• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Yeni yayın dönemini artık takan kalmadı!

HÜROL DAĞDELEN

Yeni yayın dönemini artık takan kalmadı!

hurol.dagdelen@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 23 Ağustos 2011
Televizyon kanalları artık eylül ayını, yani yeyi yayın dönemini beklemiyor; iddialı olduğu dizileri çoktan ekrana sürdü bile...
Tartışması, izlenip izlenmeyeceği şimdiden yazılıp çizilmeye de başlandı.
Eylülden sonra ise savaş daha da kızışacak gibi görünüyor; çünkü ekrana sürülen yapımların üç katı dizi, yayınlanacağı günü bekliyor.
Hem de geçmiş yıllardan daha çok yapımla...
Kimisi komedi, kimisi ise dram... Ancak dramatik kurgu daha çok geçerli akçe, dizi işinde...
Bizim toplumu ağlatmak, güldürmekten daha kolay olduğuna göre, öyküleri devşirerek sunuyorlar bizlere...
***
Şimdi dikkat çekici nokta, burada... İnsan, nereye kafasını çevirse, karşısında onlarca dizi... Nedeni, sıradan, düşünmeyen, sorgulamayan bir toplum yaratmak...
Bunu ben söylemiyorum, uzmanların yorumu böyle... Hemen her kanalda, gelecek sezon daha da kızışacak dizi yarışı yüzünden, toplum artık özdeşleştiği dizi yıldızlarıyla, neredeyse aynı amaç uğrunda yaşamaya başlayacak.
Yaşam, normal seyrinde giderken, artan isteklerden başınız ağrırsa, nedenleri hiç başka yerlerde aramayın, yıldızlar oynuyor, tasası size düşüyor.
Onlar diziyle ünlü olup çeşitli firmaların reklamlarından dünyaları götürürken, bize de eşimizi, çocuğumuzu nasıl tatmin edeceğimizin korkusu sarıyor.
Öyle böyle değil... Tablo resmen böyle. Kapitalist düzenin dayatması bu.

***

Şimdi diyeceksiniz ki, dizi sektörü sayesinde, oyuncular para kazanıyor; çok geniş bir meslek grubu bundan ekmek yiyor.
Hiç itirazım yok, hakları... Gece gündüz çalışıyorlar.
Benim sıkıntım, toplumsal zaafımızın kullanılması... Yani duygularımızla oynanması... Yaratıcı olmak yerine bilinen formatlarla oynanması...
Sanatçı yerine, bir gecelik başarı sonucu, hasbelkader dikkat çekmiş tiplere başrol verilmesi...
Bunu yapmak, emeğin hakkını çalıyor, hazırcılığı, kopyacılığı yaygınlaştırıyor.
Elbette ekrana gelen dizilerin hepsini aynı kefeye koymak haksızlık ancak birileri dizi hayatının toplumu nasıl değiştirdiğini görmeli, göstermeli...
***
Sözün özü bekleyin, eylül ayında yine sıra sıra diziler geliyor ekrana... Haydi başkalarının hayatını yeniden yaşamaya... Gerçeklerle vedalaşmaya... Kendi beceremediğimizi, başkalarının üzerinden devşirmeye...

SÖZÜN ÖZÜ
Yerinde söz söyleyen özür dilemek zorunda kalmaz.
Fatih Sultan Mehmet

Diziyle olmadı!
Tiyatro sanatının çok sevdiğim isimlerinden biridir Levent Kırca... İki yönden, ilki sanattaki dobralığı, ikincisi sahnedeki ustalığı...
İşte o yüzden yıllarca "Olacak O Kadar", toplumsal ve yönetimsel eleştirileriyle, benim için ekranın baş yapıtlarından biridir, dün ve bugün de...
Hala dizinin eski bölümlerini izler, yaptığı eleştirilerin çoğunun, bugün hala gündemdeki yerini koruğunu görünce, bir kez daha ayakta alkışlarım büyük ustayı ve arkadaşlarını...
***
Levent Kırca, hiçbir zaman, hiçbir yönetimde, yalakalık yapmadı, doğru bildiklerini söyledi.
Sanatı söz konusu olunca dik durdu, yıkılmadı. Ona maddi destek sağlayan tv kanalları boyun eğdi ama o eğmedi.
Bu yüzden pek sevilmez Kırca, camiasında... Eğilip bükülmediği için...
Levent Kırca, Olacak O Kadar'ı artık götüremeyeceğini, çalıştığı kanal Fox'ta başka projeler getirmesini isteyince, ilk kez çaresiz kaldı sanatçı ve yazın ortasında "Karımın Dediği Dedik Çaldığı Kontrbras" adlı diziyi önerdi kanal yönetimine...
Proje tuttu ve dizi palan pandıras yayına kondu...
***
Diziyi bir bölüm izleyebildim, o da Levent Usta'nın hatırına...
Bu yaz sıcağında ekrana gelince dizi, istenen başarıyı bir türlü sağlayamadı. Dizi yayından kalktı.
Burada da iki yanlış var; ilki izleyicinin Levent Kırca'yı bu tür projelerle görmeye alışamaması... İkincisi ise Kırca'nın, "Olacak O Kadar"da halka yansıtmaya çalıştığı toplumsal duyarlılığı, burada da yapmaya kalkınca sırıtması...
Bölüm aralarında, "şeklen" ve "kinaen" verilen uyarılar havada kaldı, anlamsız oldu.
***
Levent Kırca, çok başarılı bir mizah sanatçısı... Ve bence yeri sahne...
Orada da şöyle bir dert var, izleyicinin dizilerden başını kaldırıp tiyatroya gitmeye zaman ayırmaması...
Seyirci gelmeyince de, o güzelim oyunlar, izleyiciye ulaşamıyor. Sanatçı da maddi sorunlarla karşı karşıya kalıyor.
Bence Levent Kırca "Olacak O Kadar"da diretmeli, her şeye karşın...


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.