• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Orta Vadeli Program'da neler var? CAHİT SÖNMEZ Orta Vadeli Program'da neler var? cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 22.10.2013, 00:00
Gelecek üç yılı kapsayan programda hem ekonomik açıdan yol haritasına yer veriliyor hem de 3 yıllık temel göstergelere yönelik öngörü yapılıyor. Gelenekselleşmiş orta vadeli programların bugüne kadar tahminleri tutturma bakımından çok başarılı olduğunu ne yazık ki söyleyemiyoruz.
2014-2016 yıllarını kapsayan OVP'nin projeksiyonlarında ne kadar isabetli olacağını değerlendirelim...
Öncelikle küresel ekonominin mevcut durumu değerlendiriliyor programda. Euro Bölgesi ülkelerinin içinde bulunduğu ekonomik zorluklardan FED'in üçüncü parasal genişlemesine, Çin ekonomisinin büyüme hızından küresel ekonomik aktiviteye kadar bir dizi kritik konuya vurgu yapılıyor.

VARSAYIMLAR NELER?

Temel varsayımlar gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomik performansları ya da büyüme hızları, petrol fiyatları ve yabancı sermaye akımları üzerine yapılandırılmış. Bu yıl küresel ekonominin büyüme hızının yüzde 4.5 olarak kabul edildiği programda gelecek yıl için yüzde 5.1 oranında bir büyüme tahmin ediliyor. Petrol fiyatlarının ise önümüzdeki yıllarda düşeceği 2012 yılında ulaştığı 112 dolarların altında kalacağının altı çiziliyor. Eğer FED çıkış stratejisine başlamazsa gelişmekte olan ülkelere gelecek yabancı sermaye akımlarının 2014'de 363 milyar dolar civarında olması tahmin ediliyor.
Gelelim Türkiye ekonomisine yönelik beklentilere...
Öncelikle programda başarılı giden mali performansın sekteye uğramayacağı hatta performans göstergelerinde düzelme görüleceği belirtiliyor. Bu yıl yüzde 37'lerde olan borç yükünün gelecek yıl yüzde 35'e inmesi hedefleniyor. Yüzde 60 olan Maastricht kriterinin neredeyse yarısı. Aynı zamanda, faiz harcamaları ve özelleştirme gelirleri dışarıda tutulduğunda genel kamu fazlasının yüzde 1.7 olması bekleniyor. Kamu maliyesi ile ilgili ilginç bir vurgu da şu; vergi yükünün azalarak program dönemi sonunda yüzde 28.3'e inmesi ve kamu iktisadi teşebbüslerinin finansman açığı vermeden faaliyetlerini gerçekleştirmesi hedefleniyor. Programda sosyal devlet ilkesi de unutulmamış. Eğitim, sağlık, altyapı, bilim, teknoloji ve ulaştırma sektörleri öncelikli olmak kaydıyla kamu harcamaları yapılacak. Zaten 2014 yılı bütçesinde eğitim ve sağlık alanlarına 75 milyar TL üzerinde kaynak ayrılmıştı.

BÜYÜME DE İYİMSER

Büyük olasılıkla bu yıl yüzde 3'lerde kalacak olan büyüme hızının seneye yüzde 4, sonraki iki yılda da yüzde 5 oranına çıkması planlanmış. 2014'de yüzde 4 olabilir. Çünkü üç seçim var, biraz musluklar açılır, bu yıl olduğu gibi kamu ağırlıklı, tabii iç talep kaynaklı, büyüme gerçekleştirilebilir. Ancak, eninde sonunda FED'in üçüncü parasal genişleme programını sonlandırması ile yabancı sermaye akımlarının yön değiştireceği, küresel büyüme hızının ivmelenemeyeceği gerçeklerini göz önünde bulundurduğumuzda, sonraki yıllar için hedeflenen büyüme hızlarının ulaşılabilirliğinin soru işareti taşıdığını hatırlatalım.
İstihdam verilerine de göz atalım...
Programa göre dönem sonunda işgücüne katılım oranı yüzde 51.9'a ulaşacak. Nasıl olacak derseniz açıklaması şu şekilde yapılmış; iş ve aile yaşamını uyumlaştırma politikaları uygulamaya geçirilecek ve kadınların işgücüne katılımları desteklenecek. Böylece programın kapsadığı dönem sonunda istihdam edilenlerin toplamı 27.5 milyon kişi olacak. Yine aynı süre içinde tarım sektöründe istihdam edilenlerin oranının da yüzde 23.6'lardan yüzde 22.1'e kadar çekilmesi planlanıyor.
Yarın cari açık, gelir politikası ve enflasyonla devam edip, programın kendi içinde ne kadar tutarlı olduğunu değerlendireceğim...



Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN