• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Hooop n'oluyoruz! HÜROL DAĞDELEN Hooop n'oluyoruz! hurol.dagdelen@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 26.11.2009, 00:00
İzmir, gündemin birinci maddesi... Haber bültenlerinde, TBMM'de, gazetelerde, yazarların köşelerinde...
Çoğu, tamamen "duygusal" yazmış, kimi ise "gerçekçi" bakışıyla...
Kimi, terör örgütü PKK'nın bayrağını taşıyanlara, bir grup İzmirli'nin neden taş attığını soruyor, sonra da ekliyor: "Açılıma zarar verecek bir gelişme bu. Faşistçe bir yaklaşım..."
***
Hop ne oluyoruz yahu!..
İzmir'den söz ediyoruz İzmir'den...
Yani, demokrasinin, insan sevgisinin, bir sıcak merhabanın, Türkiye'nin 81 ilinden vatandaşı hiçbir önyargıya mahal vermeden kardeşçe kucaklayan, her dinden insanın özgürce yaşadığı, her Türk insanının yaşamakta can attığı, Atatürk'ün kurduğu cumhuriyeti, devrim ilkelerini sonuna kadar savunan, her insanın fikrini korkusuzca dile getirdiği bir şehirden...
Penceresi aydınlığa açılan...
İnsanına sevgi ve huzur vaat eden...
Kürdü, lazı, çerkezi, sünnisi, alevisi, İngilizi, İtalyanı, Fransızı, hiçbir etki altında kalmadan, özgürce yaşadığı bir kentten...
Şikayeti olan beri gelsin!
***
İzmirli arkasından "kuyu kazanı" sevmez, özgür yaşamından ödün vermeyi de...
Bu yüzden...
Birkaç zeka özürlünün, bu güzel şehri karalamasına izin vermem, hele bağrından yetişip ihanet edenlere hiç...
Onların dini imanı paradır, değil geçmişini geleceğini bile satar, çıkarı için...
***
İzmir'i hedef tahtasına koyanlara tek yanıtım var:
İzmir, bütün değerlere saygı duyan ama onların çok üstünde bir demokrasi yeşerten "nadide" bir kenttir.
Yaşam biçimi, kadını ve erkeği, birbirinden özel insanlarıyla, Türkiye'nin model alması gereken bir fenomendir.
***
İzmir'i eğip bükmek için bu saldırılar, görüyorum. Ama beyhune bir çaba, İzmir'i kimse satın alamaz, bezdiremez, buna yeltenemez.
Atatürk'ün deyimiyle, "Tarih böyle bir hadise kaydetmemiştir."

Dünyanın bütün çiçekleri
"Bana çiçek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin!" Köy öğretmeni Şefik Sınığ'ın son sözleri bu...
Bu satırları bana, ilkokulu birlikte okuduğum, babasını işi nedeniyle 4. sınıfta Aydın'a gidince, günlerce kendime gelemediğim ve 40 yıl sonra, bu köşe sayesinde buluştuğum ilkokul arkadaşım sevgili Ferda Güdücü göndermiş...
Sizlerle paylaşmak istedim, onunla birlikte; tüm öğretmenlere, o eli öpülesi, onca sıkıntıya karşın, öğrencilere sevgi ve şefkati esirgemeyen tüm öğretmenlere armağan ediyorum.
---
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçekleri getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin getirin...ve sonra öleceğim.
***
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.
***
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın.
Aman Isparta güllerini de unutmayın
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.
***
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir, benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.
***
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kopdağına göçen,
Yörükler yaylasında Toroslarda eğleşen.
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.
***
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum.
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız, ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,
Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.
***
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum.
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarümar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.
***
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,
Yurdumun çiçeklenmesi için daima, yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Ceyhun Atıf Kansu

Birkaç isim öne çıkıyor
Günlerdir, '7 Kocalı Hürmüz'ü konuşuyoruz; tarihi mekan, kostüm ve anı ustası yönetmen Ezel Akay'ın filmini...
Aslında film de değil, bir müzikale dönüşmüş tiyatral gösteriyi...
Geçen akşam galasına davetliydik, arkadaşım Bülent Gürlük'le... O size galada yaşadığımız hayal kırıklığını yazıyor bugün, bir de ben, "pişmiş aşa su katmak istemem"...
Benim derdim filme... Birkaç ayrıntıyla...
***
İki bölüm var filmde öncelikle... İlkinde bir Gülse Birsel fırtınası esiyor, ki eserin bütününde çok başarılı...
İkincisinde de Nurgül Yeşilçay... Sinemanın genç Egelisi, oyunculuk gösterisi yapıyor, bu bölümde...
Öyle pek muhteşem değil belki ama gerektiği gibi etkin bir oyuncu kimliği ortaya koyuyor.
Ve Haluk Bilginer ile Cengiz Küçükayvaz.
***
Bilginer, "Kuşçu" tiplemesiyle, harika bir kapı aralamış filmde... Yönetmen Ezel Akay'ın sonradan eklediği karakteri, neredeyse yaşıyor Bilginer...
Coşkulu, renkli ve ders verici...
Kekeme bir berberi canlandıran Ceniz Küçükayvaz ise, filme damgasını vurmuş...
Kekeme bir insanın bile "hayranlıkla" izlediği bir portre koymuş ortaya...
Canlandırdığı bir rol değil, gerçekti sanki...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN