Aziz Türk milleti Ağustos ayını çok sever. Bu aya özel bir anlam yüklemesinin temel sebebi, Ağustos'un Türk tarihinde "Zaferler ayı" olmasıdır. Yüzyıllar boyunca Türk milletinin kaderini belirleyen en kritik askeri-siyasi-jeopolıtık başarılar özellıkle Ağustos ayında kazanıldı. Takvimsel bir rastlantının ötesinde Ağustos ayı, Türklerin askeri disiplini, stratejik hamleleri ve bağımsızlık karakteriyle özdeşleşmiş milli bir gurur dönemidir. Türklerin Asya'dan Anadolu'ya ve Avrupa'ya tarihi yürüyüşün, başlattığı Malazgirt Meydan Muharebesi (26 Ağustos 1071), Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (26-30 Ağustos 1922),Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası olan ve Türk ordusunun savunmadan taarruza geçtiği büyük Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos 1921) tarihin beyaz sayfalarında yer almaktadır.
O GÜNLERDEN BUGÜNLERE
TARİH: 25 AĞUSTOS 2023. Takvimler 25 Ağustos 2023'ü gösterdiğinde AHLAT'ta tarihi bir adım atıldı. Başkan Erdoğan, kubbeli Ahlat çadırlarının gölgesinden dünyaya sesleniyordu. O günkü hitabın özünde, Anadolu'nun tapusu olan bu topraklarda ecdadın mirasını korumak, İÇ CEPHEYİ TAHKİM ETMEK ve güney sınırlarımızdaki emperyalistlerin aparatı PKK terör koridoruna geçit vermemek vardı. Ahlat o gün, küresel vesayet odaklarına karşı yerli ve milli bir duruşun, TERÖRSÜZ TÜRKİYE/ TERÖRSÜZ BÖLGE hamlelerinin adımların atılmasında kararlı bir ilan tahtasıydı. Bu vizyonun ilk adımları, Başkan Erdoğan tarafından günümüze kadar örüldü. Bugün Başkan Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli, Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümü etkinlikleri için Ahlat'ta bir araya geliyor. Terörsüz Türkiye/ Bölge sürecinin ardından verilecek birlik mesajları ve Orta Doğu'ya yönelik jeopolitik değerlendirmeler Ahlat'ta gerçekleştirilecek Kabine toplantısı gündemin odak noktasında olacak. Bugün, Bitlis Ahlat'ta kurulacak olan Kabine Toplantısı, sadece sınır güvenliğimizi değil, doğrudan küresel adaletsizliğin merkez üssünü hedef alan bir manifesto niteliği taşımaya aday.
KARARLI DURUŞ
Başkan Erdoğan'ın Ahlat'tan Orta Doğu'da tırmanan bölgesel gerilimler ile katil-soykırımcı Netanyahu'nun saldırgan politikalarını hedef alan kritik bir dış politika konuşması yapacağı öngörülmektedir. Ankara siyaset koridorlarından ve bölgedeki jeopolitik gerilimlerden süzülen rüzgâr bize gösteriyor ki; Başkan Erdoğan'ın Ahlat'taki kutlu meydandan yükselmesi beklenen güçlü sesinin Akdeniz'in doğusunda devlet terörü estiren, bölgeyi nükleer ve bölgesel bir savaşın eşiğine getiren Netanyahu yönetiminin pervasızlığına karşı bir set çekeceği ifade ediliyor. Dünya gerçekleri görüyor. Soykırımcı Netanyahu uluslararası hukuku hiçe sayıyor. Lübnan'dan Suriye'ye, Gazze'den tüm bölgeye yaymaya çalıştığı yayılmacı politikalarına karşı sözde "arz-ı mev'ud" (vaat edilmiş topraklar) fantezizi peşinde hayal kuruyorlar. Türkiye "Doğu Akdeniz'de ve sınır boylarımızda estirilmek istenen terörün arkasındaki asıl niyetin farkında. Türkiye, iç cepheyi tahkim ederken, Netanyahu'nun bölgemizi ateşe atmasına ve inanç değerlerimizi çiğnemesine asla seyirci kalınmayacağının da sesi oluyor. 2023'te iç cepheyi sağlam tutma sözü veren Başkan Erdoğan, 2026'da bu sağlam cepheyi küresel bir adalet ittifakına dönüştürmeye çalışıyor. Ateşle oynayan Netanyahu İsrail'in saldırganlığına karşı bölge ülkeleri ve İslam dünyasının somut adımlar atması sağlanıyor. Ekonomik ve askeri stratejiler ilmek ilmek örülüyor. BU BAĞLAMDA, TÜRKİYE-SUUDİ ARABİSTAN-PAKİSTAN MEKKE ORTAK SAVUNMA PAKTI'NIN BİRÇOK MÜSLÜMAN ÜLKENİN KATILMASIYLA AKDENİZ'DEN ASYA'YA UZANMASI GÜNDEMDEDİR.
ÇERÇEVE YASA
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın işaret fişeğini 2 yıl önce Ahlat'ta "iç cephe tahkimi" mesajlarıyla attığı "Terörsüz Türkiye" süreci, TBMM'de iktidar ve muhalefeti bir araya getiren tarihi uzlaşı sonucu 467 oyla kabul edilen çerçeve yasa ile taçlandı. Terörü sona erdirmek amacıyla başlatılan sürecin en önemli kavşağında Erdoğan, yine Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümü etkinliklerine katılarak birlik beraberlik mesajları verecek. Malazgirt, Erdoğan'ın "Terörsüz Türkiye" sürecini başlattığı yer olması bakımından da ayrı bir önem taşıyor. Erdoğan, 2024'te zafer etkinlikleri yıl dönümü töreninde sürecin işaret fişeği niteliğinde bir konuşma yapmış, Malazgirt'in 2071 Türkiye'sine giden yolda yolu aydınlatan bir fener olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak, "Malazgirt Zaferi, birliğin ve beraberliğin meyvesidir. Milletçe zorlukların üstesinden ancak bir olursak geliriz" demişti.
SONUÇ
AHLAT, Büyük Türk milletinin Kızılelma'sının anahtarıdır. Ve bugün o anahtar, Başkan Erdoğan tarafından YAKIN ASYA'da (Orta Doğu'da) barışın, mazlumun ve insanlık onurunun kapısını açmak için çevriliyor. 25 Ağustos 2023'te toprağa ekilen kararlılık tohumları, bugünün yangın yerinde dünyaya nizam ve adalet vadeden koca bir çınara dönüşüyor. Gözümüz ve kulağımız Ahlat'ta; çünkü oradan yükselecek ses, sadece Ankara'nın değil, insanlığın ortak vicdanının sesi olacak.
