Eski Başkan Bush ve Başkan Obama'nın kararlı duruşları ve FED'e verdikleri destek ABD'nin 1929 Büyük Buhranı'ndan sonraki en büyük krizden çıkmasında önemli katkı yapıyor. Bazı makro ekonomik veriler Şubat ayındaki "dip noktasından" sonra beklentilerin üzerinde bir hızla düzelme gösteriyor.
Faturanın daha ağır olacağı ve en kötünün geride bırakılmasının biraz daha zaman alacağı kaygısı taşındığı sırada, özellikle büyüme rakamının, sanayi üretiminin ve perakende satışlarının yükselme eğilimine girmesi hükümete ve ekonomi yönetimine derin nefes aldırdı. Her ne kadar ABD ekonomisinin durgunluğa girmesine veya çıkmasına NBER (National Bureau of Economic Research) karar verse de FED Başkanı Ben Bernanke aceleci davranıp, tabi rahatlamanın etkisiyle, ABD ekonomisinin büyük olasılıkla durgunluktan çıktığını söyledi.
Gerçekten ABD ekonomisi durgunluktan çıktı mı? Daha doğrusu düzlüğe çıktı mı?
İYİMSER GELİŞMELER
Yanıt için bazı verilere bakalım...
* Son çeyrekte ABD ekonomisi sadece yüzde 1 küçüldü. Tahminler bu yılı yüzde 2.6 negatif büyüme ile kapatması yönünde. 2010 yılında ise ABD ekonomisinin yeniden büyümeye başlaması ve büyüme oranının da yüzde 2.5 seviyesine çıkması bekleniyor.
* Endüstriyel üretim Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10.7 gerilemiş. Bu yıl itibariyle baktığımızda Şubat ayından sonra ilk çıkış hızını koruyamasa da yukarı yönlü hareket devam ediyor.
* Yeni ev fiyatları Temmuz ayında ABD'de yüzde 0.3 artış göstermiş. Krizlerde ilk etkilenen ve çıkışta en geç tepki veren sektörlerin başında gelen konut sektöründeki talep yükselmesinin ve aynı zamanda konut tadilatlardaki hareketlenmenin dikkat çekici olduğunu söyleyebiliriz. Bu arada, ABD'de konut fiyatları halen 2007 Nisan ayındaki zirve seviyesinin yüzde 10.5 altında bulunduğunu da ekleyelim.
* Doların ABD'nin ticaret partnerleri olan ülke para birimleri karşısında değer yitirmesi dış ticaretin ve buna bağlı olarak "cari işlemler açığının" daralmasında önemli rol oynuyor. Son 12 yılın toplam dış ticaret açığı 602 milyar dolar, cari açığı ise 542.3 milyar dolar. Cari açığın gayrisafi yurt içi hasılaya oranı ise yüzde 2.9. Tehlike sınırını yüzde 5 kabul edersek yüzde 2.9 oldukça makul görünüyor.
* Perakende satışlardaki kan kaybı da azalıyor. Geçen yıla göre perakende satışlardaki düşüş yüzde 5.1 olmuş. Avrupa ile kıyasladığımızda iç talebin ABD'de halen düşük seviyelerde olduğunu net bir şekilde gözlemleyebiliyoruz.
İŞSİZLİK SORUNU
Son açıklanan verilere göre bardağın boş kısmında hatta tamamında işsizlik sorunu bulunuyor. Yeterli istihdamın yaratılamaması işsiz sayısının rekor düzeye çıkması Başkan Obama ve Bernanke'yi kaygılandırıyor. Basına yaptıkları konuşmalarda bu sorunun altını çiziyorlar ve çözümün zaman alacağı gerçeğini hatırlatıyorlar. Bu kanıya sahip olmalarının altında yatan en temel etmen ise işverenin istihdama sıcak bakmaması. Çünkü, beklenti anketlerinden işverenin ileriye yönelik iyimser olmadığı sonuçları çıkıyor. Bu yüzden, yeni istihdam yerine mevcut işgücü ile "verimlilik" artışını tercih ediyorlar. Şu an itibarıyla işsizlik oranı yüzde 9.7, işsiz sayısı 14.5 milyon kişi. Daha çarpıcı olanı ise, 2007 Aralık ayından bu yana yeni iş imkanlarının yüzde 45 düşmüş olması. Sektörel dağılıma göre üretim yüzde 47 ile başı çekiyor, inşaat yüzde 37 ve perakende yüzde 22 ile sanayi sektörünü izliyor.
Sonuçta, yukarıda özetlediğimiz artı ve eksileri yan yana getirdiğimizde, ABD ekonomisinin tam anlamıyla düzlüğe çıktığını söylemenin erken olduğu gerçeği ağır basıyor.
