• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
İplikçizade Köşkü

EKREM DURUL

İplikçizade Köşkü

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 25 Nisan 2026

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün İzmir'de konakladığı ilk ev olma özelliği taşıyan ve aynı zamanda meşhur Yunanistan bayrağı hikayesinin yaşandığı İplikçizade Köşkü, günümüze kadar ulaşamamış olsa da, hem İzmir'in hem de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin unutulmaması gereken tanıklarından biri.
İzmir Karşıyaka sahilde, bugün yerinde 380 numaralı Çağlayan Apartmanı bulunan İplikçizade Köşkü, 1900'lü yılların başında, zengin Rum armatör Kostas Kotzia tarafından inşa ettirilmiş. 2 bin 800 metrekarelik sahada kurulan evin bahçesinde yel değirmeni ve tenis kortu varmış. Üç katlı ve 15 odalı olan bu ev, 1916'da ilk sahibi İtalyan Alloyeti'den 50 bin liraya satın alınmış. Bu tarihten sonra yapı uzun yıllar İzmir'in köklü tüccar ailelerinden İplikçizadelerin aile konutu olarak kullanılmış.

1919-1922 yılları arasındaki Yunan işgali sırasında köşk, tarihinin en hüzünlü anlarına tanıklık etmiş. İplikçizade İsmail Bey Rodos'a kaçmak zorunda kalırken, eşi Fatma Hanım ve büyük oğlu Süreyya Bey Karşıyaka'da kalmıştı. Yunan kralı Konstantin İzmir'e gelmeden önce İzmir valisi İstiryadis, Süreyya Bey'i çağırtarak senelik kirasına karşılık, kralı ağırlamak maksadı ile evlerine el koyacaklarını resmen bildirmişti. 30 Mayıs 1921'de hücumbot ile İzmir'e yanaşan Kral Konstantin, İzmirli Rumların büyük gösterileri ile İplikçizade Köşkü'ne gelmiş ve ayağının altına serilen Türk bayrağına basarak evin içine girmişti. Dönemin kaynaklarında sıklıkla aktarılan ve kent belleğinde derin bir yara olarak yer etmiş bu olayı gözleriyle gören Süreyya Bey, kralın dönüşünün ardından Milli mücadeleye verdiği destek sebebiyle Atina'ya sürgüne gönderilmiş. Milli Mücadele'nin kazanılması ve İzmir'in kurtuluşuyla beraber, Fatma Hanım'ın kardeş çocuğu ve, 5. Süvari Kolordusu Komutanı Fahrettin Altay'ın kardeşi olan Fikri Altay, Kral Konstantin'in yaptığı densizliği Atatürk'e anlatmış ve kurtuluşun ilk gecesi İplikçizade Köşkü'nde kalması için Gazi Mustafa Kemal Paşa'yı davet etmişti. Paşa'nın kabul etmesiyle köşkte hummalı bir hazırlık yapılmış. Tüm odalar tertemiz hazırlanıp Gazi'nin sofra adabına uyularak İzmir yemeklerinin çoğunlukta olduğu bu büyük sofrada ikramın tam olmasına özen gösterilmiş. Atatürk, Fevzi Paşa, İsmet Paşa ve bazı üst komutanlar, bu evde ağırlanacakmış.

KURTULUŞUN İLK GÜNLERİ
Mustafa Kemal Atatürk 10 Eylül günü beraberindeki heyetle birlikte Karşıyaka'ya geçti ve İplikçizade Köşkü'ne geldi. Bu kez merdivenlere bir Yunan bayrağı serilerek intikam hissiyle üzerinden geçmesi istendi. Yunan Kralı Konstantin'in zamanında Türk bayrağını çiğneyerek içeri girdiği hatırlatılınca Atatürk, "O bir hata etmiş, ben o hatayı tekrar edemem. Bayrak bir milletin şerefidir, yerlere serilemez" diyerek bayrağı kaldırtmıştır.

Fatma Hanım, esir düşen oğlu Süreyya'nın kurtarılması için burada Atatürk'ten yardım istemiş, Atatürk de İtalya Başkonsolosluğu aracılığıyla girişimde bulunarak Süreyya Bey'in 10 gün içerisinde İzmir'e dönmesini sağlamıştır. Atatürk, ekibiyle birlikte burada 4 gün kalırken, İzmir'in yeniden doğuşu ve kurtuluşun ilk mutlu günleri burada kutlandı. İplikçizade Köşkü, Atatürk'ün İzmir'de konakladığı ilk ev olma özelliği taşıması bakımından da önemlidir.
Cumhuriyet'in ilanından sonra köşk Atatürk'ün talimatıyla bir süre Cumhuriyet'in ilk Sağır Dilsiz ve Körler Müessesesi'ne tahsis edilirken, daha sonra bir Fransız işletmeci tarafından pansiyon haline getirilerek "Narik" adını aldı. Geceleri bahçesinde balolar ve davetler düzenlenirken, o dönem İzmir sosyetesinin ilgi odağı olmuştu. 1976 yılında köşk yıkılırken, yerine bugünkü Çağlayan Apartmanı inşa edildi. Apartmanın önüne bilgilendirici bir levha asılmış olsa da, ne yazık ki bakımsız bir halde bırakılmış. Açıkçası İzmir'in ve Karşıyaka'nın önemli bir tarihi değerinin günümüze ulaşamaması ayrı bir tartışma konusu ve üzücü fakat anılarda, yazılarda ve İzmirlinin kalbinde hala bir onur hikayesi olarak yaşıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.