1891'den bugüne dek, her mayıs ayını hazirana bağlayan iki haftanın vazgeçilmezi olan 135 yıllık bir tarihi spor şöleni. 4 Grand Slam'in kronolojik olarak ikincisi, Fransa Açık ya da nam-ı diğer Roland Garros. Dünyadaki bazı tenis çevreleri, Avustralya Açık ve Amerika Açık derken yanına Fransa Açık'ı da koyar fakat Wimbledon'a İngiltere Açık demez. Halbuki Fransa'da herkes bu turnuvaya Roland Garros der. Peki neden böyle der? Kimdir bu Roland Garros? 1888 doğumlu Fransız bir havacı olan Roland Garros, Fransa-Tunus arasında Akdeniz'i ilk geçen pilot olarak ün yapmıştı. Fakat asıl tanındığı dönem 1.Dünya Savaşı'ydı. Anlatılana göre, Savaşın patlak vermesiyle Fransız ordusuna katılan Garros, 1914 yılında savaşın henüz başlarında Alman cephesinde uçağıyla bir Zeplin'e saldırır, hem tahrip eder hem de pilotlarını öldürür. Bu olay dünyanın ilk hava saldırısı olarak tarihe geçer. Pervane kanatlarına metal deflektörler monte eden Roland Garros, bu sayede Alman uçaklarını düşürmeye başlar. 1915 yılında uçağındaki bir yakıt arızası nedeniyle Alman cephesinde iniş yapmak zorunda kalır fakat uçağını imha etmeyi başaramadan yakalanır. Ünlü Hollandalı havacı ve uçak üreticisi Anthony Fokker öncülüğünde bir grup mühendis Roland Garros'un uçağını incelemeye alır. Fokker bu deflektörü görür, işin sırrını anlar ve uçaklara bir senkronizasyon dişli sistemi geliştirir. Bu icat Almanlara havada büyük bir üstünlük sağlar. Esir kampında üç yıl geçiren Roland Garros, 1918 yılında esir kampından kaçıp güç bela ülkesine dönmüş, ve yeniden orduya katılıp Alman uçaklarını düşürmeye devam etmiş. Savaşın bitmesine bir ay kala bir hava çatışmasında uçağı düşürülen Roland Garros 30. doğum gününden bir gün önce hayatını kaybetmiş. Turnuvaya adını veren bu isim, Dünyanın ilk savaş pilotu olarak biliniyor ve bunun yanı sıra Akdeniz'i geçen ilk Fransız pilot unvanına da sahip, tarih kitaplarına göre iyi de tenis oynayabilen, tek kelimeyle "bir ulusal kahraman"

SAVAŞ PİLOTU
Roland Garros kortunun 1928'deki inşasına kadar şampiyona, "Stade Français" ve "Racing Club de France" sahalarında oynandı. Orjinal ismiyle Stade Roland Garros'un yapılış hikayesi ise şöyle; Dört Silahşörler lakaplı 4 efsane Fransız raket; Rene Lacoste, Jean Borotra, Henri Cochet ve Jacques Brugnon, 1927 senesinde Philadelphia'daki Davis Cup maçında, mutlak favori Amerikan takımını 3-2 yenip Dünya Şampiyonu olurlar ve bir ilki gerçekleştirdikleri ülkeye kahraman gibi dönerler. Hatta kendileri bu yüzden Philadelphia Dörtlüsü olarak da bilinir. Yetkililerin 1928'deki rövanşı düşünüp, kendi evimizdeki bu maçı kapasitesi yüksek ve güzel bir tesiste oynayalım fikri bu tarihi stadın yapılmasının fitilini ateşler. Böylece bugünkü tesis yapılır ve adı da savaş kahramanı bu Fransız havacıya ithaf edilir. Bu arada 1928 finalinde Amerikalılar Fransa'daki rövanş niteliğindeki maçta da 4-1 kaybederek ülkelerine geri döner, Fransa ikinci kez Dünya şampiyonu olur. Aynı zamanda tek erkekler kupasına verilen isim "Silahşörler Kupası" da bu 4 efsanenin anısınadır.

TEK TOPRAK TURNUVASI
Roland Garros, 4 Grand Slam içinde, sert ve çim zemine nazaran toprakta topun hızının azalması ve yerden fazla yükselmesi nedeniyle, bunun akabinde gelen bitmeyen rally'ler ve yetenek kadar güç, sabır, dayanıklılık, disiplin hatta fizik kondisyonundan da öte psikoloji gerektiren bir turnuva. Özellikle erkeklerde şampiyonluk kazanamadan kariyerleri biten Pete Sampras, Jimmy Connors, John McEnroe, Boris Becker ve Stefan Edberg gibi yıldızların var olması şaşırtıcı. Roland Garros'un tartışmasız en büyük efsanesi 14 kez şampiyon olan "Toprağın kralı" Rafael Nadal. Bütün uluslararası turnuvalarda hakemlerin skor bildirimleri önce ülkenin ana dilinde sonra da İngilizce olarak yapılır. Bunun istisnası Roland Garros'tur.
Maçlarda hakemler sadece Fransızca olarak skor anonsu yapar, İngilizce seslenmez. Sebebini de şöyle açıklarlar: Fransızlar sadece Fran- sızca konuşur başka dil bilmez; bu yüzden hakemler onların anlayacağı dilden seslenme yapar.
