Veteran Tenisçiler Birliği (VTB), Türkiye de ilk defa "seniors" (veteran) müsabaka tenisini, klasman turnuvalarını ve seri başı uygulamalarını başlatmıştır. Yaş guruplarında milli takımlarımızın seçilme sistemini kurmuştur. Seçilen takımları Dünya şampiyonalarına yollamış, oyuncuların müsabaka heyecanlarını tekrar canlandırıp yeni yeni dostluklar içinde yaşamalarını sağlamıştır. Tenisin sosyal zenginliğini tanımalarının, yurt çapında tenis ilişkilerinin ve rekabetinin gelişmesini, yerleşmesini, gençlerimize örnek olarak onların tenise yönelmelerini sağlamıştır. Aynı inançla aynı statüyü kullanmayı seçen İzmir'deki başarılı ETV (Egeli Tenis Veteran Derneği) veteran kulübünün kurulmasına vesile olmuş ve bu başarılı yaşantısını uzun süre devam ettirmiştir.
Ancak bu gün ve maalesef neredeyse herkesin ilgisizliğinden dolayı kapanma aşamasına gelmiş ve yine maalesef "var olma" sebebi ortadan kalkmış bir duruma düşmüştür. Bu durum, tenis dünyamız ve geleceğimiz için büyük ve telafi edilemez bir kayıptır. Bu nedenle, veteran tenisinin dünya tenisi içinde önemini maalesef anlayamamış olanlara, ne diyeceğimi hakikaten bilemiyorum. Başımız sağ olsun...
Tenis nasıl gelişir
Madem ki tenisin büyük kitlelere hitap etmesi ve bu kitlelere hitap eden futbol kulüplerinin desteğine ihtiyaç olduğu sanılıyor, o zaman ve öncelikle F.Bahçe gibi büyük spor kulüplerine el atmadan, tenis şubesi olan kulüplerde bu branş canlandırılmalıdır. Yani bu şubelerin futbolun yanında bir özerklikleri olmalıdır. Kendi kazandıklarını kendileri harcamalı, başkanlarını kendileri seçmeli, yaşantıları ve ömürleri büyük kulüp başkanlarının iki dudağının arasında olmamalıdır.
Sonrasında tenis kulüplerimiz kurumsallaşmış ve bilinçli bir federasyonun çizdiği yolda, aynı şekilde kendi kurumsallaşmalarını gerçekleştirirken, kalifiye hocalarının yönetiminde alt yapı oluşturmalı. Oyuncularını özel ve resmi, yurtiçi, yurtdışı turnuvalara göndermeli, bol bol ciddi maç yapmalarını sağlamalı. Tabii bu arada dünya tenisini çok yakından takip etmeli, bünyelerinde eğitici seminerler düzenlemeli, basınla iyi ilişkilerini devam ettirerek tenisi gündemde tutmaya çalışmalılar. Bu kadarının bile tenise büyük bir ivme kazandıracağına inanıyorum.
Değişim başladı
İzmir Kültürpark Tenis Kulübü, seçilen yeni yönetimi seçim sloganları olan "değişim" doğrultusunda çalışmalarını giderek artan bir tempoyla sürdürüyor. İlk işleri olarak, hesapları kontrol altına almışlar, 40 yıllık tenis tecrübesi ile İzmir'in yetiştirdiği en iyi hocalardan biri olan Aydın Akımsar'ı tekrar kulübe kazandırarak spora verdikleri önemi bir kere daha vurgulamışlar. Aydın hoca'ya hoş geldin diyor ve başarılar diliyorum. Tüm yönetim kurulu üyeleri ve kurdukları komiteler programlı bir şekilde çok iyi çalışıyorlar... Semerelerini pek yakında hep beraber göreceğiz inşallah.
