Bayram tatili ve referandum sonrası piyasalar hızlı başladı. Türkiye ekonomisinin 2010'un ikinci çeyreğinde, beklentilerin üstünde yeniden çift haneli büyüme kaydetmesi ve istihdamda toparlanmanın sürmesi piyasalarımızı, yurtdışı piyasalardan olumlu yönde ayrıştırırken, gelişmekte olan ülke ekonomileri içerisinde de ön plana çıkardı.
Küresel piyasalar ise karışık seyir izledi. Yurtdışı piyasalarda özellikle ABD ekonomisi ile ilgili son açıklanan ekonomik veriler ile ikinci dip korkuları azalırken, ekonomik toparlanmanın da daha uzun süreceği beklentisinin güçlenmesi ve FED tarafından yapılan çelişkili açıklamalar tedirginliğe neden oldu. Japonya'nın euroda ciddi alımlar gerçekleştirmesi ve başarılı geçen İspanya ihaleleri ile son dönem Yunanistan'da iyimser açıklanan ekonomik veriler Avrupa bölgesi ile ilgili güvensizliği azalttı. Fakat, Portekiz ve İrlanda ekonomileri ile ilgili endişelerin artarak devam etmesi ve geride bıraktığımız hafta içinde yine beklentilerin altında açıklanan Almanya ZEW Endeksi yatırımcıyı tedirgin ediyor.
BONO DALGALI
Yurtiçine tekrar baktığımızda ise; Merkez Bankası'nın geçen hafta yaptığı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısındaki açıklamaları da piyasalardaki iyimser beklentiyi güçlendirdi. Bu iyimser beklenti ile adeta yurtdışı piyasalardan ayrışarak olumlu seyir izleyen İMKB Endeksi geride bıraktığımız hafta içinde rekor üstüne rekor kırarak 64 bin 447 puana kadar yükseldi. Endeks bu noktada kar satışları ile karşılaştı ve haftayı 63 bin 495 puandan tamamladı.
Tahvil ve bono piyasası ise yüzde 8.08-8.13 aralığında hacimsiz seyir izledi. Bunun nedeni ise, dış piyasalardaki istikrarsız görünümden dolayı yatırımcının yatırım tercihlerini güvenli liman olarak döviz ve altına yönlendirmeleriydi. Merkez Bankası'nın PPK toplantısında borçlanma faiz oranlarını çeyrek baz puan indirmesi ise piyasanın üzerinde fazla etkili olmadı. Dalgalı ve dar bant aralığında seyreden piyasa günü ve haftayı yüzde 8.09 seviyesinde tamamladı.
EURO YİNE GÖZDE
Yurtiçi döviz piyasasında ise yurtdışı piyasalardaki seyir ve parite hareketleri etkili oldu. Dış piyasalardaki bozulma ve Başbakan Erdoğan'ın Merkez Bankası'nın döviz rezervini artırması gerektiği yönündeki açıklamalarından sonra dolar/TL 1.50'li seviyelere çıktı. Avrupa ekonomisine ilişkin kaygılarla dolar karşısında son dört yılın en düşük seviyesine kadar inen Avrupa ortak parası euro, yen-dolar çekişmesinden olumlu etkilendi ve yatırımcı Japoya'nın piyasalara müdahale etmesinden tedirgin olunca, dolar yerine euroyu tercih etti.
Fakat Avrupa bölgesi ekonomisi yüzünden tedirginliğin halen günceliğini koruması yüzünden euro dolar karşısında zayıf kalıyor.
FED'in ekonomideki yavaşlamayı durdurmak için yeni varlık alımları gerçekleştireceği yönündeki açıklamaları doları zayıflattı. Japonya'nın yüklü miktarda euroda alım gerçekleştirmesi euro/dolar paritesini 1.31'li seviyelere yükseltirken, dolar tarafında ise lokal alımlar devam ediyor. Bu hafta, yurtiçinde piyasaların seyri açısından önemli bir veri yok. Avrupa, ABD ve Japonya odaklı gelişme ve veriler izlenecek. Rusya ekonomisi de son dönem olumsuz gelen veri ve açıklamalar ile piyasaları tedirgin ediyor.
