
İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Ortak Akıl, Ortak İrade" başlığıyla düzenlenen toplantıda odanın 2027-2030 dönemine ilişkin hedef ve projelerini paylaştı. Özgener, İzmir'in ekonomik potansiyelinin harekete geçirilmesi, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, üretim ve ticaretin geliştirilmesi ile kentin yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Ortak aklın farklı görüşlerin aynı hedef doğrultusunda buluşması anlamına geldiğini ifade eden Özgener, karar alma süreçlerinde bilimsel verilerin ve farklı kurumların deneyimlerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
'ORTAK BİR İRADE GEREKİYOR'
Özgener, şu ifadeleri kullandı: "Bunun için öncelikle birbirimizi dinlemeye, farklı görüşlerden yararlanmaya, bilimin ve verinin ışığında doğru kararlar almaya ihtiyacımız var. Çünkü hiçbir kurum, hiçbir sektör, hiçbir kişi İzmir'in geleceğine ilişkin bütün soruların cevabına tek başına sahip olamaz. Ortak akıl dediğimiz şey tam da budur. Herkesin aynı düşüncede olması değil, farklı düşüncelerin ortak bir hedef için buluşmasıdır. Birbirimizin bilgisinden, deneyiminden ve birikiminden güç alarak tek başımıza ulaşamayacağımız çözümleri birlikte üretmektir."
'O YOLU BİRLİKTE AŞACAĞIZ'
Dünyada doğru fikirlerden, iyi hazırlanmış raporlardan, büyük hedeflerden daha fazlasına ihtiyaç olduğunu dile getiren Özgener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü en iyi fikir bile hayata geçmediği sürece sadece bir fikir olarak kalır. Ortak aklın ortaya koyduğu hedefleri gerçekleştirmek için ortak iradeye ihtiyacımız var. Kararların arkasında duracak, sorumluluğu paylaşacak, zorluklar karşısında vazgeçmeyecek ve sonuç alana kadar birlikte çalışacak bir iradeye. İşte bu nedenle İzmir'in geleceğine ilişkin yaklaşımımızı iki temel kavram üzerine kuruyoruz: Ortak akıl, ortak irade. Bu iki kavramı yalnızca güzel bir söz, bir temenni ya da bir toplantının ana fikri olarak görmüyoruz. Bunların İzmir'in geleceğini şekillendirecek bir çalışma kültürüne, kurumlarımız arasındaki ilişkileri güçlendirecek bir anlayışa ve her şeyden önemlisi somut sonuçlar üreten bir iş birliği modeline dönüşmesini istiyoruz. İzmir'in geleceği söz konusu olduğunda hiçbirimizin sorumluluğu yalnızca kendi kurumumuzun sınırlarında bitmiyor. Hepimizin bu büyük şehre karşı ortak bir sorumluluğu var." Özgener, "Biz İzmir Ticaret Odası olarak kendimize tam da bu noktada önemli bir görev biçiyoruz. Sadece kendi sorumluluklarımızı yerine getiren değil, gerektiğinde öncülük eden, farklı kurumları bir araya getiren, ortak hedeflerin oluşmasına katkı sağlayan ve bu hedeflerin hayata geçmesi için elini taşın altına koyan bir kurum olmak istiyoruz. Çünkü İzmir'in ihtiyacı yalnızca daha fazla proje değil; projeleri birbirine bağlayan ortak bir vizyon. Daha büyük hedeflerin yanı sıra o hedefleri gerçekleştirecek ortak bir kararlılık. Sadece geleceği konuşmak değil; geleceği birlikte kurmak. Bizim inancımız çok açık: İzmir'in potansiyeli büyük, birikimi güçlü, insanı yetenekli. Bu gücü ortak akılla birleştirir, ortak iradeyle harekete geçirirsek, İzmir yalnızca değişen dünyaya uyum sağlayan değil, değişime yön veren şehirlerden biri olabilir. Ortak akılla doğru yolu bulacağız. Ortak iradeyle o yolu birlikte açacağız" dedi. İZTO'nun önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı projelerin birbirinden bağımsız olmadığını, ortak bir kalkınma hedefinin parçalarını oluşturduğunu anlatan Özgener, şunları kaydetti:

AYNI HEDEFİN PARÇALARI
"Önümüzdeki dönemin projelerini tek tek bağımsız başlıklar olarak görmüyoruz. Hepsi aynı hedefin parçaları: İzmir'i daha rekabetçi, daha dayanıklı, daha üretken, daha yaşanabilir ve dünyayla daha güçlü bağlar kuran bir kent hâline getirmek. Bir tarafta iş dünyasının önündeki zorlukları azaltacak, üretimi ve ticareti güçlendirecek adımlar var. Bir tarafta dijital ve yeşil dönüşüme ve veriye dayalı karar alma kapasitesine yönelik projeler bulunuyor. Diğer tarafta eğitimden, kültürel mirastan uluslararası organizasyonlara kadar İzmir'in yaşam kalitesini ve dünyadaki görünürlüğünü artıracak çalışmalar hazırlıyoruz. Çünkü biz kalkınmayı sadece daha fazla üretmek olarak görmüyoruz. Kalkınmayı; daha iyi eğitim, daha güçlü kurumlar, daha dirençli bir kent, daha yüksek yaşam kalitesi olarak görüyoruz." Toplantıda İZTO'nun 2027-2030 döneminde hayata geçirmeyi planladığı projeleri de paylaşan Özgener, oda üyelerinin farklı kamu kurumlarındaki işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla "Tek Adres: Kamu Hizmetleri Ofisi" kurulmasının hedeflendiğini belirten Özgener, işletmelerin yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine destek sağlamak üzere "İkiz Dönüşüm Merkezi" oluşturulacağını söyledi.
'DÖNÜŞÜME KATKI SAĞLIYORUZ'
Yapay zekâ destekli simülasyon merkezi "İZTO Future Lab" ile işletmelerin teknolojik dönüşümüne katkı sunulmasının amaçlandığını aktaran Özgener, Stratejik ve Ekonomik Araştırmalar Merkezi aracılığıyla üyelerin yatırım kararlarına yönelik veri temelli çalışmalar yürütüleceğini belirtti. Özgener, "İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi" ve "İZTO Vakfı Koleji" projeleriyle sağlık ve eğitim alanlarında hizmet sunmayı hedeflediklerini de ifade etti. İzmir'in uluslararası görünürlüğünü artırmaya yönelik projelere de değinen Özgener, kentin 2031 Dünya Odalar Kongresi'ne ev sahipliği yapması için adaylık başvurusunda bulunacaklarını söyledi. Özgener, İzmir'in Levanten kültür mirasının uluslararası alanda tanıtılması amacıyla Levanten Kültür Rotası oluşturulması ve kentin Avrupa Tarihi Termal Kentler Kültür Rotası'na dahil edilmesi için çalışmalar yürütüleceğini açıkladı.

STRATEJİK HEDEFLERİ PAYLAŞTI
İZMİR'İN geleceğine yönelik stratejik öncelikleri de paylaşan Özgener, kentin kuzeyden güneye uzanan aks üzerinde gelişmesini sağlayacak planlama çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti. Kuzeyde Aliağa-Bergama, güneyde ise Torbalı-Tire hattında sanayi ve üretim merkezlerinin geliştirilmesini hedeflediklerini aktaran Özgener, kent içindeki ekonomik bölgelerin yeniden düzenlenmesi ve Kemeraltı başta olmak üzere ticaret merkezlerinin dönüşümü için master plan hazırlanmasının önemine dikkati çekti. İzmir'in üretim kapasitesinin artırılması ve lojistik altyapısının güçlendirilmesine yönelik hedefleri de sıralayan Özgener, Aliağa limanlarının altyapısının geliştirilmesi, Çandarlı Limanı'nın sanayi üretimiyle bütünleşik bir merkeze dönüştürülmesi ve Kemalpaşa Lojistik Merkezi'nin tamamlanmasının kentin rekabet gücüne katkı sağlayacağını ifade etti.
YENİ KONGRE VE SERGİ SARAYI
TURİZM alanındaki stratejik önceliklere de değinen Özgener, İzmir'in alternatif turizm olanaklarının geliştirilmesi ve Çeşme Turizm Projesi'nin güncel koşullar doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. İnciraltı'nın sağlık turizmi potansiyelinin değerlendirilmesinin kente ekonomik katkı sağlayacağını ifade eden Özgener, İzmir'in uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek altyapıya kavuşması amacıyla yeni bir stadyum ile kongre ve sergi sarayı yapılmasını önerdi.
KÖRFEZ, SU GÜVENLİĞİ VE ULAŞIM
İZMİR'İN ekonomik gelişiminin yanı sıra yaşam kalitesini doğrudan etkileyen sorunların çözülmesi gerektiğini belirten Özgener, Körfez'in temizliği, atık yönetimi, su güvenliği ve ulaşımın öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi. Trafik yoğunluğunun azaltılması için yeni yol ve metro hatlarının yanı sıra alternatif ulaşım projelerine ihtiyaç duyulduğunu belirten Özgener, su kaynaklarının korunması, kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi ve atıkların geri kazanılmasına yönelik çalışmaların önemini vurguladı. İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Körfez'in temizlenmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması için kapsamlı ve kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.