Filiz İçke Önal

6 ayda bir muayene ve kan şekeri kontrolü gözünüzü korur

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ebru Acar, diyabet tanısı alan hastaların, görmede hiçbir şikayetin oluşmasını beklemeden göz kontrollerine başlaması gerektiğini söylüyor
Diyabet hastasının kan şekerinin kontrolsüz seyretmesi, görme yeteneğinde de geri dönüşü olmayan hasarlar oluşturabiliyor. Öyle ki gelişmiş ülkelerde sonradan meydana gelen körlük sebeplerinden birincisi diyabet. Elbette, şeker hastalığında da uzun yıllar boyunca göz sağlığını korumak mümkün. Bunun da ilk şartı, diyabet tanısı konulduktan hemen sonra
düzenli göz kontrollerini aksatmamak ve kan şekerini istenen seviyelerde tutmak.
Özel Egepol Hastanesi'nden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ebru Acar, konu hakkında merak edilenleri anlattı.
-Şeker hastalığı gözleri nasıl etkiliyor?

Şeker hastalığı, gözün ön ve arka yapılarının tamamını etkileyebiliyor. Bu etkilenme, numara değişikliğinden başlar, katarakt oluşumuna, gözün arkasında kanamalar ve tıkanıklıklar meydana gelmesine kadar değişen bir sistemin içerisinde devam eder. Şekerin mutlaka dikkate alınması gerekir. Çünkü ilerleyen zamanlarda gözde kalıcı görme kayıplarına, hatta körlüğe kadar giden süreçler meydana getirebilir.
-Şeker hastaları göz muayenesi için görme şikayetleri yaşamayı beklemeli mi?
Kesinlikle beklememek gerekir. Şeker hastalığı teşhisi konulduktan hemen sonra hastaların dahiliye doktorlarımız tarafından bilgilendirilip muhakkak bir göz doktoru tarafından görülmesini sağlamak gerekir.
-Düzenli takip mi öneriyorsunuz?
Herhangi bir problemi olmasa dahi 6 ayda bir düzenli takip öneriyoruz. Bu çok önemli. Hastalarımız bunun bilincinde olmalılar. Dahiliye doktoru, göz doktoruna başvurmalarını bir kez söyler, ondan sonrası hastanın kendisine aittir. Dolayısıyla hastalar da 6 ayda bir göz hekimine gitme konusunda kendilerini sorumlu hissetmeliler.
-Şeker hastalarının göz muayenesi nasıl yapılıyor?
Damlalı muayene yapılıyor. Yani yapılan, bir gözlük muayenesi değil. Tabii ki beraberinde gözlük muayenesi yapılacaktır ama damlalı muayene bizim için çok önemli. Damlalı muayene için de hastalarımızdan istediğimiz bazı şartlar var. Örneğin araçla gelmesinler hastaneye. Bu önemli bir ayrıntı, çünkü damlalı muayeneden sonra birkaç saat araç kullanamazlar. Genç hastalar yalnız gelebilirler ama ileri yaştaki hastaları yalnız bırakmamak lazım. İşlem yaklaşık 45 dakika sürer. Çünkü damlayı damlattıktan sonra bekleme süresi var. Özel bir muayene şekli değil ancak sonrasında araç kullanımında sıkıntı ve yakın okumada problem olabiliyor. Örneğin çalışan hastalarımız, sabahtan muayeneye geldiklerinde öğleden sonra birkaç saat çalışma güçlüğü çekebilirler. Bundan korkmasınlar, bu damlanın geçici etkisidir.
-Damla göze zarar verir mi?
Damla zarar vermez. Muayene için kullanıyoruz. Hastanın çok özel bir göz tansiyonu yoksa göz bebeğini büyütücü damlalara karşı özel bir alerjisi, özel bir tip glokomu yoksa damla göze zarar vermez.
-Düzenli göz kontrollerine gelmekten başka göz sağlığını korumak adına ne yapabilir şeker hastası?
Kan şekerine çok dikkat etmesi lazım. Hastalığının takibini yapan doktorun önerilerine dikkat etmesi gerekiyor. İkincisi, özellikle hap kullanımından insülin kullanımına yeni geçmiş hastalar dikkatli olmak zorunda. İlaçtan insüline geçtiğiniz zaman şekerinizin seyri ilk başlarda hafif dalgalı olabilir, çünkü insülin dozları ayarlanacak. O aşamalarda özellikle dikkat etmenizde ve göz doktorunuza kontrole gitmenizde fayda var. Bu süreçte 6 ayı beklemek zorunda değilsiniz. Hatta "Ben yeni insüline geçtim" diye doktorlarına belirtsinler.
-Şeker kaçı geçtiğinde göz için bir tehdit oluşturur?

Şeker hastalığı tanısı konduktan sonra gözümüzün tehdit altında olduğu bilmek zorundayız. Kaçı geçtikten sonra diye bir şey yok. Şeker düşük gibi görünüyordur ama geceleri çok yükseliyordur. Sizin günlük olarak ölçtüğünüz şeker düşüktür ama Hemoglobin a1C değeriniz 11'leri bulmuştur. Bu yüzden 6 aylık kontroller ve düzenli şeker takibi çok önemli.
-Şeker hastalarında göz sağlığının çok hassas olduğu ve düzenli göz muayenesi yaptırma konusunda bilinç yeni mi yerleşiyor?
Maalesef. Şeker hastası olan çok kişi var. Ne yazık ki şu tip diyaloglara da şahit oluyoruz: "Yakınlarımız şekerden gözünü kaybetti, bana da şeker teşhisi konuldu. 10 yıldır doktora gitmiyorum..." Bu işte kara mizah gibi bir şey var. Yakınlarınız bu hastalıktan gözünü kaybetmiş, beklememeniz gerekiyor... Dolayısıyla tanı konduktan sonra takip şart. Hemoglobin A1C'si yüksektir, böbrek problemi vardır, şeker düşük gibi seyrediyordur ama beraberindeki böbrek problemi, arka taraftaki gözle ilgili her türlü problemi tetikler veya hastanın safra kesesi taşı vardır. Oradaki iltihabi alan devamlı tetikler şekeri. Şeker normal gibi görünüyordur ama arada çok yükseliyordur. Bunu tam olarak bilmek mümkün değil. "110 iken boşver de 120 iken doktora git" denemez bu yüzden.
-Geç kalmış hastalar için yapılabilecek bir şey var mı? Diyelim kişi 10 yıldır şeker hastası ve hiç muayene olmamış...
Öncelikle primer muayeneye gelmek durumunda. Damlalı muayenesi yapılacak. Damlalı muayenesi yapıldıktan sonra göz bebekleri büyütülecek, arka taraftaki problem tespit edilecek... Geç kalmışlık birkaç aşamada olabilir. Örneğin katarakt hastası da geç kalmış bir hastadır aslında. Şekerdeki katarakt gelişimini de şekeri düzenleyerek geciktirebiliyoruz. Eğer şekerdeki regülasyon çok bozuksa farz edelim hastada üç yıl içinde katarakt gelişimi söz konusu olur, şekeri regüle edebilirseniz o hastada 10 yıl sonra katarakt meydana gelir.
İkincisi göz arkasında damar tıkanıklıkları olabiliyor. Bu damar tıkanıklıkları çok mühim. Bu tıkanıklıklar bazen lazer yöntemiyle bazen göz içine enjeksiyonlar yapmak yoluyla düzeltilebiliyor. Bir sonraki aşamamız var. damar tıkanıklıklarının üzerine yeni ve büyük kanamalar meydana gelebilir.
Durum, retinanın ayrılmasına kadar giden ve maalesef körlükle sonuçlanan durumlara gidebilir. Mikro kanama yakalandığı anda diyelim hastanın şekeri 110. Tedavisi yapılır ve biter. Ama retina dekolmanı olduğunuzda ileri düzey cerrahi gerekiyor. Bu cerrahinin yapılması gerekli ve mutlak. Ama hastanın aldığı riskler, başlangıçta alacağı riskten belki 20 kat fazla. O noktaya getirmemek lazım. O noktadan da geri dönülür, gözün anatomik bütünlüğünü de sağlarsınız ama başlangıçta 10 olan görme potansiyeli 2'lere düşmüştür ve ancak o noktada tutulabilir. Zaman çok aleyhte işleyen bir durum burada maalesef ve o noktaya geldiğinizde yapılan sadece mevcudu korumaya çalışmak. Yapılması gereken en başından tedbir almak. Dolayısıyla diyabeti tedavi eden doktor, göz doktoru ve hastanın iyi bir işbirliği sağlaması halinde göz sağlığını korumak mümkün.

"Tip 2 diyabet, kendimize yaptığımız kötülüktür!"

-Toplumda şeker hastalığı çok yaygın ve artık insanlar daha genç yaşlarda Tip 2 diyabet tanısı alıyor. Gözle ilgili sorunların da hep ileri yaşlarda yaşanacağı algısı var. Bu doğru bir yaklaşım mı?

Aslında tam tersi. Obezite arttı, çünkü çok fazla rafine karbonhidrat tüketiyoruz. Siz ne kadar rafine karbohidrat tüketirseniz, pankreasınız o kadar çok insülin salgılar. Ne kadar çok insülin salgılanırsa o kadar çok acıkırsınız. O kadar acıkınca bir daha yersiniz ve bunu özellikle karbonhidratla bastırmaya çalıştığınızda insülin seviyeniz çok hızlı dalgalanır.
Bu insülin piklerini ne kadar artırırsanız, diyabete yatkınlık da o derece artar.
Bu, vücudu hor kullanmak demektir. Diyelim 10 birim insülininiz var, kullandınız ve bitti. 30-35'inizde diyabetsiniz, bu 10 birim insülini idareli kullanırsanız, hayatınızın sonuna kadar diyabet hastası olmazsınız. Tip 2 diyabet budur: insülin rezervindeki azalma. Tip 2 diyabet tamamen bizim kendimize yaptığımız kötülüktür.
Şekerde dalgalanma göz numarasını değiştiriyor
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ebru Acar, diyabet hastalarını şeker seviyeleri çok oynarken gözlük almamaları gerektiği konusunda uyarıyor: "Göz merceğimizin belirli bir ayarı var ve maalesf şekerden bu da etkileniyor. Dolayısıyla göz, şeker yüksekken farklı, düşükken farklı bir numara veriyor. 450 şekerle gittiğinizde aldığınız gözlükle, 110 şekeriniz varken aldığınız gözlük tamamen farklı olacatır. Bunu bilelim ve böyle zamanlarda doktorumuzdan gözlük talep etmeyelim. Şekerinizin düzenli hale geldikten sonra gözlük alabilirsiniz. 120-160 aralığında gezinen şekere gözlük verilebilir ama 250-300 şekere gözlük verdiğiniz zaman 110'a düştüğünde numarası değişecektir hastanın."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.