EGE Üniversitesi (EÜ) Tekstil Mühendisliği Bölümü 2. sınıf öğrencileri tarafından kurulan Blaze'r markası, Türkiye'de eşine pek rastlanmayan bir oluşum kimliğiyle moda dünyasına adım attı. Öğrencilik süreçleri devam ederken cesur ve kararlı bir adımla bu yola çıkan ve geçtiğimiz nisan ayında Runway Fashion İzmir organizasyonunda ilk defilelerini başarıy- la gerçekleştiren öğrenciler, aldıkları övgüler ve gelen yorumlar neticesinde ne kadar doğru bir karar verdiklerini görmüş oldu. Blaze'r Genel Koordinatörü ve marka sahibi Zeynep Tekin, sponsorluk koordinatörü Sena Şendut ve sosyal medya koordinatörü Serra Öztoprak ile hem yola çıkış hikayelerini ve geleceğe yönelik hayallerini konuştuk hem de küçük bir parça moda çekimi gerçekleştirdik.

- Marka fikri nasıl doğdu ve yola çıkış amacınız neydi?
ZEYNEP Tekin (Genel Koordinatör): Fikir ilk olarak 2025 Kasım ayında, multidisipliner bir güç birliği yaratma amacıyla ortaya çıktı. Amacımız, duraklama dönemine giren tekstil sektörünü modanın katma değerli dünyasıyla birleştirmekti. Sektörün sadece metrelik kumaş satışından ibaret olmadığını göstermek ve tekstilin kaliteli materyallerini özgün tasarımlarla podyuma taşımak istedik.
- Ekip yapınızdan ve ilk koleksiyonunuzun konseptinden bahseder misiniz?
ZEYNEP Tekin: Tamamı öğrencilerden oluşan, 70 kişilik dev bir ekibiz. İlk defilemizde 25 genç tasarımcımızın imzasını taşıyan 44 parça sergiledik. Koleksiyonda haute couture tarzı özel dikimlere, nakışlara ve sürdürülebilirlik ilkemiz doğrultusunda atık kumaşlardan üretilen geri dönüşüm tasarımlarına yer verdik.

- "Blaze'r" ismi ve markanın görsel kimliği neyi simgeliyor?
SERRA Öztoprak (Sosyal Medya Koordinatörü): İsmini alev anlamına gelen "Blaze" kelimesinden alan markamız için siyah, beyaz ve kırmızı renk paletini seçtik. Sosyal medyada oluşturduğumuz bu güçlü kurumsal kimlik, hedef kitlemizin bizi henüz ilk andan itibaren profesyonel bir marka olarak algılamasını sağladı.
ZEYNEP Tekin: Ayrıca blazer ceket, hem kadının hem de erkeğin aynı anda giyip eşit oranda güç yansıtabildiği nadir kıyafetlerdendir. Biz vizyonel olarak cinsiyet ayrımına inanmıyoruz; tasarımlarımızla podyumda o yeniden doğuş ateşini ve gücü eşit şekilde hissettirmeyi amaçladık.
- 70 kişilik tamamı öğrenci olan bu kadroyu nasıl yönettiniz?
ZEYNEP Tekin: Önemli olan sadece iş yapmak değil, öğrenirken keyif almaktır. Geçmiş start-up ve B2B deneyimlerimi arkadaşlarımla paylaştım; Serra kendi ekibine sosyal medyayı, Sena da sponsorluğu öğretti. Yaklaşık 6-7 ay boyunca adeta bir akademi gibi çalışarak kolektif bir güç yarattık.
- Runway Fashion İzmir defilesine hazırlık süreci nasıl geçti? Defile sonrası nasıl geri dönüşler aldınız?
ZEYNEP Tekin: Tam 9 ay boyunca, her türlü aksiliğe karşı B, C, D planlarımızı hazırlayarak çok yoğun çalıştık. Defile bittiğinde podyum arkasında mutluluktan gözyaşlarımı tutamadım. Sektörün büyüklerinden ve moda profesyonellerinden sadece olumlu eleştiriler aldık; bu da doğru yolda olduğumuzu kanıtladı.
- Gelecek planlarınız neler, yeni bir defile ufukta görünüyor mu?
ZEYNEP Tekin: Tarihimiz henüz netleşmedi ancak bir sonraki defilemizin teması motor sporları olacak. İçimdeki o asiliği, hızı ve adrenalini, sanatın getirdiği dinginlikle podyumda buluşturacağız. Yapılmayanı yapmaktan ve gençlik ateşini yakmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.