Fransa kökenli Alphonse Lavallée cinsi bir üzüm olan bu mor-siyah taneli mucize, dünyanın başka hiçbir yerinde Kavacık'ta kazandığı o benzersiz aromaya, büyüklüğe ve tat dengesine sahip olamıyor. Peki, bu küçük dağ köyünü dünya tarım haritasında özel kılan ne?

Kavacık köyü, yüksek rakımı, Ege Denizi ile İzmir körfezinden gelen esintileri ve volkanik kökenli özel toprak yapısıyla adeta doğal bir sera gibi çalışıyor.

Köylülerin nesillerdir tamamen geleneksel yöntemlerle, hiçbir kimyasal veya suni gübre kullanmadan yetiştirdiği bu üzümler, yerel halk tarafından "bölgenin siyah elması" olarak adlandırılıyor.

İri taneleri, elinize aldığınızda parıldayan kadifemsi mor rengi ve kabuğunun altında sakladığı o yoğun aromalı tat, tadanları adeta büyülüyor. Öyle ki, bu eşsiz lezzet tescillenerek resmi olarak coğrafi işaret aldı.

Dünyanın dört bir yanından gelen gurmeler ve lezzet avcıları, bu üzümü tadabilmek için özellikle ağustos ve eylül aylarında Kavacık köyüne akın ediyor.

Sadece belirli bir hasat döneminde tezgahlarda yer bulan ve sınırlı miktarda üretilen Kavacık Üzümü, köye ayak basan ziyaretçilere adeta bir lezzet şöleni sunuyor.

Üzümün yanı sıra köy halkının bu mahsulden ürettiği geleneksel pekmezler, üzüm suları ve ev yapımı lezzetler de bölgeyi turizm açısından cazibe merkezi haline getiriyor.