• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Kartallar yüksek uçar FİLİZ ÖZKOL Kartallar yüksek uçar filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 11.12.2017, 00:00

Rahmetli Attila İlhan'ın önemli eserlerinden biri.
Yine 1983 yılında rahmetli eniştesi olan Sadri Alışık'ın başrolünü oynadığı 'Kartallar Yüksek Uçar'da bu çalışmaları içerisinde en iyisi, belki de ustalık eseriydi. Hem sinemanın hem de tiyatronun önemli isimlerini aynı proje içerisinde barındıran bu dizi, konusu itibariyle benzer projelerden farklı bir yerde durur.

POLİTİKA TEKNESİNDE

Bu eserin ismi ve benzer konu şimdi dünya siyasetinde kol geziyor. Bu hafta elimin hamuruyla yine biraz politika teknesine dalayım dedim.
Son günlerin olay adamı Rıza Sarraf'a kendimce bir yorum getirmek istedim naçizane.
Sarraf son dönemde dilbigimizin 'Türemişgiller' familyasından fırlamış bir siyaset ikonu oluverdi.
Varlığı ve yaptığı işler tartıladursun biz önce onu Ebru Gündeş'in sevimli kocası olarak tanıdık.
Çok da sevdik.
Her gittiği yerde ilgi gördü. Yabancı damat Türkiye'nin sevgilisi oldu Ebru'muz sayesinde. Bu milli eniştenin türlü türlü huyları varmış da biz mi anlayamadık bilemedik?
Uluslararası fenomen tahtına oturuverdi ve koskoca Amerika'nın yargı sistemlerini bile sarsan itiraflarının altındaki nedenlerinin siyasetin hangi yüzü bilgisi henüz meçhul ve bir ucunun ülkemize zarar vermemesi çabası içinde olduğumuzu hepimiz biliyoruz.
Hani eskilerin deyimiyle 'Allah ülkemize zeval vermesin' durumundayız.
Dünyanın üst akıl dediğimiz devlerinin başında gelen Amerika'yı anlatmak için hiç birimizin lugatı yetmez.
Oyun içinde oyunların ve senaryoların gizlendiği tipik bir emperyalist düzenin içinde sıkıştırılmış bir "TÜRKİYE" planlarına alet olmamak için üstün bir çaba sarf ettiğimiz kesin. Uzun süredir düğmeye basılmış bir yeni dünya hareketi var. Hem de gaddarca ilerliyorlar. Acımasızca tüm haince planlarını sahneye koyarken; bu İran asıllı Rıza Sarraf denen kişinin bu oyunda rolü nedir diye düşünmeden edemiyor insan.

İRAN'DA NE OLMUŞTU?

Daha geçmişe dönelim.
İran'da Ahmedi Nejat döneminde neler olmuştu? Biraz o yılları kurcalayalım isterseniz.
Ahmedi Nejat sık sık "İran ve Türkiye iki büyük devlettir.
Kültür ve uygarlık sahibi İslam dünyasının değil bütün dünyayı etkileyebilecek iki ülkedir" diye konuşurken nükleer silah yapımında Amerika'nın kendisine gözdağı vermesine aldırmıyor hatta korkusuzca kafa tutuyordu.
Peki bundan kim gocunuyordu?
Tabii ki başta Amerika olmak üzere tüm emparyalist ülkeler. Sonra bir şekilde yine garip bir politikayla Ahmedi Nejat seçimle bertaraf edildi ve Amerika'nın korkulu rüyası bir dönem için bitti.
Fakat İran her zaman Amerikan kabusu olmaya devam ediyor. Enerjinin merkezi bir Ortadoğu ve iştah kabartan menüsüyle diğer dünya ülkelerinin göz diktiği bir sofra olmaktan kurtulamıyor. İran'a uygulanan amborgoların arkası da maalesef kesilmiyor. İran'ın komşusu Türkiye'yi de bir tehdit unsuru görüyorlar.
Zaten ülkemizin adı büyük. Yok etmek ve zayıflatmak için uğraşıyorlar.
Son kozları Rıza Sarrafın da masumuyeti konusunda fikir yürütecek kadar bilgi sahibi değilim. Amerika, İran ortasında bir Iceberg gibi duruyor.
Her geçen gün çözülüyor ve eridikçe birçok karmaşık konular ortaya çıkıyor. Bunların altında yine Türkiye için oynanan oyunların olduğu bir gerçek. Olayların tam olarak iç yüzünü henüz bilmiyoruz ama ülkemiz adına kurgulanan senaryoların ne ilki ne de sonuncusu olacak bu konu.

KAN KAYBEDEN AMERİKA

Bir başa konu ise; Amerika'nın birçok laboratuvarlarında uzak ve Ortadoğu'nun beyin takımları çalışıyor ve artık bu beyinler kendi ülkelerine hizmet vermek istemelerinden dolayı Amerika rahatsız olmuş durumda.
Her konuda kan kaybetmeye başladılar. Ve bu açıklarını farklı kurgularla kapatmaya çalışıyorlar.
Trump'ın iktidara geldiğinden beri istikrarlı bir politika çizgisinde olmayışı ortalığı daha da toz duman haline getirdi.
İşte son olaylarından biri.
İsrail ve Kudüs durumları.
Ortadoğuyu takıntı haline getiren bu güçlü istek karşısında dünyanın karşıt ucu kuyruklarını dik tutmak zorundalar. Hani derler ya. "Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tüküren sakal" Evet kartallar çok yüksek uçuyor hem de çoook...
Tek dileğimiz bizim ülkemizin gökyüzünü rahat bıraksınlar yeter.
Huzurlu haftalar arkadaşlar.

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN