• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Anne sırtım ağrıyor!’ FİLİZ İÇKE ÖNAL Anne sırtım ağrıyor!’ filizicke@hotmail.com Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 30.08.2018, 00:00

Sonunda bu da oldu. Parkta oynayan çocuklara sinirlenen "maganda" silahına sarıldı ve havaya! ateş açtı. O havaya açılan ateş sonucu, nasıl olduysa kurşunlardan biri 7 yaşındaki kız çocuğunun sırtına saplandı!
Korku içinde kaçıştı çocuklar...
7 yaşındaki Hiranur, eve girdiğinde vurulduğundan habersiz "Anne sırtım ağrıyor" diyebildi sadece...
Siz magandasınız ya, havaya ateş açarsınız yerli yersiz...
Biz de insanız işte, sesini bilmediğimiz bir yavrunun "Anne sırtım ağrıyor" cümlesi burnumuzun direğini sızlatır...
Sosyal medyada haber hızla yayıldı haliyle. En az o maganda kadar tepki çeken biri daha vardı:

***

Armağan Çağlayan... Birkaç gün önce "Çocuklar ne kadar büyüdüklerinde çocuk ile tatile çıkılır?" diye soran, eleştiriler üzerine "Siz eğleneceksiniz diye, benim yaşam hakkım ne olacak?
Çocuğunuz sizin çocuğunuz, ben ağlamasına, kaprislerine neden katlanmak zorundayım" diyen Armağan Çağlayan...
Bu paylaşımlar, elbette hukuki açıdan Armağan Çağlayan'ı bu "manyaklığın" azmettiricisi yapmaz.
Aklı başında hiç kimse de, bu üzücü olay karşısında "Oh iyi oldu. Bu küçük canavarlar daha fazlasını da hak ediyor" diye ellerini ovuşturduğunu iddia etmez.
Bununla birlikte, şu saatten sonra "Yaşananlarda hiç sorumluluğu yok" demek de mümkün değil. Burada altı çizilmesi gereken kelime "sorumluluk" bana göre...

***

Mesela bakın ne diyorlar?
"Ağızdan çıkan her sözün ulaştığı bir yer var. Anlaşılmaz bir tahammülsüzlük ve bencillikle çocuk nefretini körükleyen herkes bu şiddetten sorumlu. Hele ki yüksek takipçili hesaplar..." "Çünkü bazı şeyler dillendirilmemeli, dile getirmek tahammülün son sınırı demektir ve bu algıya zemin hazırlamaktır.
O yüzden toplum önünde bulunan insanların bir sorumluluğu vardır!" Ve de çok haklılar. Sözünün ulaşacağı yer ne kadar kalabalıksa, o kadar dikkat etmek zorunda insan.
Yoksa 'Vur dedin mi öldürmeye yer arayan' bir sürü manyak var içimizde!

***

Nemrut nemrut bakma öyle teyze!
Çocuklar bazen çok gürültücü olabiliyorlar, evet. Peki ya yetişkinlerin bazı tavırları daha mı az sinir bozucu? 6 yaşında bir oğlan çocuğu var bende mesela. Sık sık metro ile yolculuk yapıyoruz. Çoğunlukla kendi aramızda 'sessiz' oyunlar oynuyoruz. Etrafı hiç rahatsız etmeden hem de.
Sinir bozucu iki grup insan gördüm bugüne kadar. İlk grup, iyi niyetli ama aşırı! yapışkan halleriyle bütün yolculuğumuzu çileye dönüştürüyor istemeden.
"Piştt, adın ne senin?" sorusuyla başlayıp, o andan itibaren kollarını kavuşturup, suratını düşüren çocuğu dürtmelerle devam ediyorlar olmayan 'iletişime'.

***

Sonuçta yol boyu surat asan çocuk, benimle de konuşmuyor. Bu gruba çok da kızamıyorum.
Çünkü çocuklara yanlış da olsa iyi niyetli bir ilgiyle yaklaşıyorlar. Çoğu da genç. Sadece çocukların dünyalarına nasıl gireceklerini bilmiyorlar.
Zamanı gelince öğrenecekler elbette.
İkinci gruptakiler Nemrutgiller!
Çocuğun varlığını fark eder etmez "Aman bana bulaşmasın" diye nemrut nemrut boşluğa bakanlar yani...
Hayır, nedir yani bu tavır? Yiyecek mi seni el kadar bebe!

TERCİH MESELESİ

Kendi adıma, dünyanın en yaramaz çocuğunu; gecenin köründe aracının motorunu bağırttıra bağırttıra yoldan geçen, dinlediği anlamsız müziği son ses açarak evimin yatak odasına kadar 'zorla' sokan, ortalık yerde küfür eden yetişkinlere bin kere tercih ederim!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN