• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Enflasyon beklendiği gibi geriledi

CAHİT SÖNMEZ

Enflasyon beklendiği gibi geriledi

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 04 Haziran 2012
Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK), geride bıraktığımız aya ait ve sonrasında yıllık bazda oluşan enflasyon verilerini açıkladı. Nisan ayında yüzde 11.14 ile zirve yapan enflasyon, Mayıs ayı verileri sonrası belirgin bir düşüş göstermiş. Tüketici Fiyat Endeksi Nisan ayına göre Mayıs'ta yüzde 0.21 aşağı gelmiş. Talep enflasyonu düşerken, maliyet enflasyonun göstergesi olan Üretici Fiyat Endeksi küçük bir sıçrama yapmış. ÜFE'nin geçen ayki değişimi yüzde 0.53.
Son veriler sonrası yıllık bazda TÜFE yüzde 8.28, ÜFE yüzde 8.06 seviyesinde gerçekleşti. Halen Merkez Bankası beklentilerinin oldukça üzerinde olmasına karşın ilk 4 ayın sonrasında ilk kez tek haneye inmesi de enflasyon direncinin kırılması anlamında önemli olduğunu hatırlatalım. Tabii, rakamların matematiksel değerlerinden öte ne anlama geldiği ve Merkez Bankası'nın para politikaları ve piyasalar açısından hangi noktaya ulaştığı daha da önemli.

KURTARICI: GIDA

Değerlendirmeye geçmeden önce rakamlarla ilgili birkaç ilginç noktanın altını çizelim...
TÜFE Mayıs ayında yüzde 0.21 gerilemesine karşın ana grupların büyük çoğunluğu aylık verinin üzerinde kalıyor. Örneğin, giyim bir önceki aya göre yüzde 8.6, eğitim yüzde 1.10 yükselmiş. Aynı şekilde lokanta, otel, eğlence, konut ve haberleşme gibi kritik önemi olan ana gruplar aylık bazda ortalamanın çok üstünde fiyat artışına konu olmuş. Yıllık bazda da durum değişmiyor. TÜFE değeri yüzde 8.28 iken, alkollü içecekler yüzde 18.7, çeşitli mal ve hizmetler yüzde 15.15 ve konut yüzde 12.54 seviyesine tırmanmış. Yani TÜFE'nin yüzde en az yüzde 50 yukarısında. Nasıl olmuş derseniz, Mayıs ayını büyük oranda yüzde 30'a yakın paya sahip gıda kurtarmış. O da baz etkisi sayesinde. İlk çıktığında 300 TL olan erikteki düşüş gibi.
Enflasyondaki olumlu gelişme en fazla para politikalarına katlı yapacak. Fiyat istikrarı temel hedefine sahip Merkez Bankası enflasyon yükseldiğinde, büyüme ve istihdam gibi bazı kritik makroekonomik hedefleri bir kenara bırakıp çoğunlukla enflasyona konsantre olmaya çalışıyor. Bu yılın başında, 2011 yılındaki enflasyon sıçramasının işlenmemiş gıdadaki baz etkisi, vergi ayarlaması ve kur artışı faktörlerinden kaynaklandığını, dolayısıyla geçici olduğuna inanıyordu. Ancak, yüzde 10'un biraz üzerinde direnç oluşunca ve Nisan'da hızlı yükseliş söz konusu olunca "ek sıkılaştırmaya" gitmek zorunda kalmıştı.

ÇEKİRDEK ENFLASYON

Son verilere göre, Merkez Bankası'nı ilgilendiren "çekirdek enflasyonda" da fazla olmasa da bir iniş söz konusu. TÜFE ürün sepetinden mevsimsel ürünlerin, enerjinin, alkollü içkilerin, tütünün ve altının arındırılmasından sonra kalan "özel kapsamlı TÜFE" Mayıs'ta yüzde 7.36'ye düşmüş.
Eğer enflasyon yaz aylarında da azalışını sürdürürse Merkez Bankası, tabii yabancı sermaye akımlarını da göz önünde bulundurarak, ek sıkılaştırma önlemine fazla ihtiyaç duymayacak. Birkaç aydır yüzde 5.75 faiz oranından yaptığı fonlamaya miktarsal sınırlama getiriyordu. Böylece, bankalara verdiği TL maliyetini yüzde 10'lar civarında tutuyordu. İki nedeni var faizi yükseltmesinin. Birincisi, kredi maliyetini artırarak tüketimi baskılamak, ikincisi ise kurların yukarı yönlü hareketini engelleyebilmek.
Enflasyon indiği sürece Merkez Bankası bıçak sırtında devam ettirdiği dengeleri daha geniş zeminde sağlayabilecek. Özellikle, enflasyonla beraber faiz oranlarının da aşağı doğru gelmesi gerek kamu açıklarının finansmanın, gerekse özel kesim kaynak bedelinin biraz hafiflemesini sağlayacak. Bir de cari açık beklentiler paralelinde düşük seviyelere gelirse değmeyin Merkez Bankası'nın keyfine...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.