26- 29 Ağustos arasında, tarihi Taşkışla binasında gerçekleşen 'İstanbul Fashion Days'a katılan firmaların defilelerini izledim.
Defilelerden çok etkilendim. Açıkçası yurtdışındaki benzerlerini aratmayan bir organizasyondu. Özellikle çok genç ve yeni tasarımcılardan olan sevgili Özgür Mansur ve Simay Bülbül'ün kostümleri çok etkileyiciydi. Kendilerine özgü çizgileri ile her ikisi de izleyenleri büyüledi.
Bu arada altını çizmeden geçemeyeceğim tasarımcı Müge Ersin yepyeni kolleksiyonu ve renkleriyle büyük alkış aldı.
Özlem Süer her zamanki tarzını yine korumuş ve vintage ya da dönem kostümlerini andıran harika tasarımlarını vitrine sürmüş.
Erkek modasının ilk kadın tasarımcısı Hatice Gökçe yine biz erkekler için son derece modern ve çılgın çizgiler kullanmış.
Çok sevdiğim arkadaşım Gamze Saraçoğlu kendine has çizgisini yine kaybetmemiş.
O kadar çok ünlü ziyaret etti ki etkinliği, sanki ünlüler geçidi gibiydi. Moda dünyasında olanlar dışında sosyetenin zarif hanımları, ünlü firma sahipleri davetliler arasındaydı. Türkiye'de moda ve tasarıma aşık yenilikçi insanların olması bu sektörün çok iyiye gideceğine dair bir göstergeydi.
Çok çok mutluyum ki kendimize has çizgimizle, modelimizle, rengimizle madada var olduğumuz için çok mutluyum. Metin'cim seni tebrik ediyorum.
Bodrum demek Seyyal demek
Bodrum'dayım. Bodrum'un mihenk taşlarından Seyyal'le bir gün bir gece beraberdik. Yanında benim Tıpatıp Şov'dan sağ kolum Ömer vardı. Seyyal'ciğim yine bomba gibiydi. Bayramda çıkaracağı single'ı dinledik. Rock ve Türk folklorü karışımı muhteşem bir CD hazırlamış. Konserlere göz kırpıyor Seyyal. Tahmin ediyorum bizim Tina Turner'ımız bu kış güzel bir Türkiye turnesi yapar. İstanbul'a sadece single çalışmaları için gidip gelen Seyyal Bodrum'dan da kopamıyor.
10'da 10 başarı
İstanbul'da Les Ottoman'da kahve içiyordu Gülşen. Çok severim Gülşen'i pek de güzeldi o gece, çok heyecanlıydı. Çünkü çok güzel bir CD hazırladığını söyledi. O da bayram CD'leri arasında ve 10'da 10 başarı tahmin ediyor. Başarılar sana Gülşen
