• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Yaşarken, yarının bir garantisi yok! ARMAĞAN PINAR ADANAR Yaşarken, yarının bir garantisi yok! armagan.adanar@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 10.04.2018, 00:00

Ölüm var bu dünyada arkadaş ölüm. Şu köşkün sahibi de ölecek.
Şu horoz da... demiş Sait Faik...
Ölümün olduğu dünyada en çok canımızı ne yakabilir ki? Yaşadığımız ilişki mi, evliliğimiz mi? Çoluğumuz çocuğumuz mu? Yoksa dostumuz mu? Muayenehanede onca kişiyle çalışıyorum genelde en çok canınızı ne yakıyor sorusuna cevap "hayat anlamsız be Armağan hanım" oluyor. Hayat anlamsız! İşe gidiyorum işten çıkıyorum eve gidiyorum, yaptığım hiçbir şey yok." Eğer bu bakış açısıyla bakarsak ölümün olduğu yerde hakikaten de yaşam çoğu zaman anlamsız. Bu şekilde hissetmek için depresyona girmeye gerek bile yok.
Her insan belirsizlikten korkar. Ölüm insanoğlunun karşısındaki en büyük ve en korkutucu belirsizliktir. Yapılan araştırmalar dini inancı olan insanların ölümün soğuk yüzü karşısında daha metanetli olduklarını gösteriyor. Körü körüne inançtan bahsetmiyorum. Ben sorgulamaya 8 yaşında başladım, hatırlıyorum. Karabağlar'dan geçerken müslüman ve hristiyan mezarlıkları karşı karşıya. Anneme şu soruyu sorduğumu hatırlıyorum, "Hepimiz cennet ve cehenneme inanıyorsak ve tek tanrıya inanıyorsak neden hristiyanların ayrı müslümanların ayrı mezarlıkları var ki?" Annemin cevabını da net hatırlıyorum, "Bazı şeyler, hele din ise sorgulanmaz büyüyünce anlarsın." Bazen bir şey yapmak istiyorum sonra diyorum ki "salla gitsin" ölüm var bu dünyada. Ya da bir arkadaşıma kafam bozuluyor tam söyleyeceğim içimdekileri, "salla gitsin kalp kırmaya değmez" diyorum. Ama bakıyorum karşımdaki kırıp geçiriyor. Eee diyorum ölüm var da sadece benim için mi var arkadaşım? Mevlana gibi sağdan vurdular al bir de sol yanağımı uzatayım mı diyeceğim? Elbette hayır! Ölüm var ise hepimize var.

EN BÜYÜK GÜNAH

Bana kalırsa kişinin en büyük günahı, kendine yaptığı, kendi ruhuna yaptığı eziyettir. Başkalarından önce kişi kendini düşünse? Bu bencillik mi? Hayır bence bencillik değil. Kendini sevmek, kendi mutluluğunun peşinden gitmek neden bencillik olsun ki? Ben mutlu olacağım, ben kendim eeziyet etmeyeceğim ki çevremdeki insanlara da değer verebiliyim, onlara da destek olabileyim.
Ruhu çıkarın bedenden, geriye ne kalır ki? Ölümün olduğu yerde yaşam da var bunu unutmamak gerekiyor. Yaşam çok güzel eğer ciddiye alırsanız. Yağmurun toprakla birleştiğindeki o kokusu, sabah uyandığınızda kuşların cıvıltısı, üstünüze bir anda konan uğurböceğinin o büyüleyici renkleri, çimere bastığınızda ayaklarınızdan saç telinize doğru hissettiğiniz enerjinin rahatlığı, bir bardak çayı deniz kıyısında içmenin verdiği keyif, bir şelaleye kıyafetlerinizle atlamak, güneşi yüzünüzde hissetmek, rüzgarın sesi...
Yaşam var hepsinde, hissedin... Yaşamak ölüme rağmen en güzel şey. E madem ölüm var şu dünyada yaşamı ciddiye alın. Ben 40 yaşında dağları keşfettim.
Her boşlukta kendimi doğaya bırakıyorum.
Kamp yapıyorum, kitabımı alıyorum kampa çıkıyorum. Ruhumu dinlendiriyorum.
Eğlenmek ve dinlenmek için çok fazla paraya ihtiyacınız yok ki... Yeter ki yaşama baktığınız gözlüklerinizin camını temiz tutun. O kadar çok şey var ki yaşama sarılmak için...

HAYAT BOYU BORÇ

Bazı insanlar bunu beceremiyorlar, yani yaşamayı. Ev almak için, araba almak için yıllarca çalışıp para biriktiriyorlar öde öde borç öde. Neden? Yaşlanınca kimseye muhtaç olmayalım. İyi de en güzel yılların borç ödeyerek ve hiçbir şey yapmadan geçiyor. Böyle yaşayan insanlar elbette mutsuz olurlar çünkü her zaman hesap kitap yapmak zorunda kalırlar. Uykuları kaçar bir süre sonra da tükenmişlik sendromu yaşarlar. Azla yetinmeyi öğrenmek, nefsi terbiye etmek gerek ki ruhumuz nefes alsın. Kocaman evlerde yaşasak ne olacak? Önemli olan huzurlu musun? En pahalı eşyaları alsanız ne olcak eşinizle oturup bir bardak çayı keyifle içmedikten sonra? Siz de haklısınız her yerden, "tüket tüket değerli olduğunu göster etrafa" algısı işlenirken yapacak bir şey yok! Yok mu gerçekten? Hadi bir düşünün derim elinizdeki son model cep telefonunuz sizi mutlu ediyor mu?
Ya da evinizdeki pahalı eşyalarınızda kaç defa keyifle oturdunuz? Yaşamı ciddiye alın. Öyle bir ciddiye alın ki sanki yarın bitecekmiş gibi.

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN