• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Öfke ilişkilerimizi bozuyor FİLİZ ÖZKOL

Öfke ilişkilerimizi bozuyor

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 13.01.2020, 00:00
Son yüzyılın hastalığı 'ÖFKELİ OLMAK!' Yediden yetmişe, hani eskilerin deyimiyle burnumuzdan kıl aldırmıyoruz.
Kimse bize laf söyleyemez. Vallahi de söyletmem. Bana kafa tutacak adam daha anasından doğmadı. Hele kaşının üstünde gözün var desin de; görsün dünyanın kaç bucak olduğunu... Bu tür öfke tekerlemelerini sıralayabildiğimiz kadar dizelim. Hele trafikte, sarf ettiğimiz cümleleri yazıya dökmemiz mümkün değil.
Sansür kurulunun bile ağzı açık kalır. Yakası açılmadık küfürlerin içinde sanki başka bir dil kullanıyoruz. Her ülkenin bir argo tarzı var. Herkes kendi dilinde bir rahatlama modunda belki, fakat abartılmış sesler ve kelimeler artık can sıkıcı hal almış durumda.
Dünya nereye koşuyor sorusunun cevabını kim bulacak merak ediyorum. Büyüklerimizin nezaketli zamanlarının hikayelerini dinledikçe; biz gerçekten nerden nereye gelmişiz diye şaşırmamak mümkün değil.

ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA DÜNYA
Geçen gün çok sevdiğim bir arkadaşımla telefonda konuşuyorum. Her cümlesi öfke kusuyor, en sıradan konuları bile tuhaf bir sinir harbiyle anlatıyordu. Hani iki binli yılların Sertab Erener şarkısı vardı, "Şiştt sakin ol, sinirlerine hakim ol" işte o kıvamdayız. Bir dokun bin ah işit. Aile içi şiddet olaylarının ardı arkası kesilmiyor. Gazetelerin üçüncü sayfa haberleri içler acısı. İnsanın okumaya içi elvermiyor. Meşhur AVM etkinliklerimin vazgeçilmeyen sesleri. Ziyaretçilerin koro halinde birbirlerine bağırışlarıyla yaptıkları alışverişlerden ne anladıklarını seyretmekten kendi işimi unuttuğum anlar oluyor. Hele o minnacık bebeler niye sürekli çığlık halindeler çok merak ediyorum. Biz eski kuşak olarak büyüklerimizin kaşı gözüyle idare edilmiş bir nesilden gelmişiz. Hangisi daha doğruydu diye tartışma konusu yaratmak istemiyorum fakat çığlık çığlığa bir dünyada yaşamak da, artık kabak tadı verdi.

KULAKLARIMIZ İSYANDA
TV'lerde hangi kanala geçseniz ekstra bir ses yoğunluğu. Kulaklarımız isyanda. Gereğinden fazla gürültülü programlar. Son dönemde neden bu kadar öfkeli olduk sorusunun cevapları üzerinde bir araştırma yapmak istedim. Önce öfkenin tanımı ile başlayalım isterseniz. Öfke; hoşnut olunmayan durumlara karşı verilen temel duygulardan biriymiş.
Kontrol edilmediği zaman kişiye zarar veren tepkisel bir olgu, istenmeyen durum ve yaşananlara karşı vücudun doğal şekilde gösterdiği bir eylemmiş. İnsanlar kolayca öfkelenebilirmiş.
Bu kişinin o anki ruhsal durumuyla alakalıymış. Günlük hayatta sinirimizi bozan birçok olayla karşılaşıyoruz. Sıkıldığımızda ve anlaşılmadığımızı hissettiğimizde, haksızlığa uğradığımızı düşündüğümüzde, kendimizi ifade edemediğimizde, istek ve ihtiyaçlarımız karşılanmadığı ya da karşılanmayacağını düşündüğümüzde, yalnızlık, kaygı, utanç ve bunlar gibi birtakım duygular hissettiğimizde öfkeleniyoruz.

NE İSTEDİĞİMİZİ BİLMELİ
Kendimizi kontrol edemezsek, haklı olduğunuz durumda bile haksız duruma düşebiliriz. Sinirimizi doğru şekilde ifade edemememiz, geri dönülmesi imkansız durumlar ve pişmanlıklar yaşamamıza sebep olabiliyor. Öfkemizi sağlıklı bir biçimde aktarabilmek için önce isteklerimizi bilmemiz gerekir. Duygularımızı açıkça ifade edebiliyor ve sorumluluklarımızı biliyorsak, olumsuz duygularımızı da karşı tarafa sağlıklı bir biçimde aktarabiliyoruz demektir. Yaşamı daha keyifli yaşamak istiyorsak, sorumluluk bilincimizi doğru kullanalım, saygılı ve hoşgörülü olalım. Eski bir Ajda Pekkan şarkısı kulaklarımda: KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ BU DÜNYADAN! Hani neredeler...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA