• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
‘Yok artık’ dediklerimiz... FİLİZ ÖZKOL ‘Yok artık’ dediklerimiz... filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 11.06.2018, 00:00

Aşk, yüzyıllardır insanoğluna hayat veren, yaşamı zenginleştiren ve renklendiren bir duygu olmuştur. Tarihteki kimi aşklar öyle çalkantılı, öyle skandallarla doludur ki, bu aşkların başrol oyuncuları taaa günümüze kadar gelmeyi başarmıştır.
Büyük aşkların evliliğe kadar gitmesine diyeceğim yok tabii. Kişinin sevdiğiyle bir yastığa baş koymasından daha doğal ne olabilir ki.... Günümüzde birçok birlikteliğin hikayesini dinledikçe hayretler içinde kalıyoruz.
Yine de, evlilik müessesesi hala tüm yoğunluğuyla iktidarını sürdürüyor.
Yaşamın en büyük saltanatının sahibi bir kurum.
Tarihin tozlu sayfaları dillere destan aşk ve evlilik hikayeleriyle dolup taşarken bir o kadar boşanmaların sıra beklediği dosyalar adliye arşivlerinde yerini korumakta.

AKIL TATİLE ÇIKIYOR

Nikah salonlarından mahkeme koridorlarına uzanan farklı bir iletişim var. Birlikteliklerin feshi de kolay olmuyor maalesef.
Evlenirken çok iyi düşünmek gerektiğini kendimize sık sık hatırlatsak da aşkın kimyasının formülü farklı çalışıyor. Aşk kapıdan girince akıl tatile çıkarmış.
Peki tatil bitince ne oluyor?
Kusurlar sandık ve sepetten ortaya dökülüveriyor. İşte o zaman kabullenmek ve vazgeçmek arasında kalıyorsunuz.
Hangi sosyal sınıfa mensup olursanız olun birlikteliklerin sancısı her kesimde mevcut. Kahramanların adlarının da önemi yok.
Yaşadıkları ilişkilerin, birçok ortak problemlerinde birbirleriyle çakışabiliyorlar. Esra'nın kocasıyla yaşadığı sorunların bir benzerini, annesiyle babasının arasında yaşandığını görüyor, biliyor ve çaresiz kalıyordu. Hiç kimse evlenirken 'BOŞANMA' düşüncesiyle, nikah masasına oturmaz. Evlenince düzelir mantığı baştan ters bir durum.
Hani eskilerin yine bir sözü geldi aklıma 'İnsan yedisinde neyse, yetmişinde de aynıdır'. İnternette dolaşırken öylesine ilginç boşanma nedenleri gördüm ki 'YOK ARTIK' demekten kendimi alamadım. Akla, 'Bu kadar insan evlenirken akılları gerçekten nerede?' sorusu ister istemez geliyor. 99 yaşındaki koca 96 yaşındaki eşinin 60 senelik aşk mektuplarını bulduğunda boşanma kararı almış. Kadıncağız kime yazdığını hatırlamıyor bile.
Bunca torun torba sahibi olduktan sonra akıl mı kalır zavallıda.. Kocası sanki zemzem suyuyla yıkanmış.

YILIN BOŞANMA DAVASI

Kadın evindeki papağının kocasının telefonda sevgilisine söylediği aşk sözlerini tekrarlarken aldatıldığını anlamış.
Mahkeme aylarca sürmüş. 2001 yılında 'yılın boşanma davası' olmuş. Hakimler heyeti bile karar vermekte zorlanmışlar.
Eşinden yaşını saklayan gelin hanımın gerçek yaşı ortaya çıkınca kocasının boşanma kararı almasının tuhaf komikliğinde sahiden sevgi var mı?
Düğün sonrası takıları kayınvalidenin toplayıp kendi evine götürmesinin ardından, gelinin zifaf gecesinde kendi anne evine dönmesiyle başlamadan biten evliliğine ne demeli? Biri karım temizlik hastası derken, öteki eşim çok pasaklı artık evin dağınıklığından bıktım diyen iki ayrı boşanmanın tuhaf davalarına artık söylenecek söz de bulamıyoruz. Evet yüzyıllardır iki cinsin arasında aşkın başlaması ve bitmesinin nedenleri hala tartışılıyor. Allah hepimize huzurlu beraberlikler nasip etsin.
İYİ HAFTALAR.

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN