Büyük Türk milletinin iradesinin kalgahı TBMM yine tarih yazdı. 368 vekilin imzasııyla TBMM'ye sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" 468 vekilin kalkan elleriyle kabul edildi. 15 TEMMUZ gecesi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı öldürmeye teşebbüs eden Derin ABD aparatı hain FETÖ'yü milletımız ve Meclisimiz ile çökertmiştik. Aradan 11 yıl geçtikten sonra, TBMM yine Derin ABD-Batı aparatı terör örgütü PKK'yı toprağa gömen yasayı büyük oy farklığıyla kabul etti. Milli bir projeyi işler hale getirdi. Gazi TBMM, Terörsüz Türkiye yüzyılının önünü açtı. Meclis'te yaşanan muhteşem tablonun gerçekleşmesini sağlayan Cumhurbaşkanımız Recep Erdoğan'a, MHP lideri Devlet Bahçeli'ye, EVET oyu veren vekillerimize minnettarız.
BALDIRAN ZEHİRİ
Şehitlerimizin canı pahasına verdiği mücadele, kahraman gazilerimizin büyük özverisi ilk günkü yerini ve değerini koruyor. Onlar sayesinde bir bütün olarak bugünlere kadar gelebildiğimizi, bölücü PKK terör unsurları ile Kürt kökenli vatandaşlar arasına hassas çizgi çekmeyi başarabildiğimizi hep düşünmeliyiz. "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında Meclis'te çıkan kanun, Türk siyasi tarihinde ender görülen geniş tabanlı bir mutabakatın ve tarihi bir dönüm noktasının sembolüdür. 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen oylama, Türkiye'nin yarım asırlık terör sorununu çözme ve toplumsal bütünleşmeyi sağlama yolunda en radikal adımlardan birine sahne oldu, 468 kabul oyunun sembolize ettiği siyasi mutabakatı, yasanın getirdiği hukuki mekanizmaları ve bu oylamanın Türkiye'nin geleceği açısından stratejik önemi üzerınde durmakta büyük yarar var. Türkiyemiz, 50 yıldan beri aparat PKK terörünün sosyo-ekonomik, siyasi ve insani maliyetleriyle mücadele etti. 15 temmuz gecesi aparat FETÖ darbe teşebbüsünün paçavraya çevrilmesinde Başkan Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli'den vücut bulan yürüyüş ve Türk Devlet aklının ortak kararlılığı neticesinde şekillendi "Terörsüz Türkiye" vizyonu. 468 vekilin Geniş Tabanlı Mutabakatıyla bugün bir Türkiye modeli işletilmeye başlayacak. Parlamenter sistemlerde veya meclis yapılarında, hassas bir konunun 468 kabul oyu gibi ezici bir çoğunlukla geçmesi nadir görülen bir durumdur. AK Parti (268), MHP (44), DEM Parti (55), CHP (29) ve Yeni Parti'nin (35) belirli kanatları tasarıya "Evet" oyu verdi. (Not: 90 milletvekili olan Yeni Parti'nin bölünmüş durumu ve arla planı ayrı bir yazı konusu olacak) TBMM'de 562 milletvekilinin katıldığı oylamada ulaşılan 468 sayısı, parlamentonun yaklaşık yüzde 83'ünün sürece yeşil ışık yaktığını göstermektedir. Siyasi görüş farklılıklarının bulunduğu TBMM'de siyasi partilerin (örneğin MHP ve DEM Parti) Türkiye modelinde aynı yasal zeminde buluştular. Bu konuda, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kararlı duruşu ve güvenlikle ilgili çok hassas bir konunun "parti politikası" olmaktan çıkışını sağladığını unutmamalıyız. Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın terörü bitirmek için sık sık ifade ettiği şu sözlerini hatırlayalım: "Biz çözüm için her yola başvururuz. Baldıran zehri içmekse, biz o baldıran zehrini de içeriz. Yeter ki bu ülkeye huzur gelsin, refah gelsin." Başkan Erdoğan, "Türk, Kürt, Arap kendi kültürüyle varlığını idame ettirecek. Hepsi saygın. Hiç kimse başkası karşısında böbürlenmeyecek. Hepsi bir bayrağın altında yaşayacak Milliyetçiliğin gereğini yerine getirmeye çalışıyoruz. Milli kardeşliği tesis etmenin mücadelesini veriyoruz" demişti. TBMM'den 468 vekilin el kaldırmasından çıkan kanun, Başkan Erdoğan'ın ifadelerini hedeflemektedir. Meclis'ten geçen düzenleme, körü körüne bir af mekanizması değil, katı şartlara bağlanmış bir hukuki geçiş sürecidir. Yasal erteleme ve tahliye mekanizmalarının devreye girebilmesi için, PKK/ KCK ve bağlantılı tüm yapıların fiili varlığına son verdiğinin ve elindeki tüm silah ile mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekmektedir. Ardından Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) bu durumu teyit eden kararı Resmî Gazete'de ilan edilecek ve 6 aylık yasal başvuru takvimi başlayacaktır. Sürecin koordinasyonu Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Özel Kurul tarafından yürütülürken, demokratik denetimi TBMM İzleme Komisyonu üstlenecektir.
PRANGALAR SÖKÜLDÜ
Terörün sona erdirilmesi gibi hayati bir süreç, geçmişte idari kararlar veya kapalı kapılar ardındaki yürütme hamleleriyle yürütülmeye çalışıldığında toplumsal rıza üretmekte zorlanmıştı. 468 milletvekilinin iradesi, bu süreci doğrudan milletin egemenlik tecelligahı olan TBMM çatısı altında yasallaştırarak sürece sarsılmaz bir demokratik meşruiyet kazandırmaktadır. Orta Doğu'nun ve sınır hatlarının jeopolitik olarak yeniden şekillendiği bir dönemde, Türkiye'nin kendi iç barışını tesis etmek için bu denli büyük bir parlamento çoğunluğuyla hareket etmesi dış dünyaya güçlü bir istikrar mesajıdır. Bu kanunun bir başka mesajı, Emperyalist senaryoların ve bölgeyi bölme planlarının önüne geçecek ulusal bir kalkan olduğudur. Yasanın adında da geçtiği üzere amaç; toplumsal kırılganlıkları gidermek, kardeşlik hukukunu derinleştirmek ve "Terörsüz Türkiye" idealiyle cumhuriyetin ikinci yüzyılına (Türkiye Yüzyılı) prangalardan kurtulmuş olarak girmektir. 468 evet oyu, toplumun farklı kesimlerinin barış içinde bir arada yaşama arzusunun parlamentodaki yankısıdır. TBMM Genel Kurulu'nda tecelli eden 468 kabul oyu, sadece bir kanun teklifinin kabul edilmesi değil; Türkiye'nin kronikleşmiş güvenlik sorunlarını demokratik, hukuki ve kapsayıcı bir vizyonla çözme iradesinin beyanıdır. Siyasi partilerin asgari müştereklerde birleşerek devletin bekası ve milletin huzuru için ortak imza atması, Türk parlamento tarihi açısından eğitici ve tarihi bir ders niteliğindedir. Bu kararla birlikte, terörün tasfiyesi ve toplumsal uyum süreci kurumsal ve yasal bir güvenceye kavuşmuş, Türkiye geleceğe yönelik en büyük prangalarından birini söküp atma yolunda tarihi eşiği aşmıştır
