyon hamlelerinden birine sahne oluyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Geleceğe Miras Sonsuz Efes" projesi, antik kentin sessiz kalıntılarını yeniden ayağa kaldırmak üzere zamana karşı hummalı bir yarış başlattı. Yüzyıllar boyunca Akdeniz havzasını sarsan şiddetli depremler, kentleri yutan yangınlar ve doğal afetler sonucu devrilerek toprağa gömülen anıtsal yapılar, bugün modern bilimin ve teknolojinin imkanlarıyla yeniden hayat buluyor. Stadyum Caddesi'nin hemen kenarında kurulan ve kazı ekibinin kendi arasında "Taş Hastanesi" olarak adlandırdığı açık hava restorasyon laboratuvarı, adeta zamana meydan okuyan bir antik tedavi merkezine dönüşmüş durumda. Kırılan sütunlar, çatlayan kaideler ve parçalanmış mimari bloklar, burada adeta birer hasta gibi tedavi edilerek ait oldukları yerlere yerleştiriliyor.

REHABİLİTASYON SÜRECİ
Projenin genel koordinatörlüğünü üstlenen Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahadır Duman, alanda yürütülen operasyonun büyüklüğünü ve hassasiyetini bir tıp operasyonuna benzetiyor. Çalışmalar tek bir disiplinin tekelinde değil; arkeologlar, restoratörler, jeologlar, mimarlar, sanat tarihçileri ve mühendislerden oluşan, yerli ve yabancı 200 ila 250 kişilik dev bir bilim ordusu omuz omuza çalışıyor. Prof. Dr. Duman, taş hastanesinde uygulanan protokolü şu sözlerle özetliyor: "Burası kelimenin tam anlamıyla bir hastane ama canlılarla değil, cansız tarih miraslarıyla uğraşıyoruz. Alandan getirilen her taş blok, en ince ayrıntısına kadar 3 boyutlu tarama cihazlarıyla taranıyor, çizimleri yapılıyor ve belgeleniyor. Ardından her bir parça için restoratörlerimiz ve uzman personelimiz tarafından adeta bir konsey kararı gibi müdahale planı hazırlanıyor. Bu plan doğrultusunda mekanik temizlik, kimyasal güçlendirme, birleştirme ve koruma çalışmaları yürütülüyor."

TARİHSEL ARKA PLAN
Bugün kalıntılarını hayranlıkla izlediğimiz Efes, sadece bir yerleşim yeri değil, Roma İmparatorluğu'nun en stratejik yönetim merkezlerinden biriydi. Döneminin dünyasında "Küçük Asya'nın Başkenti" (Provincia Asia) unvanını taşıyan kent, yaklaşık 200 bin kişiyi aşan nüfusuyla antik çağın New York'u veya Londra'sı konumundaydı. Ege Denizi'ne açılan devasa limanı sayesinde Doğu ve Batı ticaretini birbirine bağlayan bu metropol, lüksün, mimarinin, felsefenin ve diplomasinin de merkeziydi. İmparatorların bizzat ziyaret ettiği, görkemli festivallerin düzenlendiği Efes'te, bugün ayağa kaldırılan Stadyum ve Liman caddeleri sıradan yollar değildi. Bu caddeler, limana yanaşan yabancı kralların, elçilerin ve tüccarların kente girerken Efes'in gücünü ve ihtişamını ilk kez gördükleri, adeta imparatorluğun "vitrini" sayılan anıtsal protokol akslarıydı.

GEÇMİŞİN İZLERİ
Restorasyon çalışmalarının en yoğunlaştığı nokta, antik kentin sosyo-kültürel hayatının kalbi sayılan 2500 yıllık Stadyum Caddesi. Bu cadde, çeyrek asır boyunca antik dünyanın ticaret, spor ve festivaller için kullandığı en aktif güzergahlardan biriydi. Geçen zaman içinde uğradığı yıkımların ardından, antik dönem insanının da bu caddeyi kurtarmak için çabaladığı restorasyon sırasında ortaya çıktı. Efeslilerin o dönem yıkılan sütunları aceleyle yerine yerleştirmeye çalıştığını belirten Prof. Dr. Duman, tarihin bu ilginç detayını şu sözlerle aktarıyor: "Antik dönemde her şey her zaman kusursuz ve nizami yapılmamış. Deprem sonrası aceleyle yapılan onarımlarda bazen sütun kaidelerinin başlık olarak kullanıldığını, bazen de sütunların ters çevrilip altüst edilerek ayağa kaldırıldığını görüyoruz. Antik dönem mimarlarının da bu tür pratik dokunuşları var. Biz bugünkü modern restorasyon anlayışımızla o dönemin bu tarihi yaşanmışlığına saygı duyuyor ve 'minimum müdahale' ilkesini benimsiyoruz. Ziyaretçilerin antik çağı ve kentin geçirdiği evreleri daha doğru algılayabilmesi için orijinal yapıya dışarıdan yapay müdahaleleri en alt düzeyde tutuyoruz."

YENİDEN TERCÜME
Projenin en heyecan verici ayaklarından birini ise cadde boyunca sıralanan heykel kaideleri ve yazıtlı bloklar oluşturuyor. Taş hastanesinde temizlenen Latince ve Grekçe yazıtlar, uzman epigraflar (yazıt bilimciler) tarafından tek tek çözümleniyor. Bu yazıtların Türkçe ve İngilizce tercübeleri hazırlanarak bilgilendirme panolarına aktarılıyor. Böylece Efes'i gezen bir ziyaretçi, sadece görkemli taş blokların arasından yürümeyecek; o taşların üzerinde hangi Roma imparatoruna teşekkür edildiğini, kente hizmet eden hangi yerel yöneticinin onurlandırıldığını ya da hangi tarihi olayın ölümsüzleştirildiğini doğrudan kendi dilinde okuyup anlayabilecek. Tarih, kelimenin tam anlamıyla taşların üzerinden ziyaretçiyle konuşacak.
YENİ BİR EFES HARİTASI
"Geleceğe Miras Sonsuz Efes" projesinin nihai hedefi, kenti sadece korumak değil, turizme yepyeni bir çehre kazandırmak. Stadyum Caddesi'nden sonra ekipler rotayı antik tiyatroya ve ardından kentin denizle bağını kuran meşhur Liman Caddesi'ne (Arkadiane) çevirecek. Liman Caddesi'ndeki Roma hamamında kazı ve restorasyon faaliyetleri sürerken, caddenin zemin kaplamaları ve sütunları da elden geçirilecek. En büyük hamlelerden biri ise caddenin sonunda yer alan üç büyük kapıdan biri olan Orta Liman Kapısı'nda yaşanacak. Koruma kurulundan gerekli tüm izinleri alınan kapıda, aslına uygun olarak parçaların birleştirilmesiyle en üst düzeyde restorasyon çalışması yürütülecek.

'MUAZZAM BİR ROTA'
"Geleceğe Miras Sonsuz Efes" projesi koordinatörü, Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahadır Duman, tüm bu hummalı çalışmaların hedefinin yılsonu olduğunu belirterek, "Liman Caddesi ve Stadyum Caddesi'ndeki restorasyon projelerimizi bu yılın sonunda tamamlamayı hedefliyoruz. Efes, antik çağda Küçük Asya'nın başkentiydi. Çalışmalar bittiğinde, buraya daha önce defalarca gelmiş, her köşesini bildiğini düşünen ziyaretçiler bile daha önce hiç görmedikleri, yürümedikleri muazzam ve yepyeni bir gezi rotasıyla karşılaşacaklar" dedi.

TAŞ HASTANESİ FİKRİ NASIL DOĞDU?
Sahada çalışırken her bir mimari bloğun, kırılmış bir sütunun kendine has hasarları ve yapısal hastalıkları olduğunu gördük. Tıpkı bir insan gibi, bu tarihi değerlerin de teşhise, özel bakıma ve rehabilitasyona ihtiyacı vardı. Ekip içinde bu ismi kullanmaya başladık çünkü yaptığımız iş kelimenin tam anlamıyla cerrahi bir operasyon.
Restorasyonda "Minimum Müdahale" çizgisi neden bu kadar kırmızı?
Modern arkeolojide amacımız sıfırdan yeni yapılar inşa etmek değil. Antik çağ insanının dokunuşunu, depremlerin bıraktığı izleri, hatta o dönem yapılan hatalı onarımları bile korumak zorundayız. Çünkü o yaşanmışlık, tarihin ta kendisidir. Biz sadece zamana yenik düşen parçaları güvenli şekilde bir araya getiriyoruz.
Yıl sonunda ziyaretçileri en çok ne şaşırtacak?
İnsanlar Efes'e geldiklerinde hep aynı aksı geziyorlardı. Yıl sonunda Stadyum ve Liman caddeleri tamamen entegre olduğunda, Efes'e daha önce 5 kez gelmiş birisi bile "Ben burayı hiç görmemişim" diyecek. Yazıtların tercümesiyle de taşların hikayesini ilk ağızdan dinleyecekler.

EFES'İ YIKAN BÜYÜK DEPREMLER
Efes'in ihtişamlı mimarisi, yüzyıllar boyunca yer sarsıntılarıyla defalarca test edildi. İşte bugün Taş Hastanesi'nde tedavi edilen sütunları deviren o tarihi depremler:
-M.S. 17 Depremi: Roma İmparatorluğu döneminde Küçük Asya'yı vuran en yıkıcı sarsıntılardan biri. Efes büyük hasar gördü, İmparator Tiberius'un vergi muafiyeti ve yardımlarıyla yeniden inşa edildi.
-M.S. 262 Depremi: Kentin anıtsal yapılarını ve meşhur Artemis Tapınağı'nı yerle bir eden, liman yapısına büyük zarar veren şiddetli sarsıntı.
-M.S. 4. Yüzyıl (358 - 365) Depremleri: Üst üste gelen sarsıntılar Efes'in alt yapısını bozdu. Bugün Stadyum Caddesi'nde gördüğümüz antik dönemdeki o "acele ve ters onarımların" çoğu bu dönemdeki panik halinde yapıldı.
-M.S. 7. Yüzyıl Depremi: Efes için sonun başlangıcı oldu. Büyük yıkım getiren bu sarsıntı, limanın alüvyonlarla dolmasıyla birleşince kent yavaş yavaş terk edilmeye başlandı.