G.Saray yönetiminin Terim kararının akıbeti sezona nasıl yansır bilinmez. Ama bilinen şu ki bu mesele üç tarafa da zarar verdi. Son dönemlerdeki gırtlak gırtlağa kavgalardan yansıyan hakem kararlarına ise anlam verebilmek zor
Son iki haftadaki kararlar, skora yansıyan zararlar, hal böyleyken de rakibe sağlanan yararlar arasında gidip, gelip durduk. Aranılan teknik adama ulaşılamayan, twit atana kızılan, Van Damme gibi tekme atılan, boğaza sarılıp, tükürüp kaçılan, bol polemikli, tuhaf grafikli ama her halükarda adına süper denilen bir acayip zor yarışın içindeyiz. Tüm bunların arasında da "Seni seviyoruz Mahmut Hoca" sekansına benzer şekilde sevilenin kapısına kadar giden kalabalığın sesine de kulak kabartıyoruz. Sinema hayatsa, hayat da sinemadır son tahlilde. Hal böyleyken taraftar da bu sinemanın içinde sesini yükseltmeye, varlığını hissettirmeye gayret ediyor. Yani istiyor ki "Zeki Müren de kendisini görsün" bir şekilde. "Siz bunları yapıyorsunuz ama biz memnun muyuz sorun bir bakalım" demeye getiriyor. Dolayısıyla sosyal medyada ve tribünde isyan tezahüratları yapıyor. G.Saray yönetiminin Terim kararının akıbeti sezona nasıl yansır bilinmez. Ama bilinen şu ki bu mesele üç tarafa da zarar verdi. Yani hem yönetime, hem Terim'e hem de taraftara. Mancini ile her şey yolunda da gidebilir ama bizim ülkemizde sandalyenin titremesi üç maça bakar.
Bir başka tartışılan karar ise son iki haftada Amerikan güreşi ile sokak dövüşü karışımı hareketlerin hakemler tarafından yorumlanış şekli. Geçtiğimiz sezonlarda Melo'nun ve Meireles'in tükürüp tükürmediği açı değiştirilip izlenirken ve Ramon Motta'nın derbideki ağız önü kabarcıkları bu kadar barizken ceza çıkmaması tuhaf değil mi? Yine geçen sezon gırtlak gırtlağa kapışan Volkan ve Sabri'ye ceza gelirken, Selçuk'un aradan sıyırması, üstüne de aynı hareketi yapan Sabri'nin sadece sarıyla kurtarışına ne demeli? Yani asıl hedef hakem olunca mı bu cezalar artıyor? Şunu demeye çalışıyorum. Yarın herhangi bir maçta benzeri yaşanırsa ve hakem kırmızı kartına başvurursa o zaman ki savunmanızı merak ediyorum. Mesele G.Saray, Fener, Beşiktaş meselesi değil. Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Tuncel Kurtiz'in Ramiz Dayı tiplemesinde dediği gibi, birileri gelip "Ne yaparsan yap sen kazanamayacaksın, sen kaybedeceksin, çünkü sen işin başında kaybetmişsin kardeş" demez mi o zaman? Yani kararı yanlış vermişsin bir kere. Zararı hangi maçta çıkar bilinmez.
