Global piyasalarda, ABD Merkez Bankası'nın gevşeme politikasını devam ettireceği beklentisi ardından Çin Merkez Bankası'ndan da beklenmedik faiz artışı geldi. ABD şirket karlarının da beklentileri aşması ile ortaya çıkan iyimserliğin yol açtığı risk iştahı yükseliş yönlü seyrine geride bıraktığımız hafta başında da devam etti. G-20 Maliye bakanlarının son yapılan toplantısında ise 'kur savaşlarında ateşkes' mutabakatına varıldı.
Düşük seviyelerdeki faiz oranları ve gelişmekte olan ülke piyasalarına fon girişi ve Türkiye'nin kredi notuna ilişkin olumlu beklentiler ise ülkemize fon girişinde artışa neden oldu. Küresel piyasalardaki iyimserlik devam ederken, IMKB endeksi de dış piyasalara paralel geride bıraktığımız haftaya alıcılı başladı. Haftanın devamında; FED'in, Kasım ayı başında gerçekleştireceği toplantıda piyasaya vereceği likiditenin piyasa beklentisinin altında olabileceği yönündeki fikirler güçlendi. Bu da dünya piyasalarında satışlara neden olurken, küresel likiditeye duyarlı IMKB endeksi de gelişmekte olan ülke borsaları içinde en çok tepkiyi gösteren borsalar arasında yer alarak yönünü aşağı çevirdi. Haftanın devamında her ne kadar tepki alımları ile karşılaşsa da satışlar ağırlık kazandı.
Bu hafta yapılacak olan FED toplantısından önce genel gevşeme miktarı konusunda nasıl bir karar çıkacağı belirsizliği piyasaların seyri üzerinde baskı oluşturmakta. 68.760 puan seviyesinde geride bıraktığımız haftayı tamamlayan IMKB endeksi, tarihi 70.000 direncinin altına düşmüş oldu.
BONO;
Faiz 3-4 haftadır yüzde 8'in altında dar bant aralığında hareket etmekle birlikte, beklentiler kısa vade de kısmı düşüşlerle birlikte yatay seyrin devam edeceği yönünde. Yurtiçinde, enflasyondaki yükselişin geçici olduğu yönündeki beklentiler, referandum sonrası artan güven, Türkiye'nin kredi notuyla ilgili olumlu beklentiler ve açıklanan orta vadeli program, TL cinsi enstrümanları desteklemekte. Merkez Bankası'nın enflasyon raporu ve Hazine ihalesi de seyir de etkili oldu. Enflasyon raporunda faiz artırımının 2011'in son çeyreğine ötelendiğine dair açıklama ve başarılı geçen ihale neticesinde yeni gösterge faiz yüzde 7.6'ların altına geriledi.
FED'in parasal gevşeme önlemlerinin enflasyona neden olabileceği yönündeki endişeler ABD uzun vadeli tahvil faizlerinde artışa yol açarken, bono faizlerindeki düşüşü de sınırlamakta.
DÖVİZ;
Parite hareketlerini ve yurtdışı piyasaları izleyen yurtiçi döviz piyasası; geride bıraktığımız haftaya G-20 toplantısında para birimlerinde 'kur savaşına' son verilmesi yönünde uzlaşmaya varılması, dolarda satışa neden olurken, içerde de dolar TL karşısında değer kaybetti. İlerleyen günlerde, euro da dolar karşısında 1.40 seviyesinin üstünü korumayı başaramadı. Dolar, hafta içinde ABD'de Wall Street Journal gazetesinde yer alan ABD Merkez Bankası'nın (FED) 3 Kasım'daki toplantısında Hazine'nin kademeli tahvil alımları ile ilgili planlarını açıklayacağı yönündeki haberi sonrası euro karşısında değer kazandı. Perşembe itibariyle euro/dolar paritesi 1.3844 düzeyinde seyretti.
Bu hafta FED'in toplantısı öncesinde küresel piyasalarda risk iştahındaki azalmanın devamı beklenebilir. Bu nedenle dolar kurunda yükselme görülebilir. Faiz oranlarında ise enflasyon verileri ve FED etkili olacağı gibi yurtdışındaki risk iştahındaki tedirginlik gösterge bono faizlerinin daha fazla düşmesine engel oluşturacak. Bu durumdan hem kur tarafı hem de faiz tarafı ciddi etkilenecek.
