1847 yılındaki Büyük İrlanda Kıtlığı sırasında Osmanlı İmparatorluğu ile İrlanda arasında kurulan insani bağ, Trabzon'da düzenlenen özel bir dostluk maçıyla yeniden sahaya yansıdı. Trabzonspor ile "kardeş kulübü" Drogheda United arasında oynanan ve konuk ekibin 1-0'lık üstünlüğüyle sona eren karşılaşma, Türkiye-İrlanda diplomatik ilişkilerinin 75. yılına denk gelen 2026 yılında tarihi bir anlam kazandı. Bu anlamlı buluşma, yaklaşık beş yıldır yapımı sürdürülen ve yapay zeka teknolojisiyle çekilen "The Great Irish Famine" (An Gorta Mor - The Star & The Crescent) adlı uzun metrajlı sinema projesine de ev sahipliği yaptı.

RESMİ DUYURU YAPILDI
Drogheda United FC tarafından 2 Eylül 2026 tarihinde yapılan resmî açıklamada, Trabzon'daki dostluk karşılaşmasının bağımsız film projesinde yer alacağı duyuruldu. Yapımın; Osmanlı insani yardımından günümüzdeki Trabzonspor- Drogheda United kardeşlik bağına kadar uzanan süreci işlediği ve Türk televizyonlarında yayımlanmasının hedeflendiği belirtildi. Trabzonspor da resmî iletişim kanallarında karşılaşmayı "kardeş kulübümüz Drogheda United" ifadesiyle paylaştı.

DAYANIŞMA VURGUSU
Senaryosu ve yönetmenliği Ömer Sarıkaya ile Servet Koç üstlenilen 130 dakikalık film, Türkiye sinema tarihinde yapay zeka tabanlı görüntü ve karakter üretim teknolojileri baştan sona kullanılarak hazırlanan ilk tarihi uzun metraj yapım olma özelliğini taşıyor. Yapım ekibi, küresel sinema endüstrisinde giderek yaygınlaşan yapay zekâ kullanımına bağımsız bir tarihi dramayla yenilikçi bir örnek sunmayı hedefliyor. Projenin beş yıllık mutfak sürecini değerlendiren yönetmen Servet Koç, yapay zekânın yalnızca bir araç olarak kullanıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Teknoloji hiçbir zaman hikâyenin önüne geçmedi. Asıl anlatmak istediğimiz şey insanlık, dayanışma ve dostluk. Sanal karakterler üzerinden tarihi gerçekliği abartısız bir şekilde hikâyeleştirdik. Dijital dünyadan doğan hisler bizi bile gözyaşlarına boğdu. 1847'deki insani bağın 179 yıl sonra Trabzon'da bir futbol sahasında karşıma çıkması projeyi tamamlayan harika bir köprü oldu."Filmin senarist ve yönetmenlerinden Ömer Sarıkaya ise dayanışmanın evrenselliğine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Biz sadece bir kıtlık hikâyesi anlatmıyoruz; açlık, yoksulluk ve çaresizlik karşısında insanların birbiriyle nasıl yardımlaştığını gösteriyoruz. Beş yıl önce başladığımızda bu maçın filmimizin parçası olacağını bilmiyorduk. Sinemanın gücü tam olarak burada; geçmişi bugünün insanına yeniden aktarabilmek."