Beslenme ve Diyet Uzmanı Mehlika Öktem yazdı...
Her gün soframıza koyduğumuz ekmek, makarna ya da bir dilim kek... Çoğumuz için sıradan, hatta vazgeçilmez besinler. Ancak bazı insanlar için bu besinler, fark edilmeden vücutta hasar başlatan bir sürecin tetikleyicisi olabilir. İşte çölyak hastalığı tam olarak burada devreye girer. Çoğu zaman sadece "gluten yememek" olarak bilinse de, aslında bağışıklık sisteminin ince bağırsağa karşı verdiği karmaşık bir yanıt söz konusudur. Üstelik bu hastalık her zaman belirgin şikâyetlerle ortaya çıkmaz; bazen yıllarca yalnızca yorgunluk, kansızlık ya da nedeni açıklanamayan sindirim sorunlarıyla kendini gizler. Bu nedenle birçok kişi çölyak hastası olduğunu uzun süre fark etmeden yaşayabilir. Çölyak Vakfı ve benzeri kuruluşların her yıl Mayıs ayında vurguladığı gibi, bu hastalık sadece bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda toplumda fark edilmesi ve anlaşılması gereken bir durumdur.
ÇÖLYAKTA BESLENME Çölyak hastalığında gluten tüketildiğinde
GLUTENİ KESMEK YETERLİ Mİ? Çölyak hastalığında temel tedavi
sağlığını da olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle çölyak hastalarında beslenme planı yalnızca "yasaklı gıdalar" üzerinden değil, "yerine ne konulacağı" üzerinden değerlendirilmelidir.
BESLENME ÖNERİLERİ
Çölyak hastalarında beslenmenin temeli, mümkün olduğunca doğal ve işlenmemiş besinlere yönelmektir. Sebzeler, meyveler, yumurta, et, tavuk, balık ve kurubaklagiller bu noktada güvenli ve besleyici seçeneklerdir. Karabuğday, kinoa ve amarant gibi doğal olarak glutensiz tahıllar da beslenmeye çeşitlilik katabilir. Gluten içeren tahılların çıkarılmasıyla birlikte lif alımında düşüş yaşanabileceği için sebze ve kurubaklagil tüketimi özellikle önem kazanır. Liften zengin beslenmek, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine ve mikrobiyota dengesinin korunmasına yardımcı olur. Bunun yanında çölyak hastalarında vitamin ve mineral eksiklikleri sık görüldüğünden düzenli takip gerekir. Demir, B12, folat, D vitamini ve kalsiyum düzeyleri zaman zaman değerlendirilmelidir. Gerektiğinde bu eksiklikler beslenme düzeniyle ya da takviyelerle desteklenmelidir. Beslenmede en çok gözden kaçan konulardan biri ise çapraz bulaşmadır. Glutensiz bir besin, gluten içeren bir yüzeyle temas ettiğinde güvenli olmaktan çıkabilir. Aynı kesme tahtası, aynı ekmek kızartma makinesi ya da aynı mutfak ekipmanları bile risk oluşturabilir. Bu nedenle mutfakta dikkatli ve bilinçli bir düzen oluşturmak gerekir. Bağırsak sağlığının desteklenmesi de sürecin önemli bir parçasıdır. Yoğurt ve kefir gibi fermente besinler ile liften zengin gıdalar, bağırsak dengesinin yeniden kurulmasına katkı sağlayabilir.
AZ BİLİNEN BAZI GERÇEKLER
Çölyak hastalığında glutensiz beslenmeye başlandıktan sonra belirtiler hızla azalabilir. Ancak bağırsak yüzeyinin tamamen iyileşmesi her zaman aynı hızda gerçekleşmez. Bazı bireylerde bu süreç aylar sürebilirken, bazı durumlarda yılları bulabilir. Bu nedenle "artık iyileştim" düşüncesiyle diyetin gevşetilmesi, fark edilmeden hasarın tekrar başlamasına neden olabilir. Çölyak hastalığında disiplinli ve sürdürülebilir bir beslenme yaklaşımı esastır.

