Londra seyahatinde turistik olarak görülmesi gereken yerlerle başlarsanız böylece sonrasında lezzet alternatiflerine, müzelere, sergilere müzikale yani asıl hedeflenen rotayı yapabilmek için yeterince zamanınız kalıyor. Westminster Abbey, Big Ben, Buckingham Sarayı Tower Bridge ve London Eye adı ile bilinen dev dönme dolaba binerek ilk günümüzü geçirebilirsiniz. Ertesi gün yine ikonik yerlerden biri olan Londra'nın gıda pazarlarına zaman ayırın. En iyi bilinen bu pazar, dört yüz yılı aşkın bir süredir Londra'da bulunan ve tonlarca harika yemek seçeneği bulunan Borough Market. Diğer büyük pazarlarda Portobello Market (Notting Hill) ve Old Spitalfields Market (Doğu Londra) yiyeceklerden antikalara, giysilere kadar her şeyi bulabilirsiniz.

MÜZELER İÇİN EN İYİ ROTA
Belki de Londra'nın en ünlü müzelerinden biri olan Victoria ve Albert Müzesi tamamen bir şaheser. Beş bin yıl öncesine dayanan kalıcı koleksiyonlarda, çeşitli ülke ve kültürlerden seramik, kostüm, resim, heykel ve mücevherler yer alıyor. Müze ayrıca moda tasarımcıları, mimarlar, aktivistler ve daha pek çok geçici sergiye ev sahipliği yapıyor. Geçmişle geleceği muntazam bir biçimde birleştiren müzenin kafe bölümünde dekoratif sanatlar ve tasarım koleksiyonunu keşfedebilir, zamanınız ve ilginiz varsa yakınlarındaki diğer iki müze Natural History Museum ve Bilim Müzesine de geçebilirsiniz. Yıllar içinde bazı tartışmalara konu olmasına rağmen, British Museum hala Londra'nın en iyi müzeleri arasında yer alıyor.

ÇEŞİTLİ TATLAR
Hint yemekleri Londra'nın mutfak DNA'sının ayrılmaz bir parçasıdır. Tavuk tikka masala gibi köriler Britanya'daki diaspora toplulukları tarafından icat edilmiştir, ancak Bangladeş usulü biryani ve tandır fırınından yeni çıkmış kabarık naan gibi yemekleri de bulabilirsiniz. Birçok restoran nesillerdir aktarılan aile tariflerini sunuyor; hoş kokulu baharatlar ve canlı atmosferin eşsiz bir deneyim yarattığı kesin. The Churchill Arms'ı Notting Hill/ Kensington'da, çiçekli dış cephesi ile hemen tanıyabilirsiniz, harika Tayland yemekleri servis ediyorlar. Diğer favori yerimiz ise Hakkasan. Yine uzakdoğu yemeklerini füzyon olarak yapan bence Londra'nın en iyi restoranlarından biri. Biz akşam yemeği için gittik ve canımızın istediği her yemekten ortaya paylaşımlık söyledik. Ambiyansı ve yemeklerinin lezzeti nedeniyle en keyif aldığımız anlardan birini yaşadık.

ÇAY VE GELENEKSEL LEZZETLER
Thames kentin kimliğinin ayrılmaz bir parçası ve Clipper tekneleri ile Tower Bridge'den, tarihi alanlardan ve Canary Wharf'taki ikonik iş bölgesine kadar genel bir tur yapmak için keyifli bir yolculuğa çıkmanızı öneririm. Bir fincan çaydan daha İngilizce bir şey yoktur, bu nedenle elbette İngiltere bu içeceği temel alan bütün bir yemek geleneği geliştirmiştir. Öğleden Sonra Çayı, genellikle 15:00 ile 17:00 arasında keyifle tüketilen zarif bir öğleden sonra atıştırmalık molasıdır. Londra'yı ziyaret ederken çay saati keyfi mutlaka gerekli. En iyi uygulaması için şehirdeki en lüks otellere göz atın. Londra bir sahil kenti olmayabilir, ancak balık kesinlikle menüde yer alıyor. Londralılar, genellikle kağıda sarılı, çıtır çıtır ve sıcak fish and chips yemeyi sever. Aslında bir zamanlar Londra, turta ve patates püresi ile ünlüydü. Kremalı patates püresi ve mayhoş, lezzetli bir maydanoz sosu ile servis edilen doyurucu turta. Standart iç malzeme sığır etiyken, tarihi mekanlarda jöleli yılan balığı da servis edilebilir.

ÇOCUKLAR DA ÖĞRENSİN DİYORSANIZ...
Yediden yetmişe herkese hitap eden Doğal Tarih Müzesi, şüphesiz dünyanın en iyi müzelerinden biri. Doğal dünyanın tarihini başından günümüze kadar takip eden müze, büyüleyici modeller ve bilgiler ile dolu. Doğal Tarih Müzesi'nin en dikkat çekici özelliği ise dinozor koleksiyonu! Çocukların ve yetişkinlerin merakla ve hayranlıkla baktıkları dinozorlarla ilgili her şey bu müzede. Dinozorların yaşam boyu modelleri geniş bir odayı dolduruyor, robotik T-Rex kendi özel oyuklarında gelen ziyaretçilere kükrüyor. Burada, arkeologların dinozorlar hakkında ortaya çıkardıkları her şeyi öğreneceksiniz, neye benzediklerinden ne yemeyi sevdiklerini ve kesinlikle daha fazlasını. Tüm aile için eğlence söz konusu olduğunda , Doğal Tarih Müzesi dışında akla gelen bir diğer isim ise Bilim Müzesi. Bilim Müzesi çeşitli araçlar ve buluşlar ile dolu ve ziyaretinizi daha da heyecan verici hale getirecek birçok uygulamalı deneyimler sunuyor. Her kat, teknolojiye, matematiğe, saatlere, dünyanın atmosferine ve uçuş gücüne ayrılmış bölümler de dahil olmak üzere bir dizi sergiye ev sahipliği yapmakta. En üst katta, ziyaretçilerin deneyebileceği sayısız deney barındıran Wonderlab bulunuyor.