• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
ABD’den çelişkili veriler

CAHİT SÖNMEZ

ABD'den çelişkili veriler

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 02 Kasım 2009
ABD'nin bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 3.5 büyüdüğü haberi geldi geçen hafta. Kendilerine iyimserlik rolü biçmişler. Deyim yerinde ise bu haberin üzerine balıklama atlayıp, kötümserlere gol atma sevincini yaşamaya çalıştılar. Büyüme verisi doğru ancak ne kadar anlamlı olduğu tartışılır.
Dünya ekonomisinin lokomotifi konumundaki ABD ekonomisinin küçülmesi ne denli vahim ise büyümesi de o kadar sevindirici. En büyük ihracatçılar Almanya, Çin ve Japonya ekonomilerinin bile potansiyel büyüme seviyelerine ulaşmaları için ABD'den gelecek talep hayati önem taşıyor. Üçüncü çeyrekte ABD ekonomisinin gayrisafi yurtiçi hasıla rakamının yüzde 3.5 düzeyinde yükselmesi ilk duyulduğunda gerçekten şaşırtıcı oldu. Çünkü ABD bırakın kriz sürecini, uzun süredir normal iktisadi koşullar altında dahi bu seviyelerde güçlükle büyüyebiliyor.

MEVSİMSEL ETKİ

Dolayısıyla büyüme rakamının ne ifade ettiğini, gerçekten durgunluğun bittiğinin bir göstergesi mi olduğunu anlayabilmemiz için rakamın hesaplanma yöntemine kısaca değinmemiz gerekiyor: ABD, bizden ve diğer bazı ülkelerden farklı olarak büyüme rakamına, gayrisafi yurtiçi hasıla verilerini bir önceki çeyreğe göre kıyaslayarak ulaşıyor. Eğer, gayrisafi yurtiçi hasıla rakamı bir önceki gayrisafi yurtiçi hasıla rakamına göre artış göstermiş ise artış oranı kadar büyümüş oluyor ABD ekonomisi.
Türkiye'de olduğu gibi çeyrek büyüme oranı geçen yılın aynı çeyreği ile kıyaslanmadan türetildiği için "mevsimsel etkiler" arındırılmamış oluyor.
Mevsimsel etkilerin arındırılması durumunda, diğer bir deyişle geçen yılın aynı çeyreğine göre ABD ekonomisinin büyümediği, tam tersine küçüldüğü görülüyor.
Aynı zamanda, büyüme rakamındaki çelişki bazı parametrelerle daha da belirginleşiyor. Tüketici harcamaları Eylül ayında 2009 yılının en alt seviyesine geriledi. Harcamalardaki gerilemenin en temel faktörü vergi teşviklerinin sonlandırılmış olması. Genel nedenleri ise, öncelikle gelirler düzeyindeki yetersizliğin sürmesi, kredi dönüşlerindeki sorunlar yüzünden kreditörlerin kredi plasmanında seçici davranmaları ve ileriye yönelik belirsizliklere karşın tüketim yerine temkinli duruşun tercih edilmesi.
Büyüme rakamını desteklemeyen diğer bir veri ise işsizlik oranları. Halen 15 milyon civarında Amerikalı, işsiz. İşgücü nüfusuna oranladığımızda işsizlik oranının yüzde 9.8 seviyesine tırmandığını ve iki haneyi zorladığını izliyoruz.

TEMEL GÖSTERGE
Geçen yılı yüzde 0.4 büyüme ile kapatan ABD, bu yıl yüzde 2.6 küçülecek. 2010 yılında ise büyüme oranının yüzde 1.5'e yükselmesi öngörülüyor. Bu büyüme projeksiyonu altında işsizlik oranı da yüzde 10'u aşacak önümüzdeki yıl.
Başkan Obama da son gelen büyüme verisine can simidi gibi sarıldı, "Uyguladıkları 787 milyar dolarlık teşvik paketinin meyvelerini topladıklarını, yüzde 3.5 büyüdüklerini ve 640 bin kişiye iş bulduklarını" açıkladı. Ben de Obama'nın yerinde olsam aynı açıklamaları yapardım doğrusu. Çünkü, psikolojik faktör krizle mücadelede bugüne kadar en etkili silah oldu.
Bu hafta hem FED hem de Avrupa Merkez Bankası faiz kararı için toplanacak. Çok büyük olasılıkla her iki merkez bankası da politika faiz oranlarını değiştirmeyecekler. Yani gevşek para politikaları krizden çıkıştan emin oluncaya kadar devam edecek. Sonuç olarak diken üstünde oturan hisse senedi piyasaları bir süre daha keskin düşüşten kurtarmış olacak.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.