İsmail Utku'nun hikayesi, azmin ve tutkunun yaşının olmadığını kanıtlar nitelikte. Mesleğinin 25. yılında, emekliliğine kısa bir süre kala Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ni kazanan Utku, yaklaşık bir buçuk yıl boyunca gündüzleri polislik yapıp akşamları derslere girdi. Daha sonra Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesi'ne yatay geçiş yapan sanatçı, mezuniyetinin ardından İzmir'e yerleşerek çocukluk hayali olan kendi atölyesini kurdu. Bir trafik polisi olarak yıllarca kaza mahallerinde görev yapan Utku, bu sarsıcı görüntüleri alışılagelmişin dışında bir bakış açısıyla ele alıyor. Trafik kazalarını kan ve acı üzerinden değil, nesnelerin deformasyonu ve geometrik formlar üzerinden yorumluyor.

ANADOLU'YU RESMEDİYOR
Bu çalışmalarıyla toplumsal bir farkındalık yaratmayı amaçlayan Utku, "Trafik kazalarını müzelere taşıma fikriyle yola çıktım. Louvre gibi dünyanın en ünlü müzelerini tuvale yansıtarak, kaza yapmış araçların resimlerini de müze içerisine konumlandırdım. Böylelikle insanların daha önce yaşamadığı duyguları hissettirmek istedim" diyerek projesinin vizyonunu açıklıyor. Sanatçının fırçası sadece kazalarla sınırlı değil. Utku'nun eserlerinde Anadolu kadınlarının vakur duruşu ve atların asaleti de geniş yer buluyor. Özellikle resmetmesi en zor olan 'hareketli ve önden görünen' at figürlerini tercih eden Utku, atlara olan hayranlığını "At, sahibinin hislerini hissedebilen, yapısı itibarıyla kusursuz ve rüya gören tek canlıdır. Onları çalışırken kendimi daha huzurlu hissediyorum" sözleriyle dile getirdi.

GARAJDAN GALERİYE
Utku, sanat hayatındaki ilk ciddi adımını Sivas'ta görev yaparken attı. Bölge trafiğin eski bir garajını boyayıp temizleyerek modern bir sergi salonuna dönüştüren sanatçı, meslektaşlarının şaşkın bakışları arasında ilk kişisel sergisini açtı.

Bugün 24 kişisel sergiyi geride bırakan ve 700'den fazla esere imza atan Utku, "Resim benim için, bir hobinin çok ötesinde, bir yaşam biçimi. Beni tamamlayan bir tutku" yorumunu yapıyor. Emniyet teşkilatı içindeki amirlerinden ve meslektaşlarından her zaman destek gördüğünü belirten İsmail Utku, sanatın iletişim gücüne inanıyor. Üniformasıyla resim yapan bir polis görmenin insanları şaşırttığını ifade eden sanatçı, fırça darbeleriyle kurduğu sessiz iletişimin en az yazdığı tutanaklar kadar etkili olduğunu dile getiriyor. Meslek hayatı boyunca "polis ressam" kimliğiyle pek çok takdir toplayan Utku, sanatın insanlarla kurduğu iletişimi şu sözlerle özetliyor:
"Hiç konuşmadan, fırça darbeleri ve renklerle insanlarla irtibat kuruyorsunuz. Sanat, insanların size olan önyargılarını yıkarak yerine olumlu bir bakış açısı getiriyor."