• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Bir duruşu olmalı insanın ARZU GÜNAYDIN Bir duruşu olmalı insanın arzu.gunaydın@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 12.06.2021, 00:00

İnsanlar en çok yaralarından tanır birbirlerini. Birbirlerinin yaralarına şifa olurken sevgi bağları da güçlenir.
İnsan insanla iyileşir yani... Ancak bazen siz karşınızdakinin yaralarını iyileştirirken, o sadece kendi yaraları ile meşgulse? İşte o zaman ne yazık ki, kendi yaralarınıza yenilerini ekleme sürecine girmişsiniz demektir... Hayatın her alanında gerekli o dengeyi kuramamışsınız yani... Bir başka deyişle, sınırlar düzgün çizilmemiş...

SINIRLAR VE DUVARLAR
Hepimizin bildiği gibi tüm sınırlar koruma amaçlıdır. Evimizi, arabamızı, bahçemizi; belirlediğimiz ve diğerlerine gösterdiğimiz sınırlar ile korumuyor muyuz? Aynı şekilde ruhsal dünyamızda da sınırlara ihtiyacımız var... Ancak bu sınırlar yıkılmaz, bizi yalnız ve havasız bırakan duvarlara dönüşmemeli tabi ki... Sağlıklı sınırların oluşturulması ise; çocukluktan başlayan, ergenlikle büyük ölçüde tamamlanan bir süreç.
Biz ebeveynlerin sağlıklı bir ortamda evlatlarına kazandırabileceği benlik anlayışının olmazsa olmazı yani sınırlar.
Kişiliği koruyan da işte bu sınırlar.
Sınırlarımızı ihlal ve istismar etmeye çalışacak kimseler ise mutlaka olacaktır. Bizlerin bu ihlallerle mücadele yolunu bilmemiz ve çocuklarımıza da öğretmemiz huzurlu ve doyumlu bir yaşamın en temel şartlarından... Aksi takdirde; kronik depresyon, takıntılar gibi psikolojik rahatsızlıkların yanı sıra; birçok fiziksel hastalıklara da zemin hazırlamış oluyoruz.
Sınırlarımızı koruyabilmek için ilk hatırlamamız gereken, her ne kadar başka insanlara ihtiyaç duysak da, aslında herkesin kendi hayatını yaşadığı. Yani herkes kendi seçimleri, başarıları ya da hataları ile bu yaşamı sürdürüyor. Ve bizler bu hayatta sadece kendi hatalarımızın bedelini ödeyecek enerjiye sahibiz. Elbette yardım etmek, dayanışma duygusunu yaşamak insan olmanın gereklerinden... Ancak, tam da bu noktada sınırlar devreye girmeli ve sorumluluklarımızı net görmeliyiz.

EVET VE HAYIR DIYEBILMEK
Hiç kimsenin duygularından sorumlu olmadığımızı, olamayacağımızı bilmeliyiz mesela. Duyguları kontrol edemeyiz, etmeye de çalışmamalıyız.
Kendimizi sevdirmeye çalışmak da buna dahil. Doğru davrandığımız noktada, yani sınırlarımız içinde kalmalıyız. Başkalarının duygularını önemsememek, o kişiye kıymet vermemek değil elbette bahsedilen.
Doğru olanı yapmaya çalışmamız, diğerlerine gösterdiğimiz değerden değil mi zaten? Kendi sınırları olan birinin, başkalarının sınırlarına da saygı göstermesi beklenir haliyle.
Doğru sınırlar oluşturabilmek ise neye evet neye hayır diyebileceğimiz ile ilişkili... Hayır diyebilmek çok önemli olsa da, doğru zamanda ve yerde evet demeyi de bilmeliyiz.
Ben böyle düşünmüyorum, seninle aynı fikirde değilim vb cümleler de sınır ihlalini korumada bize yardımcı olacaktır. Doğru şekilde hayır diyebildiğiniz tüm ilişkileriniz, çocuğunuzla olan da dahil olmak üzere, çok daha doyumlu ve gerçek olacaktır. Kendinizle olan ilişkiniz de elbette... Sadece karşınızdakini mutlu etmek veya kızdırmamak üzerine kurduğunuz, yani kendinizi yok saydığınız bir ilişkide, doğal olarak diğer taraf da sizi önemsemeyecektir.
Bu iş patronunuzla da çocuğunuzla da eşinizle de dostunuz ve arkadaşınızla da hatta anne babanızla da bu şekilde yürüyecektir. Öyleyse evet demeden önce sormamız gereken sorular çok basit: Bu, benim görevim mi ya da ben bunu istiyor muyum? Yani ben bunu istediğim için mi yapacağım, yoksa herhangi bir korkunun etkisiyle mi? Bu korkuya kaybetme korkusu da dahil...
Korku ile evet diyorsak, sınırlarımızın ihlaline daha da kötüsü benliğimizin zarar görmesine izin veriyoruz demektir.
Özetlemek gerekirse sözü daha geniş bir bakış açısı ile şaire bırakalım:
Bir duruşu olmalı insanın/Bir bakışı, bir anlayışı/Bir aşkı, bir davası...
İşte o zaman Allah'ın hiç kimseye kaldıramayacağı yük vermeyeceğini hatırlayacak ve tüm korkularımızdan da sıyrılacağız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI