Perde önünde sözüm ona 'solculuk' oynayan Levent Üzümcü'nün maskesi düştü. GÜNAYDIN'a manşet olan İlker Gezici'nin haberi bu açıdan çok çarpıcı. Yıllardır, sosyal medya üzerinden 'hak, hukuk, adalet' sloganı atan Üzümcü'nün sıra kendi güç alanına geldiğinde ne hak ne hukuk ne de adalet tanıdığına hepimiz şahit olduk. Üzümcü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları genel sanat yönetmenliğine geldiği ilk günden beri zaten tartışmalı bir isimdi. Kendinden önceki genel sanat yönetmeni Yücel Erten dönemindeki kadroları temizlemek için kaç kişiyi haksızca tiyatrodan attı. Bununla da yetinmedi Üzümcü, işe iade davası açıp, haklı bulunanları da işe başlatmadı.

Kurum içinden yükselen mobbing iddiaları, çalışanlara yönelik sergilenen baskıcı tutumlar ise kulislerden taşan feryatların sadece bir kısmı oldu. Kendi gibi olmayanları, düşünmeyenleri tiyatronun dışına iten bir zihniyetin, 'özgürlük ve adalet' dersi vermeye kalkması tam anlamıyla bir trajikomedidir. İlker Gezici'nin "Eski Genel Sanat Yönetmeni Yücel Erten görevdeyken 36 bin lira alırken, 2024'te göreve gelen Levent Üzümcü'nün maaşının 175 bin liraya çıkarılması" haberi ise büyük tartışma yarattı.

10 KATI FAZLA MAAŞ
Medyaya gündem olan maaş konusunu, İzmir Şehir Tiyatroları'na yıllarca emek veren oyuncu Hatice Altan'a sordum. "Üzümcü genel sanat yönetmenliğine başladığında 300 bin liraya yakın maaş alıyordu" diyen Altan, sözlerine şöyle devam etti:

"Eski genel sanat yönetmenimiz Yücel Erten 36 bin lira maaşla ayrıldı tiyatrodan. Bir ay sonra aynı göreve gelen Üzümcü ise Erten'in neredeyse on katı maaş aldı.
Yalnızca bununla da kalmadı. Üzümcü, kendi için Alsancak'tan 3+1, yardımcısı Harun Bey için de 2+1 dayalı döşeli daire istemişti. Belediyeden 3 araba için otoparkı ücretsiz kullanmak da istedi. Onlarca insanı mağdur etti ama hâlâ kendisi mağdurmuş gibi davranıyor. Halbuki kurumu her açıdan büyük zarara uğrattı.

Daha önce ne genel sanat yönetmeliği yapmış ne de tiyatro yönetmenliği yapmış biri gelip İzmir'de genel sanat yönetmenliği koltuğuna oturdu. Liyakat sahibi olmadığı halde… Bir de şunu söylemek isterim, beni tiyatrodan attıktan sonra 'Faşizmin en iyi bildiği şey, sanatın ve sanatçının ekmeğiyle oynamaktır' diye demeç verdi.

SOLCULUKLA İLGİSİ YOK
Gerçekten şaka gibi bir açıklama yaptı. Üzümcü'nün solculukla falan hiç alakası yok. Kendini öyle gösteriyor ama gerçek kişiliğini hepimiz bizzat gördük." Üzümcü'nün 'solcu' edebiyatının da yaldızları tiyatrodaki icraatlarından sonra döküldü desek yeridir. Takke düşüp kel göründü yani…
Kendi küçük saltanatlarında hak, hukuk tanımayanların, başkalarına 'hak, hukuk, adalet' dersi vermeye hakkı yok. Sosyal medyada solculuk oynayıp, güç eline geçince de söylemlerinin tam tersi bir tavır sergileyen Üzümcü'nün maskesi bu istifayla bir kez daha düşmüş oldu.