TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu TERÖRSÜZ TÜRKİYE- TERÖRSÜZ BÖLGE raporunu 18 Şubat'ta kamuoyuna açıkladı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Meclis komisyonunun raporunun "tarihi bir belge" niteliğinde olduğunu ve sürecin bu raporla birlikte "yeni bir aşamaya ivme" kazandıracağını söyledi. Komisyonun yaklaşık altı ay süren çalışmaların ardından hazırladığı raporun belkemiğinde, TBMM KOMİSYONUNUN 2. AŞAMA ile ilgili KRİTİK EŞİK ifadesi yer alıyor. YENİ SÜREÇ "KRİTİK EŞİK" olarak PKK'nın silah bırakması ve örgütün silah bıraktığının DEVLETİN GÜVENLİK BİRİMLERİNCE "teyit ve tescili" gerektirdiği "hukuk ve politik çerçevenin hayata geçirilmesi için bir başlangıç" olacağı vurgulanıyor. TBMM komisyonu raporu "Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri" ve "demokratikleşme" başlıklı bölümleriyle devam ediyor.
"Kürt sorunu" ifadesi yer almadı ve sadece "terör sorunundan" söz edildi. Tartışma konusu da olan "UMUT HAKKI" ifadesi doğrudan yer almadı ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları, evrensel hukuk sistemi üzerinden tarif edildi. "Terör suçunun" ifade özgürlüğünün önünü açacak şekilde düzenlenmesi, Türk Ceza Yasası ve Terörle Mücadele Yasası'nda bu çerçevede değişiklik yapılması istendi. Gözler, yasal ve idari alanda atılacak adımlara çevrildi.
TARİHİ MESAJ
DEM Parti, PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın terör örgütüne fesih çağrısı yaptığı 27 Şubat mesajının yıl dönümünde yeni mesajını okudu. İmralı'dan gelen yeni mesajda "Yeni bir siyaset dönemine ve stratejisine kapı açılıyor. Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyor" denildi. Mesajda: "Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz. Bu ilişki diyalektiğinin tarihsel bir özgünlüğü vardır. 27 Şubat çağrımız birlik ruhunun canlandırılma girişimi ve Demokratik Cumhuriyet talebidir. Kandan ve çatışmadan beslenme mekaniğini kırmayı amaçladık. Şimdi negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz. Yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor. Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp, demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyoruz" ifadeleri yer aldı. Bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin katkılarının önemli olduğunu aktaran Öcalan, "Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp, demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyoruz" derken, ENTEGRASYON ile ilgili şu ifadelerde bulundu: "Demokratik topluma ve demokrasiye alan tanıyacak, bunun güçlü hukuksal güvencelerini oluşturacak bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil, devlete bağ esas alınarak kurulmalıdır. Dininde, milliyetinde ve düşüncesinde özgür olmayı temel alan bir özgür yurttaşlığı esas alıyoruz. Din ve dil empoze edilmediği gibi, milliyet de empoze edilmelidir. Demokratik sınırlar içinde ve devletin bütünlüğünü esas alan bir anayasal vatandaşlık ilişkisi; dinsel, ideolojik, kimliksel ve milliyet varlığını özgürce ifade etme ve örgütlenme hakkını kapsar. Günümüzde hiçbir düşünce sistemi, demokrasiyi esas almadan ayakta kalamaz. İniş çıkışlar, gerilim ve krizler geçicidir. Demokrasi, er ya da geç kalıcı olacak olandır. Çağrımız, sadece Türkiye'de değil, Orta Doğu'da bir arada yaşama sorunu ve bunun ürettiği kriz hâline çözüm bulma amacını taşımaktadır. Dönemin dili buyurgan ve otoriter bir dil olamaz. Karşısındakine kendini doğru ifade etme, doğru dinleme ve ona da kendi doğrularını ifade etme olanağını vermeyi esas almalıyız. Tüm bu hususların gerçekleşmesi, karşılıklı saygıya dayalı gelişmiş bir demokratik kültürün inşasını gerekli kılar." TBMM Komisyon raporunun açıklanmasından sonra, Cumhurbaşkanımız Erdoğan yeni aşama ile ilgili Kabine toplantısı sonrasında önemli notlar verdi: "Şehit yakınlarımız; ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların bizlere emanetidir. Bu emanetlere hakkıyla sahip çıkabilmek için son derece titiz ve hassas bir şekilde hareket ediyor, şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi ve şehit ailelerimizi müteessir edecek hiçbir girişime fırsat vermiyoruz. Şehit yakınlarımızla birlikte aziz milletimiz, terörün kalıcı olarak bitmesi için yürüttüğümüz 'Terörsüz Türkiye' sürecine sahip çıkıyor. Terörden beslenenlere, terörden rant devşirenlere rağmen süreç hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyor" dedi.
CEZASIZLIK ALGISI
MHP lideri Devlet Bahçeli, Komisyonu raporunun açıklanmasından sonra, partisinin (Salı) grup toplantısında dikkati çeken açıklamalar yapmıştı. Bahçeli, "Üçüncü bir göz, yabancı bir el, dışarıdan bir arabulucu olmaksızın milli iradenin muhterem temsilcileri bir devlet politikası olan 'Terörsüz Türkiye' hedefine layık-i veçhileyle hizmet etmişlerdir. Sırayı siyasi ve hukuki düzenlemeler almıştır" dedi. Kayyım konusuna değinen Bahçeli, "Kayyım meselesi herhangi bir kaygı ve çekinceye kapılmadan demokrasi sınırları dahilinde tekrar değerlendirilmeli" diyerek Öcalan için de 'statü açığı' olduğunu belirterek bu 'sorunun' çözülmesi vurgusunda bulunmuştu. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise, terörsüz Türkiye sürecinde yapılması planlanan düzenlemeler için TBMM'yi işaret etti, "kod yasa" hazırlanabileceğini söyledi. İnfaz ve terörle mücadele kanununda düzenleme yapılabileceğini belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Kişiye özel düzenleme olmaz. Yapılan düzenlemelerden FETÖ ve DAEŞ'in yararlanmaması, genele yayılan bir düzenleme yapılmaması lazım" dedi. UMUT HAKKI ile ilgili de konuşan Bakan Gürlek, süreç raporunda umut hakkı ile ilgili bir ifade olmadığını söyledi. Gürlek şöyle konuştu: "Meclis artık bu rapor çerçevesinde bir takdir hakkı kullanacak, yasal düzenleme yapılacak. Biz Adalet Bakanlığı olarak teknik ekipten arkadaşlar oluşturduk, Meclis'e entegre ettik. Arkadaşlarımız her zaman Meclis'te bu kanun yapım sürecinde Sayın milletvekillerimize yardımcı olacak. Genel af çağrısıyla ilgili böyle bir şey olmaz, şahsa ilişkin düzenlemeler de olmaz. Cezasızlık algısı oluşturabilecek düzenlemeler de olmaz. İnfaz kanununda, terörle mücadele kanununda düzenlemeler yapılabilir ya da Meclis yeni bir yasa çıkartabilir, geçici bir madde koyabilir. Raporda umut hakkı diye bir ibare yok. Terörde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının hükümleri aynen ölene kadar uygulanıyor. Burada Meclisimizin takdiri; bir düzenleme yapar mı yapmaz mı bilmiyorum."
