• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Bu ihaneti yapacağı 3 yıl önceden belliydi ERHAN GÜLENÇ Bu ihaneti yapacağı 3 yıl önceden belliydi erhan.gulenc@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 08.08.2017, 00:00

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun "15 Temmuz kontrollü darbedir" sözlerinin ardından CHP'liler arasında 250 şehit verdiğimiz ve Türkiye'yi işgalden kurtardığımız 15 Temmuz gecesiyle ilgili saygısızlık ve zırvalama yarışı başladı. CHP Antalya Milletvekili Mustafa Akaydın, bu hadsizlik yarışında zirve yapan isim oldu. 15 Temmuz akşamı darbeye direnirken şehit olan 250 kahraman için "Katilleri devlettir"diyerek bu halka ve şehitlere ihanet etti.
Üstelik, bu Akaydın'ın halka ilk ihaneti de değil. Akaydın, 2014'te de Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı'yken Kurtuluş Savaşı kahramanlarımıza dil uzatmıştı.
"Fransızlar geliyor topraklarımızı işgal ediyor. Halkın umrunda bile değil. Kahvede tavla oynuyor. Birisi geliyor ve diyor ki 'Düşman şehre girdi'. Kimsenin umurunda değil.
Sonra 'tarlaya girdi' diyor ve herkes baltasını, sapanını kapıp tarlaya gidiyor" demişti.
Yani, Kurtuluş Savaşı'nda var olma mücadelesi veren kahraman Türk milletine 'menfaatçi' yakıştırmasında bulunarak bu millete en büyük hakaretlerden birini etmişti. Düşünebiliyor musunuz, bunu söyleyen bir kişi bu hakareti yaptığı milletin vekili olarak Meclis'e sokuldu. O da kendisini Meclis'e sokanların yüzünü kara çıkarmadı! Milletimizin yine bir varoluş mücadelesi verdiği 15 Temmuz'la ilgili sözleriyle yeni bir ihanete imza attı.
Yazıklar olsun...

BÜYÜKERŞEN Mİ KOCAOĞLU MU?

İzmir'i bu hale getirdiği için ne kadar eleştirsek de Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun hakkını bir konuda teslim etmek lazım! "Mağduru oynamayı" çok iyi beceriyor. Yapamadığı icraatları yüzünden eleştirildiğinde hemen "Ben aslında çok iş yapacağım ama Ankara engelliyor" ya da "İzmir, Atatürkçü bir kent. Ben de öyle olduğum için bu eleştirileri yaparak İzmir'i ele geçirmeye çalışıyorlar" diyor. Böylece İzmirlilerin desteğini bir şekilde almayı sürdürüyor.
En son Mayıs ayında Buca ve Karabağlar'ı 3 gün susuz bıraktığında bile işin içinden "Bu kent Mustafa Kemal'in kentidir.
On seçimdir bu kentten netice alamıyorsunuz, alamazsınız" diyerek sıyrılmaya çalıştı. Maalesef sıyrıldı da...
Yeni Asır Gazetesi, Aziz Kocaoğlu'nun "mağduriyet" maskesini düşürecek bir manşetle çıktı dün. Yaptıklarıyla bozkırın ortasında bir yeryüzü cenneti oluşturan CHP'li Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile açıklarını sürekli "CHP'li olduğum için beni Ankara engelliyor" veya "Ben Atatürkçüyüm" diyerek kapatan Kocaoğlu'nu kıyasladı.
Bu manşetle iki kent arasındaki "Başkan farkı" net bir şekilde ortaya konulmuş oldu. Sayın Kocaoğlu, söylediğiniz gibi Ankara sizi engelliyorsa niye Büyükerşen'i de engellemiyor? Yoksa O sizin gibi CHP'li değil mi, Atatürkçü değil mi?
Denizi olmayan kente plaj bile kazandıran, Porsuk Çayı'nı gondolların gezdiği, su sporlarının yapıldığı bir güzelliğe dönüştüren Büyükerşen mi, bir Meles Çayı'nı 15 yıldır temizleyemeyen, Körfez'in hala lağım kokmasının önüne geçemeyen Kocaoğlu mu başarılı? Eskişehir'i görme fırsatı bulan hiçbir İzmirli, bu soruya "Kocaoğlu" yanıtı veremez.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN