Çay hep hayatımızda. Sanki hep varmış, hep içilmiş gibi... İnce belli bardakları, tanıdık desenli çay tabakları ve demleme ritüeliyle günlük yaşamımızın vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Oysa Türkiye'de geniş kitlelerin çayla tanışması düşünüldüğü kadar eski değil.

Çayın yaygın olarak yetiştirilmesi, Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen planlı girişimlerle mümkün oldu. Halk arasında popülerleşmesi ise 1950'li yılları buldu. Türkiye'de yaklaşık 400 yıldır bilindiği belirtilen, ancak özellikle son 80-90 yıldır yaygın olarak üretilen çay, bu topraklara geldiği günden itibaren kırk yıl hatırı olan kahvenin tahtını sarsmayı başardı. En koyu sohbetlerin vazgeçilmezi hâline gelen çay, Türklerin en önemli, hatta milli içeceği olarak kabul edildi. Üretenler ve işleyenler için geçim kaynağı, tüketenler içinse damak tadı ve alışkanlık olan çay, Türkiye'de en sevilen ve sudan sonra en çok tüketilen içecek konumunda. Öyle ki nüfusun yüzde 96'sı her gün çay içiyor ve ülkemizde günde yaklaşık 250 milyon bardak çay tüketiliyor.

ÇAYIN DOĞUŞU VE TARİHİ
İlk kez Çin'de ortaya çıktığı kabul edilen çayın geçmişi, yazılı kaynaklara göre milattan önce 3. yüzyıla kadar uzanıyor. Rivayete göre milattan önce 2700'lü yıllarda Çin İmparatoru Shennong, bir çay ağacının altında otururken elindeki sıcak su dolu kâseye ağaçtan birkaç yaprak düşer. Yaprakların suya verdiği renk ve tat imparatorun hoşuna gider. Shennong'un bu içeceği içerek şifa bulmasının ardından çay, tedavi amacıyla kullanılmaya başlanır. Başlangıçta şifalı bir bitki olarak değerlendirilen çay, Çin'de ticaretin gelişmesiyle birlikte önemli bir ticari ürün hâline gelir.

TÜRKLERİN ÇAYLA TANIŞMASI
Çayı ilk içen Türk'ün Hoca Ahmet Yesevi olduğu bazı kaynaklarda aktarılmakla birlikte Türklerin çayla yaygın biçimde tanışması 19. yüzyılda gerçekleşir. 1879 yılında Basra Valiliği görevinde bulunmuş Hacı Mehmet İzzet Efendi, yayımladığı "Çay Risalesi" adlı eserinde çayın faydalarından söz ederek sıklıkla tüketilmesini tavsiye eder. II. Abdülhamit döneminde çay ilk kez zirai bir ürün olarak ele alınır. 1894 yılında Orman, Madenler ve Tarım Bakanlığı tarafından dönemin sadrazamına gönderilen belgede, çayın ticari değerinin yanı sıra şifa kaynağı olduğu belirtilerek tarımının yapılması için onay istenir. Gerekli iznin verilmesinin ardından Japonya'dan çay tohumu temin edilir. İlk ekim girişimleri Bursa'da gerçekleştirilir. Ancak bölgenin ekolojik koşullarının çay yetiştiriciliğine elverişli olmaması nedeniyle çalışmalar başarısızlıkla sonuçlanır.

RİZE UYGUN BULUNDU
1924 yılında Rize ve çevresindeki sosyoekonomik sorunların çözümü için çay yetiştiriciliği yeniden gündeme gelir. Bu kapsamda çay, mandalina ve portakal yetiştirilmesine ilişkin 407 sayılı Kanun çıkarılır. Dönemin Ziraat Umum Müdürü Zihni Derin'in öncülüğünde başlatılan çalışmalar, Gürcistan'dan getirilen çay tohumlarıyla hız kazanır. Üreticilere dağıtılan tohumlarla bölgede deneme ekimleri gerçekleştirilir. Deneme üretimlerinden başarılı sonuçlar alınması üzerine 1937 yılında Batum'dan 20 ton çay tohumu ithal edilir ve ilk mahsul 1938 yılında elde edilir. Rize'ye ilk çay tohumunu getiren Hulusi Karadeniz ile ilk çay kanununun hazırlanmasında emeği geçen Esat Özoğuz da bölgede saygıyla anılan isimler arasında yer alır. 1930'lu yılların sonunda bölgede çok sayıda küçük ölçekli fabrikanın kurulmasıyla çay üretimi giderek yaygınlaşır. Bugün ise çay, Rize ekonomisinin vazgeçilmez unsurlarından biri hâline gelmiştir.

TÜRK ÇAYI DÜNYA PAZARINDA
Türkiye'nin önemli tarımsal ürünlerinden biri olan çay, uluslararası pazarlardaki yerini güçlendirmeyi sürdürüyor. Türkiye'nin 2026 yılının ilk 9 ayında gerçekleştirdiği çay ihracatı 25 milyon doları aştı. Türk çayı, Birleşik Krallık, Belçika ve ABD başta olmak üzere 119 ülke, özerk ve serbest bölgeye ulaştırıldı. Avrupa ülkeleri ve Uzak Doğu'da Türk çayına yönelik ilginin artması, mevcut pazarların yanı sıra Körfez ülkeleri ve Kuzey Amerika'da yeni pazarlara ulaşılması açısından önem taşıyor. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerine göre, 2026 yılının ocakeylül döneminde toplam 3 bin 360 ton çay ihraç edildi. Bu satışlardan 25 milyon 21 bin 548 dolar gelir elde edildi. Türk çayının en fazla ihraç edildiği ülkeler Birleşik Krallık, Belçika ve ABD oldu. Yılın ilk 9 ayında Birleşik Krallık'a 6 milyon 366 bin 50 dolar, Belçika'ya 5 milyon 989 bin 977 dolar ve ABD'ye 1 milyon 804 bin 526 dolar değerinde çay satıldı.

KARADENİZ'DE LİDER RİZE
Türkiye'nin önemli çay üretim merkezlerinden Rize, ihracatta da önemli bir paya sahip oldu. Kentten 2026 yılının ilk 9 ayında 25 ülkeye toplam bin 820 ton çay gönderildi. Rize'nin çay ihracatından elde ettiği gelir 9 milyon 205 bin 793 dolara ulaşırken kent, Türkiye'nin toplam çay ihracatının değer bazında yaklaşık yüzde 37'sini karşıladı. Rize'den en fazla çay ihraç edilen ülke Belçika oldu. Sektör temsilcileri, yıl sonunda hem ihracat miktarını hem de döviz gelirini artırmak için yurt dışında yürütülen çalışmalardan olumlu geri dönüşler aldıklarını ifade etti. Türkiye, Çin, Hindistan, Kenya ve Sri Lanka'nın ardından dünyanın en büyük beş çay üreticisi arasında yer alıyor.

DÜNYANIN EN İYİ ÇAYLARI
Dünyanın en iyi çayı tek bir bölgeye ait olmasa da kalitesi ve lezzetiyle öne çıkan başlıca çay üretim merkezleri arasında Hindistan (Darjeeling ve Assam), Sri Lanka (Seylan), Çin (Yunnan) ve Türkiye (Rize) yer alıyor.
HİNDİSTAN - Darjeeling: Himalayaların eteklerinde, yaklaşık 2 bin metre yükseklikte yetişir. "Çayların kraliçesi" olarak bilinen Darjeeling, zarif aroması ve hoş kokusuyla öne çıkar.
HİNDİSTAN - Assam: Brahmaputra Vadisi'nde yetiştirilen Assam çayı, koyu rengi, sert içimi ve kendine has dolgun lezzetiyle tanınır.
SRİ Lanka - Seylan: Kandy, Nuwara Eliya ve Uva gibi yüksek rakımlı bölgelerde yetişir. Bakır kırmızısı rengi ve dengeli aromasıyla ünlüdür.
ÇİN - Yunnan: Çayın köklü üretim merkezlerinden biri olan Yunnan, kaliteli siyah ve oolong çaylarıyla bilinir. Yüksek rakımlarda yetişen çayları, zengin aromalarıyla dikkat çeker.
TÜRKİYE - Karadeniz: Özellikle Rize ve çevresinde yetiştirilen Türk çayı, kendine özgü aromasıyla öne çıkar. Yoğun demli siyah çay kültürünün önemli merkezlerinden biridir.