Ankara, beş ayda kaçıncı defa korkuyla burun buruna geldi? Beş ayda kaç canı toprağa verdi Ankara? Kaç kişi, cenazesini bulmanın sevincini yaşadı? Öyle ya, vefat eden ve cenazesi belli olmayanlar da var terör lanetinin kıydığı canlar içinde.
Kim fayda sağlıyorsa desteklediğinden eminim.
Kim ortalığın bu denli karışmasından yana mutlu oluyor, masumların katledilmesine seviniyorsa, katil odur.
Sistem artık terörden korkmaya veya alışmaya kadar getirdi ortamı. Bir kişi bile ölse içimiz sızlarken şimdi onlarca hatta yüzlerce masumun ölmesine alışmış gibiyiz.
Teröre alışılır mı, terörden korkulmayabilir mi? Belki de alışılıyor. Bir dönem, Güneydoğu'dan gelen haberler üçüncü, beşinci haber olarak veriliyordu hatırlasanıza. Yirmi yılda 40 binden fazla insan öldü, PKK yüzünden. İstanbul, İzmir veya Ankara'da pek kimsenin umurunda değildi ama. Bizden uzaktı ya terör, "olsun"du...
KORKUTUCU CİNNET HALİ
Terörizmi bir savaş biçimi olarak tarif ediyor yazar Ann Weil. 11 Eylül saldırısından sonra yazdığı, 'Disasters: Terorism' adlı kitabında şöyle söylüyor: Terörizm; rastgele seçilmiş ya da sembolik değeri olan kurbanların, şiddetin aracı oldukları bir savaş yöntemidir. Bu araç olan kurbanların kurbanlaştırılmaları, mensup oldukları grup ya da sınıftaki yerlerine bağlıdır. Böylece, söz konusu grup ya da sınıfa mensup olan diğer bireyler de, kronik bir terör korkusunun içine itilmiş olurlar...
Terör ciddi bir savaş biçimi bence de; kahpece bir yöntem. Aslında savaşmayanlar üzerinden, masumlar üzerinden prim yapıyor. İlginç bir şekilde iki gündür, sosyal medyada haber veya fikir paylaşan tanıdıklarımı arkadaşlıktan çıkarıyorum. Gayet iyi tanıdığım kişilerin ne denli cahil veya vicdansız olduklarını görüyorum. Tıpkı terör gibi, terörden sonra yaşanan bu cinnet hali de korkutuyor beni. Hükümete, polise, askere ana/avrat küfür edenlerden ödüm patlıyor.
ORTAK PARANOYA
TDK şöyle tarif ediyor: Terör ya da terörizm, siyasal, dinsel ve/veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere; resmi, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren yolun kullanımıdır. Terör uygulayan organize gruplara terör örgütü; terör uygulayan şahıslara ise terörist denir... Kökeninin Latince olduğu ve 'korkudan sarsıntı geçirmek' olduğu da yazıyor sözlüklerde! Ortak bir korkuya sebep olduğu kesin, ortak bir paranoyaya da.
Kamu otoritesi sarsılıyor, hükümete karşı olanlar kendilerini güçlü hissediyor ve terörden beslenerek "istifa" söylemlerine sığınıyor. Ne kadar manyak varsa, eyleme karışan arabaların plakalarından tutun, teröristlerin kimliklerine dek, oradan buradan buldukları saçma sapan bilgileri paylaşıyorlar. Ceset veya yaralı fotoğraflarını, birçoğu bambaşka ülkelerde, çeşitli savaş veya olaylar sırasında çekilmiş fotoğrafları 'İşte Ankara' diyerek yayınlıyorlar. Akıl tutulmasına sebep olduğu kesin; terör neye hizmet ediyorsa başarıyor bir bakıma. Ancak unuttukları bir şey var elini masum sivillerin kanına bulayanların; biz bu memleketi zaten kan akıtarak savunduk, kazandık! Kimse ama hiç kimse, hiçbir amaç ya da eylem, başarılı olamayacaktır. Allah şehitlerimizin ve ailelerinin yanında olsun... Biz teröre değil ölmeye alışkınız, yanmaya da. Biz bu ülke için can vermek için doğmuşuz, varın bütün bombaları patlatın; başaramayacaksınız! Sonuçta siz katilsiniz, vefat edenler şehit!
