• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın

BESİM KAZADO

Güney Afrika'nın gece hayatı şaşırtıyor

besim.kazado@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 04 Ocak 2012

Johannesburg'da gece hayatının bu kadar güzel olacağını hiç tahmin etmemiştim. Birbirinden coşkulu kulüpler üst üste dizilmişler.

Hepsinde birbirinden şık, kalabalık gruplar. Herbirinin müziği öbüründen coşkulu ve de güncel. Kızların giyimleri, hoşlukları ve de kompleksiz sohbetlerine iyice şaşırdım


Geçende belirttiğim gibi bir ülkeye, bir şehre, bir kasabaya neresi olursa ikinci, üçüncü kez gittiğinizde bildiklerinizin dışında yepyeni şeyler keşfediyorsunuz. Joburg'da da keşifler bitmiyor tabii ki... Yine Yüksel'imin (Uzel) oradaki tanıştırdığı arkadaşlardan biri "Hadi bu gece sana bir gece turu attırayım" dedi.
Ben hazır kuvvet, ne gündüzden gelen yorgunluk, ne sabah kalkacağım erken saat engel oldu. Arabaya atladık, önce Hintli bir gencin yaş günü partisine gittik. Birbirinden coşkulu kulüpler üst üste dizilmişler.
Hepsinde birbirinden şık kalabalık gruplar. Kaç tane olduğunu sayamadım bu eğlence yerlerinin. Herbirinin müziği öbüründen coşkulu ve de güncel. Arkadaşımızın tanımadığı kapı görevlisi, müşteri, garson ve de en mühimi patron yok gibi. Tanıştıklarımdan bir Avrupalının sadece 3 kulübü var.
4 dükkan sahibi ayrı bir arkadaş, yıllar önce bizden Mısır'a gitmiş ailesi ile. Ardından Güney Afrika'ya. Önceleri hiç ısınmadığı için buralara, bir kaç kez dönüp dönüp geri gelmiş. Mimar olduğu için bir iki inşaata yardım ediyor. Bir de kulüp inşa ediyor. O oluyor, şimdilerde 5 ünlü mekanın sahibi...

KAFA MASA, HAVALI KAPI

Kızların giyimleri, hoşlukları ve de kompleksiz sohbetlerine iyice şaşırdım. Güney Afrika'nın bu denli renkli gece hayatına sahip olduğuna cidden şaşırdım. Herkes bir arada, hani kafa masa, havalı içki, havalı kapı muhabbetleri yok. Arabalar hakkında sadece görülmeye değer, diyebiliyorum. Sanki araba defilesi. Bu arada tanıştıklarımdan biri FİFA'nın G.Afrika başkanı, diger biri de Eşkisehirspor'un bir ara koçunun oğlu...
Kulüplerden birbirine geçiliyor, hani gece hayatını sevenler icin ideal. Ben gündüzcü olduğumdan sıkı ve acil bir turla dönüşe geçtik. Dünya kibari ve yaşamı iyi bilen bir Türk arkadaş Nedim Boztepe dönüşte bir otel lobisini göstermek için ısrar etti. İyi ki de etmiş, dönme gününde araya sıkıştırıp nefis bir ziyafet çektik kendimize. "Protea Hotel" mutlak ziyaret edilmesi, hatta kalınması gereken bir mekan. Her tarafını dolaştım, Türk olduğumu hatta gazeteye yazdığımı söyleyince "Bizi yazar mısınız? Türkleri burada görmeyi çok isteriz" dediler.
Joburg'da birçok casino olmasına rağmen bir tanesi her şekilde öne çıkıyor. 'Montecasino'. Las Vegas'ta 1 dolar bile oyun oynamayan benden neden casino'lardan bahsediyor diye düşünebilirsiniz. Hemen cevaplayayım. En güzel şovlar, renkler buralarda, tabii ki iyilerinde. Düşünün buz üzerinde "Fındıkkıran balesi", Broadway'in 10 yılı aşmış 'hit'lerinden 'Operadaki Hayalet' nefis tiyatro şaheserleri hepsi burada.

DEV SATRANÇ OYUNU

Hangi tarz restoranı isterseniz burada, içinde kendinizi Avrupa'nın en güzel şehrinde hissedebileceğiniz dükkan ve caddeleri burada, 20 salonluk bir sinema kompleksi burada, gez gez bitmiyor. Düşünün dev bir satranç, dev krallar, atlar, vezirler... İnsanlar geliyor birer ikişer piyon oynuyor ve ancak bir, iki saat sonra 'Şah mat" oluyor. Sevenler mutluluktan uçuyor. Deli gibi oyunlarla kumar harici tabii, "çocuk casinosu" bile var.
Pazarları her yerde kurulan kermes tarzı yerler haricinde bir pazar kuruluyor ki, Afrika'nın tüm özel şeyleri burada satılıyor. Mutfak kraliçeleri arkadaşlarıma buradan özel önlükler aldım. Kedi delisi bir hanımın standını ziyaret ettim. Bir saat kadar sohbet ettik, tişörtler seçtik. Burada da çocuklar ihmal edilmemiş, trapez bölümünde harikalar yaratıyorlar. Eee teknoloji bu. Arzu'mun beraber dolaştığımız arkadaşı aksesuarları gördükçe fotoğraflarını çekip gönderdiği hanımından aldığı cevaplara göre neler aldı neler. Evde hesaplayınca, "Bir pazar daha kalmam lazım ne kadar ucuzmuş" diye yakındı durdu.
Bir de Joburg'da pazar demek Yüksel'in pideleri, lahmacunları demek de ayrı bir tarz. Devamlı kapı çalıyor. Teslim edilen her bir siparişten sonra dev karatahtadaki alıcının ismi siliniyor. Tabii ki biz de pazar günü Cape Town'a geçerken Yüksel'im elimize dolu dolu bir pide kutusu sıkıştırıverdi kimlere kimlere nasip oldu yemesi...

Yarın: Ver elini Cape Town elde pidelerle...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.