• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Borç Al ver, ekonomiye can ver

CAHİT SÖNMEZ

(Borç) Al ver, ekonomiye can ver

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 23 Kasım 2009
Eylül ayı kredi kartı ve bireysel kredi borç rakamları yine iç açıcı gelmedi. Ödeyemeyenler sayısındaki artış devam ediyor Eylül ayında da. Aylık bazda bireysel kredi borçlarını ödeyemeyenlerin sayısında yüzde 33, kredi kartında ise yüzde 8 artış olmuş. Böylece, hem ödeyemeyenlerin sayısı kabarıyor hem de borç stoku yükseliyor. Son verilere göre, Eylül ayında borç ödemeyenlere katılan yeni 170 bin kişi ile borç stoku 120 milyar TL'ye tırmanmış.
Ekonomiyi canlandırmak için yapılan kampanya biraz sempatik gelmişti başlarda. Biraz da gerekli olduğunu düşünmüştük. Çünkü, 1994'de ve 2001'de yaşadığımız krizler lokal boyutta kaldığı için "dış talep" kurtarıcımız oluyordu. Üreticiler üretmeye devam ediyor, ürettikleri malları ihraç ediyorlardı. Sonuçta, ekonominin çarkları dönmeye hemen başlıyordu. Kampanya sloganına uyarlarsak, "Yabancılar al ver, Türkiye ekonomisine can ver" diyebiliyorduk. Oysa son kriz küresel düzeyde olduğu için biraz "iş başa düştü" ve iç talebin canlandırılması yolu benimsendi. Bu paralel de slogan hazırlandı.

YA SONRASI?
Önce alacağız, sonra parayı vereceğiz, firmalar da üretmeye başlayacak. Güzel bir döngü... Ama, başlangıç noktasında hata var. Hangi para ile alacağız? Para yoksa kredi ile al... Al da nasıl alırsan al... Sonra? Sonrasına bakarız...
İşte sonrası... 120 milyar TL dolayında borç stoku ve toplam 1 milyon 156 bin kredi borçlarını ödeyemeyenler ordusu.
Ürkücü rakamlar hükümeti harekete geçirmiş ve bu yılın yazında "Kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılmasına" ilişkin yasal düzenleme yapılmıştı. Düzenlemeye göre, ödeme ihtarı çekilen ve icra takibi başlatılanlardan kredi kartı borcunu yeniden yapılandırmak isteyenlere 60 gün süre tanınmıştı. Ya borçlarını tek ödeme ile kapatacaklardı ki, bu seçenekte ilave borç hesaplaması olmayacaktı ya da borçlarını taksitlendireceklerdi. Taksitler ise 6, 12 ve 24 aya yayılabiliyordu. 6 ay vadede faiz oranı yüzde 1.04, 12 ay vadede faiz oranı yüzde 1.08 olarak belirlenmişti. Aynı zamanda, asgari ödeme tutarları dönem borcunun yüzde 20'sinin altında olmayacak şekilde banka inisiyatifine bırakılıyordu.
Asgari ödemede alt sınır konmasının amacı, bankaların bu uygulamayı suiistimal etmeleri idi. Bankalar dönem harcamalarının ne kadar fazla kısmını almazlar ise astronomik faiz oranlarından o kadar kazanabiliyorlardı.

TAVANA SINIRLAMA
Merkez Bankası da kredi borç sorununun önüne geçebilmek için kredi kartlarına uygulanacak faiz oranlarına tavan uygulaması getirdi. Merkez Bankası yönetmeliğine göre kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları Ekim ayı itibarıyla TL için yüzde 3.26, ABD Doları için yüzde 2.54, euro için yüzde 2.30 düzeyinde belirlendi. Gecikme faizleri ise TL için yüzde 4.01, ABD Doları için yüzde 3.11, euro için yüzde 2.82.
Borç rakamları her geçen gün büyüyecek. Zira, çalışanlar için gelir artmıyor buna karşın alım gücü geriliyor. Çalışmayanların zaten geliri yok. 2003 yılında gelişmiş ülkelerce yaratılan "yapay refah süreci" küresel krizi getirmişti. İnsanlar gelirinin üzerinde borçlarla tüketime yöneltilmişlerdi. Sonra, başta mortgage borçları olmak üzere kredi borçları ödenememişti.
Temenni ile bitirelim... Umarız bu sefer aynı döngüyü yaşamayız.



Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.