• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
İzmir’de sanata genç bir bakış NEŞEM YAŞAR İzmir’de sanata genç bir bakış Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 27.03.2017, 00:00

Merhaba... Bu, Yeni Asır'daki ilk yazım... Burada, bu köşede tanışacağız ilk defa sizinle.
Sanat ve kültür alanında ülkemizin adını duyurmaya çalışan pırıl pırıl gençlerden, insanlardan bahsedeceğiz.
Olmazsa olmazımız magazinimizi yapacağız. Yarına daha güzel bir gülümseniz için yüreğinize sıcacık dokunuşları yapmaya çalışacağım.
Coşkunun ve alkış seslerinin karıştığı konserlerde, tiyatrolarda, sinema salonlarında buluşacağız sizinle. Merhaba Yeni Asır ailesi...

KÜÇÜK DEV PİYANİST

İzmir'de 24.sü gerçekleşen İzmir Avrupa Caz Festivali'ni geride bıraktık.
Festival bu yıl da Avrupa'nın ve Türkiye'nin en önemli caz sanatçılarını İzmirlilerle buluşturdu. Bu festivalde benim de merakla beklediğim henüz 12 yaşındaki Türk genci Hakan Başar'dı.
Hakan Başar ile İzmir'de Fransız Kültür'deki konserinden hemen önce görüştük. Başar henüz 12 yaşında ama inanılmaz bir caz piyanisti.
Müthiş bir yetenek. Hakan konservatuar sınavlarına giriyor ama konservatuvarın verdiği yanıt "Sana ders verebilecek ve bir sey öğretebilecek nitelikte bir hocamız yok" oluyor. Babası da caz müzisyeni olan Hakan'ın eğitimi tamamen ailesinin gayreti ile devam ediyor. Şimdilik Hakan İstanbul'da bir devlet okuluna gidiyor. Ailesi Hakan'ı koleje göndermeyi hiç düşünmemiş. Dersleri de son derece iyi. "Not ortalamam doksanın üzerinde" diyor gururla.
Başlangıçta "Günde 10 saatin üzerinde piyano çalışıyordum ama piyano çalışırken hiç sıkılmadım" diyor. Ama Hakan da her çocuk gibi bilgisayar oyunlarına bayılıyor. Nihayetinde çocuk. Oynadığı oyunlardan bahsederken bile heyecanlanıyor.
Onu heyecanlandıran bir diğer konu ise yapmayı planladığı caz albümü.
"Sadece sevdiğim şeyleri çalmak istiyorum" dediği albüm ile yurt dışında da dikkat çekebileceğini düşünüyor. Çünkü o dünyanın en küçük iki caz piyanistinden biri.
Bir saat önceden dolan konser salonunda Hakan'ı piyanonun başında dinliyorum. Küçük dev sanatçı piyanonun başına geçtiğinde kocaman tecrübeli bir piyaniste dönüşüyor. Caz konusunda yıllarını bu işe adamış, benim diyen yabancı sanatçılarla aşık atıyor. Notalarla beraber büyüyor, büyüyor...
Sanırım Türkiye, Hakan Başar'ı ileride çok duyacak. Bizler de Hakan'ın Türkiye'ye gurur duyacağımız yeni başarılar kazandırmasını temenni ediyoruz.

RECEP İVEDİK ÜZERİNE

Hepimiz içten içe sinir oluyoruz şu Recep İvedik'e. Kaba saba, Kung Fu Panda gibi yusyuvarlak bir adam.
Recep İvedik'in abartılı davranışlarını izlerken bu kadar da olmaz artık diyoruz. Seven eleştiriliyor, "Aman nesini seviyorsunuz" diye... Hele işin sanatsal boyutu ele alındığında ortalığı bir vaveyla alıyor.
Recep İvedik karakterinin özellikleri tartışılır. Filmin sanatsal içeriği de... Ama burada yadsınamayacak bir gerçek var. O da Şahan Gökbakar'ın başarısı. Bütün eleştirilere rağmen Recep İvedik karakterine sahip çıktı. Projesine inandı. Devam etti, devam etti, devam etti. Bugün gişe rekorları kıran bir serinin yine yepyeni rekorlar kıran bir filmine imzasını attı. Şahan Gökbakar Bilkent Üniversitesi Tiyatro bölümü mezunu bir oyuncu. Yani bu işin okullusu, işin akademik taraflarını da bilen bir insan. Gözlemledi, buldu, çıkardı, sundu bize Recep İvedik'i...
Milyonlarca insanı sinema salonlarına çekti. Recep İvedik'i Türk halkına sevdirdi. Yüzlerinde bir gülümsemeyle çıkardı o salonlardan.
Siz ister beğenin, ister beğenmeyin ama Recep İvedik markasının arkasında gerçek bir başarı öyküsü var.
Bir sanatçının başarısının öyküsü.

YAZARIN DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN