Beslenme ve Diyet Uzmanı Mehlika Öktem sizler için yazdı...
Evet, kulağa biraz garip geliyor olabilir ama gerçek şu: Tuvalette gördükleriniz, vücudunuzun size gönderdiği en net mesajlardan biri. Sindirim sistemi sadece yediğimiz yemekleri parçalayarak "işini bitiren" bir sistem değil. Bağışıklığımızdan hormon dengesine, hatta kilo kontrolüne kadar birçok süreci doğrudan etkiliyor. Yani bağırsaklar aslında vücudun merkez üssü gibi çalışıyor. Bu yüzden dışkının şekli, rengi ve kıvamı küçümsenecek bir detay değil; aksine sağlığın kısa bir özeti gibi. Günlük hayatta pek konuşulmasa da dışkı yapısı; ne kadar lif aldığımızı, yeterince su içip içmediğimizi ve bağırsak floramızın ne durumda olduğunu anlamak için oldukça pratik bir gösterge.
KABIZLIK GÜNLÜK MESELE DEĞİL
Kabızlık çoğu zaman "bugün tuvalete çıkamadım" diye geçiştiriliyor ama aslında işin arkasında daha fazlası olabilir. Sert, zor çıkan ve tam rahatlama hissi vermeyen dışkı genellikle liften fakir beslenme, yetersiz su tüketimi ve bozulmuş bağırsak florasıyla ilişkilidir. Bu tablo uzadığında sadece tuvalet problemi olarak kalmaz; şişkinlik, gaz, halsizlik ve yaşam kalitesinde ciddi düşüş yaratabilir. Birçok kişi "ben normal yiyorum" der ama tabağa baktığımızda sebze neredeyse yoktur. Oysa liften zengin sebzeler, yeterli sıvı alımı ve yoğurt, kefir, turşu gibi fermente besinler bağırsakların en yakın dostlarıdır. Bağırsaklar hareket etmek ister; ona bu fırsatı vermek gerekir. "Şekilli ya, sorun yok" demek her zaman doğru değil. Eğer dışkı şekilli ama sertse, vücut size "biraz daha su, biraz daha lif" diye sesleniyor olabilir. Çoğu zaman bu durum ciddi bir hastalık değil ama uzun süre devam ederse bağırsaklar tembelleşmeye başlar. Araştırmalar gösteriyor ki yeterli lif ve sıvı alımı bağırsak geçişini düzenliyor ve sindirim sistemini rahatlatıyor. Yani çözüm çoğu zaman ilaçta değil, mutfakta başlıyor.
BAĞIRSAK HIZLI ÇALIŞIYORSA...
Bazen de tam tersi olur: Yumuşak, dağınık kıvamlı ve sık tuvalete çıkma ihtiyacı. Bu durum bağırsak geçiş süresinin kısaldığını düşündürür. "Yediklerim hemen çıkıyor" diyenler bu gruptadır. Stres, hormonal değişimler ve kan şekeri dalgalanmaları bu tabloya sıkça eşlik eder. Özellikle insülin direnci olan kişilerde; beyaz ekmek, tatlı, hamur işi gibi basit karbonhidratlar bağırsakları adeta hızlandırabilir. Bağırsaklar burada da mesaj verir: "Daha dengeli beslen." Arada bir ishal olmak çoğu zaman sorun değildir. Ancak sıvı kıvamlı dışkı günlerce sürüyorsa, burada durup düşünmek gerekir. Enfeksiyonlar, antibiyotik kullanımı ya da bağırsak florasının ciddi şekilde bozulması bu duruma neden olabilir. Üstelik ishal sadece su kaybettirmez; potasyum, sodyum gibi hayati mineraller de vücuttan gider. Bu da halsizlik, çarpıntı ve baş dönmesi gibi şikâyetlere yol açabilir. Uzayan ishal mutlaka ciddiye alınmalı ve gerekirse tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
BAĞIRSAK SAĞLIĞI ÖNEMLİDİR
Bağırsaklar sadece sindirim borusu değildir; vücudun denge merkezlerinden biridir. Bilimsel çalışmalar, bağırsak florasındaki bozulmaların bağışıklık sistemi zayıflığı, kilo alma eğilimi ve metabolik hastalıklarla ilişkili olabileceğini gösteriyor. Yani bağırsak bozulduğunda, etkisi tüm vücuda yayılıyor. Bu yüzden dışkıdaki değişiklikleri "geçer" diye görmezden gelmemek gerekir. Uzun süren kabızlık, sık ishal ya da düzensiz tuvalet alışkanlığı; beslenme düzeninin, yaşam tarzının ve stres seviyesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini anlatan önemli işaretlerdir. Vücut konuşur, mesele onu dinlemekte.

