• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
BESİM KAZADO

New York'un Türk lezzetleri

besim.kazado@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 19.04.2015, 00:00
Yeni kurulan Zuma, yine Türk ortaklı Barbunia, Harlem'deki Savan, Türkish Kitchen, Ship Shak, Ali Baba ve Pasha buraların en sevilen Türk restoranları arasına girmeyi başarmış

Her gün daha da özlediğim İzmir, İzmirli dostlar, kafeler, restoranlar, Kordon'da turlar vs vs... Bu yüzden her yazımı, anımı daha da heyecenla sanki arkadaşlarım, sizler karşımdaymış gibi yazıyorum. Hani çayımızla kahvemizle Reyhan'da, Sir Winston'da, Kordon'da imişiz gibi. Bu mektubu size NY JFK Havaalanı'nda 'Jet Blue'nun dev bölümündeki 'La Vie' bistrosunda yazıyorum. Sanki Paris'tesiniz, servis, kafenin dekoru her şey ve de menü buram buram Paris. Tabii ki 'Madame Croque' yeniliyor.
Ülkeler buralarda sağlam sağlam yerler açıp özel menü ve görgülerini tanıtadursun biz de ülkemizin en değerli isimlerinden birini Amerika'ya tanıtmak için kolları sıvadık. Hem de en iyi şekli ile.
Tabii ki buralarda sizin de bildiğiniz çok (başta kebapçı olmak üzere) restoranımız var. Kimse alınmasın ama hepsi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Sadece kendileri kazanacak diye adımızı kullanmasınlar derim. Sen bir 'Turkish...' ismini kullanıyorsan başta ekmeğini, dillere destan pidemizi, etimizi kısaca tüm özel zevklerimizi en iyi, en temiz, en şık şekilde sunmak zorundasın. Türkiye gibi çok artısı olan bir ülkeyi temsil ediyorsun. Bilmem şu ana kadar söylediklerime siz de katılır mısınız? Hazır bu mevzu da açılmışken tüm mektubumu restoranlar üzerine kurmaya (hiç düşünmediğim halde) karar verdim.

YENİ AMA BAŞARILI
Birçok yanlış ve ucuz yönetime karşılık buralarda daha gidemediğim ve çok methedilen yerler de var tabii. Dün gece gittiğimde yepyeni olmasına rağmen gerek girişi gerek dekoru, ki her köşesi ayrı şıklık taşıyor ve de menüsü, servisi en mühimi o kocaman mekanı ağzına kadar çok iyi müşteriler ile doldurması yepyeni açılan NYC ZUMA şaşırttı beni. Ambiansı başka bir artı. İşte bir Türk ortak Ferit Şahenk başarısı. İnanın çok yeni diye rezerve bile yaptırmayı düşünmemiştik. Bunu başarı olarak geçiyorum.

HARLEM'İN YILDIZI
NY'a çok gitmeme çok gezmeme ragmen Harlem pek girmedi gezi planlarına. İlk defa tesadüfen gittiğim bir Harlem restoranında kebabın yanı sıra leziz bir ördek servisi, onun da yanısıra leziz somon balığının menüde başarı ile yer alması da çok ilginç ve başarılı geldi bana Savan Restoran'da. Yıllardır işinin başında olan sahibi Galip Bey'i kutluyorum. Çoğu şehirlilerin tek geçtiği 'Turkish Kitchen'i size bir kaç hafta evvel anlatmıştım.
2. Cadde'de hemen hemen yanyana olan 'Ship Shak' ve 'Ali Baba'yı da...
Haftaya buralıların çok iyi tanıdığı beğendiği 'Pasha' restorandan sahibi Kemal Bey ile yaptığımız söyleşide bol bol bahsedeceğim.
Buradaki Türk restoranlarından tek tek bahsetmek isterdim. Gittikçe tabii. Ama çok iyi her zaman daha iyi olmalarını temenni ederek. Bir müessese bence yıllarca kalitesinden servisinden hatta dekorundan ödün vermemeli. Mesela bizdeki Park Şamdan, Papermoon, 29 gibi yerler. İşte biz bu tarz ama 150 yılldır 1 numara olan bir markayı burada yaşatmak için kolları sıvadık. Her şeyi ile...

SEÇKİN BİR KONSER
Geçen hafta size yazımı yolladığım gün muhteşem bir sanat olayına gittim. Dolu dolu yaşadım o anları. Birbirinden şık, kültürlü bir toplumla bir konser izledim. Bu topluluğun yarısından fazlası Türk'tü. İftihar ettim. Meğer NY ta neler varmış. Bu kişiler sadece bu günlerde veya aile toplantılarında ortaya çıkıyorlarmış. Tanıştığım çoğu kişiler "Ne iyi açın hakiki, şık, gelince oh diyeceğimiz bir yer hep gelelim' dediler. Gelelim konsere. Fazıl Say'ın konseri idi. Yeni bestelediği eserini ilk defa orada Carnegie Hall'de sergiledi. Ayakta alkışlandı dakikalarca. Kutluyorun sanat ateşemizi. Dünyanın en büyük virtüözlerinin ayakta alkışlandığı Carnegie Hall'de o da ayakta alkışlandı....
Bu hafta a içimi döktüm biraz Umarım iyi gezdik. Bir dahaki mektubuma...

A
SINIFI MEKAN BARBUNIA
Bir de bir de herkesin uzun zamandır tanıdığı, gittiği Barbunia. Hem et hem balık üzerine ve de puan verilmesine en çok tesir eden dekor ve servisine hayran kaldım. Kiremitte pişen köftelerin üzeri şöyle fırında iyice kabarmış incecik bir pide içinde geliyor. Karşıdan fırından yeni çıkmış kek görünümünde. Ahtapot inanın karşıdan üzümlü pastayı andırıyor. İşte bunlar bir mekanın diğerlerinden farklı olmasını sağlıyor. Müessesenin ilk ortaklarının Türk olmaları ağız tadı ile yediğimiz tarama, biberli feta haricinde şarap degustatörü müdürün Erdal Saraçoğlu restoranın rakipsiz (hiç içmediğim halde bilenlerin söylediği) şarap menüsünü tadım tadım takdim etmesi ve çalan nefis müziğin içinde İbrahim Tatlıses ile A sınıfı Amerikalıları coşturması artının artısı oluyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA