• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
TEKNOFEST Gölcük’ten dünyaya mesajlar

BÜLENT ERANDAÇ

TEKNOFEST Gölcük’ten dünyaya mesajlar

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 27 Ağustos 2026

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 25. yıl törenlerinde çok ses getiren jeopolitik bir çıkış yapmıştı. "Açın kapıları, büyük ve güçlü Türkiye geliyor" demişti. Erdoğan'ın tarihi sözünün etkisi sürerken 21- 23 Ağustos'ta Türkiye Cumhuriyeti'nin denizlerdeki bağımsızlık mücadelesinin en köklü şahitlerinden biri olan Gölcük Tersanesi, çok farklı ve bir o kadar da derin bir vizyona ev sahipliği yaptı. TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında Gölcük'ten dünyaya derin mesajlar verildi. Gölcük'te dalgalanan Türk bayrağının gölgesinde, denizin altından gökyüzünün enginliğine uzanan öyle mesajlar verildi ki bu mesajların yankısı komşu başkentlerden okyanus ötesine kadar çok net bir şekilde hissedildi. Nitekim Gölcük'ten verilen derin mesajlar, başta Atina ve Tel Aviv olmak üzere uluslararası basında geniş yankı bularak "Gölcük'ten yükselen tarihi kararlılık" olarak kayıtlara geçti. Türkiye, kendi kıta sahanlığında ve deniz sınırlarında başkalarının çizdiği haritaları kabul etmeyeceğini, bunu da diplomatik masalardan önce üretim tezgahlarında ve yerli teknolojisinde tescillediğini gösterdi.

MÜTHİŞ GELİŞME
Gölcük'te 343 bini aşkın vatandaşı bir araya getiren rekor katılım, halkın bu millî teknoloji hamlesini ne denli sahiplendiğinin en büyük kanıtıydı. Ancak asıl dikkat çeken, sergilenen unsurların niteliğiydi. Denizlerin dev başyapıtı TCG Anadolu'nun yanı sıra sahne alan yerli denizaltılarımız, firkateynlerimiz ve akıllı otonom sistemlerimiz; Türkiye'nin artık sadece gemi inşa eden değil, akıllı savaş stratejileri geliştiren bir güç olduğunu gösterdi. Deniz üzerinde adeta şov yapan SAT ve SAS komandolarımızın nefes kesen gösterileri ile gökyüzünde onları selamlayan Bayraktar TB2 ve Bayraktar TB3 İHA'ları, deniz-hava entegrasyonunda ulaştığımız muazzam seviyeyi gözler önüne serdi. Bu tablo, dosta güven aşılamaktan öte, Türkiye'nin denizlerdeki haklarını gasp etmeye niyetlenen her türlü odak için çok açık bir caydırıcılık mesajıydı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun Gölcük TEKNOFEST'te yaptığı konuşma; Türkiye'nin deniz jeopolitiği, savunma sanayisi stratejisi ve bölgesel güvenlik yaklaşımları açısından oldukça stratejik ve derin mesajlar taşıyor. Oramiral Tatlıoğlu'nun diplomatik ve askeri dengeleri gözeterek yaptığı vurgulamaların analizini yapalım: Caydırıcılık: "Doğu Akdeniz'deki yetki alanlarımız içerisindeki bütün doğal zenginlikler bize aittir dedik ve bu tartışmayı gündemden çıkardık" sözü, diplomatik gri alan bırakmayan bir meydan okuma. Nitekim Türkiye; Çanakkale Ege Denizi'nde ve Doğu Akdeniz Muğla Fethiye ve Kaş'ta deniz parkları ilanını da gerçekleştirdi. Mavi Vatan'ın Tescili: Bu hamleler, Türkiye'nin Mavi Vatan politikasından geri adım atmayacağını siyasi bir söylem olmaktan çıkarıp askeri bir doktrin olarak sahaya yansıttı. Oramiral Tatlıoğlu'nun nefesleri kesen sözleri, "Aynı Anda 60 Savaş Gemisi İnşa Ediyoruz" mesajı oldu. Tersanelerimiz 24 saat çalışıyor. Bir taraftan Türk donanması büyüyor, diğer taraftan kardeşlerimiz Pakistan ve dostlarımıza savaş gemisi inşa ediliyor. Bu gelişmeler sadece bir lojistik veri değil, bölgesel süper güç ilanıdır. Batı'nın örtülü veya açık askeri ambargolarına karşı Türkiye'nin kendi kendine yetebilen ve müttefiklerine de gemi ihraç eden bir "küresel deniz gücü aktörü" haline geldiği gösteriliyor. Denizlerde teknolojik hamleler sürüyor. Türkiye'nin İnsansız Deniz Araçları (İDA) ve yeni nesil uçak gemisi hamleleriyle geleceğin hibrit deniz harbine hazır olunduğu mesajı verilerek, potansiyel rakiplere karşı psikolojik üstünlük sağlanıyor.

TÜRK UÇAK GEMİSİ
Türk Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tatlıoğlu, MUGEM sınıfının ilk uçak gemisinin 27 Eylül 2027'de denize indirileceğini açıkladı. Yankısı büyük oldu. Yunanistan ve İsrail'in morali bozuldu. İtalyan yayın kuruluşu Formiche, Türkiye'nin tamamen milli imkanlarla geliştirdiği MUGEM uçak gemisi projesini mercek altına aldı. Formiche, Türkiye'nin deniz gücündeki dönüşümün Akdeniz'in askeri coğrafyasında yeni bir tablo oluşturabileceğine dikkat çekti. Formiche, Türkiye'nin deniz kuvvetlerinde yürüttüğü modernizasyon çalışmalarını ve tamamen milli imkanlarla geliştirdiği MUGEM uçak gemisi projesini kapsamlı bir analizle ele aldı. "Akdeniz'in askeri coğrafyası nasıl değişiyor?" başlıklı analizde; Ankara'nın deniz gücünü yalnızca kıyı savunmasıyla sınırlı tutmadığı, insansız hava, su üstü ve su altı sistemlerini aynı platform üzerinde bir araya getirmeyi hedeflediği belirtildi. Formiche, Türkiye'nin son yıllarda yürüttüğü geniş kapsamlı askeri modernizasyonun bir parçası olarak değerlendirdi. Analize göre özellikle insansız sistemler, hava araçları ve deniz platformları, Türkiye'nin savunma alanındaki dönüşümünün önemli unsurları arasında bulunuyor. Formiche, MUGEM'in hayata geçirilmesi halinde Türk Deniz Kuvvetleri açısından önemli bir kapasite artışı anlamına geleceğini yazdı. Analizde, Türk Deniz Kuvvetlerinin mevcut en yüksek kapasitesinin TCG Anadolu tarafından temsil edildiği belirtildi. İspanya'nın Juan Carlos sınıfı tasarımından dönüştürülen TCG Anadolu'nun bugün amfibi hücum gemisi olarak görev yaptığı ifade edildi. MUGEM'in ise bu kapasitenin ötesine geçmesi hedeflenen yeni bir platform olacağına dikkat çekildi. MUGEM'in yaklaşık 285 metre uzunluğa ve 60 bin ton deplasmana sahip olması planlanıyor.

DENGELER DEĞİŞİYOR
Formiche'nin analizinin Türkiye açısından en dikkat çekici bölümü ise MUGEM'in Akdeniz'deki askeri dengeye olası etkileri üzerine oldu. İtalyan yayın kuruluşu, Türkiye'nin Akdeniz ve Orta Doğu'daki aktif rolüne dikkat çekerek, Türk donanmasının böyle bir kapasiteye ulaşmasının bölgedeki deniz gücü dengeleri açısından önem taşıdığını belirtti. Analizde, şimdiye kadar Akdeniz'e kıyısı bulunan ülkeler arasında uçak gemisi kapasitesine sahip aktörlerin İtalya ve Fransa olduğu ifade edildi. MUGEM'in devreye girmesiyle birlikte ise Avrupa'nın Akdeniz'de yeni bir rakiple karşı karşıya kalacağı değerlendirmesi yapıldı. Bu değerlendirme, Türkiye'nin MUGEM projesinin yalnızca ulusal savunma kapasitesi açısından değil, Akdeniz'deki güç dengeleri açısından da yakından takip edildiğini ortaya koydu. Türkiye, hızlı bir dönüşüm geçiren ve giderek daha çok kutuplu hale gelen dünyada kendisine alan açan bölgesel bir süper güç olarak yürüyor. Dünyanın en tecrübeli lideri Başkan Erdoğan, Türkiye Yüzyılı paradigmasını ilmek ilmek örüyor. AÇIN KAPILARI, BÜYÜK TÜRKİYE CUMHURİYETİ GELİYOR.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.