• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Yükseköğretimde değişimler GONCA ELİBOL Yükseköğretimde değişimler gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 13.09.2021, 00:00
Bir ülkenin gelişmiş ülke statüsüne çıkmasının yolunun eğitimden geçtiğini her fırsatta vurguluyorum.
Temel eğitim, lisans ve lisansüstü eğitim kategorilerinin hayatın her alanına bütüncül yaklaşan bir döngünün olması gerekiyor. Sosyal, siyasi, ekonomik ve iş dünyası açısından bakıldığında eğitimin ne kadar önemli olduğu görülür.
Kısacası bir ülkenin gelişmiş düzeye çıkması en fazla eğitim sistemi ile alakalıdır.
Güçlü eğitim sistemi hızlı yol aldırır.
Bu nedenle eğitime yatırım önemlidir.
Çünkü eğitime yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırımdır.
Son yıllarda işsizlik verilerine bakıldığında, üniversite eğitimlerinin niteliği ve fonksiyonu ön plana çıkıyor.
Çünkü üniversite eğitimleri ile istihdam arasında bir paralellik var. Ne kadar donanımlı bireyler yetişirse, işsizlik oranı o kadar azalıyor. Bu yüzden sektörlerin ihtiyacına yönelik bölümler açılması, eğitimin kalitesi, teorik ve pratiğin yani uygulama eğitimlerinin birlikte verilmesi, global değişimlere göre eğitim içeriklerinin yenilenmesi, üniversitelere ayrılan bütçelerin artması, Ar-Ge çalışmalarının her alanda ön planda olması, fikri mülkiyet ve patent oranlarının yüksekliği, üniversite - sanayi işbirliği gibi etkenler bir üniversite için en önemli görevlerin başında gelmektedir.
Bu arada tabela görünümlü bölümlerin kapatılarak buralara ayrılan bütçelerin fonksiyonel alanlara kaydırılması da ele alınması gereken bir sorundur. Mesela denizi olmayan bir şehirde denizcilik eğitimi verilmesi ne kadar etkili olabilir? Ya da uluslararası ilişkiler bölümü okuyan öğrencilerin 2-3 yabancı dil eğitimi almadan ve yurtdışında staj yapmadan mezun olması ne kadar amaca uygun olabilir?

YÜZYILIN GETİRDİĞİ DEĞİŞİM
Üniversite eğitimi ülkelerin atağa geçmesinde anahtar rol oynar. Bu yüzden üniversitelerin; ülkenin kalkınma hedefleri doğrultusunda, sektör beklentileri ve istihdam oranlarıyla birlikte ele alınıp, yetkinliklerinin ölçülüp SWOT analizlerinin çıkarılarak yeniden yapılanması gereklidir.
21. yüzyılın gerektirdiği değişim ve dönüşümlere göre yeniden dizayn edilmesi, güçlü bir ekonomiye sahip olmak, üreten ve gelişen bir ülke olmak için çok önemlidir. Ülkemizin kapasite ve imkânlarını iyi kullanarak, pırıl pırıl gençlerin bu kapsamda yetiştirilmesi ve yoğrulması ile Türkiye bu asrın en güçlü ekonomisine ulaşabilir. Gelecek gençlerin elinde.
Gönül istiyor ki ülkemizin tüm üniversiteleri aynı kalitede eğitim verebilsin.
Dünyanın en iyi üniversitelerinin arasında ülkemizden de bazı üniversitelerin seçilmesi gurur veriyor. Bu sayılar neden artmasın ki? Bu amaçla akademik camiaya yönelik daha başarılı çalışmalar yapılacağına yönelik planların olması umutlandırıyor. YÖK Başkanı Prof. Dr.
Erol Özvar geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, "Yükseköğretimde yeni vizyonun ana hatlarını büyük veri, istihdam odaklı üniversiteler, akademik üretkenlik, güçlü akademik performans, üniversite- sanayi iş birliğine dair yeni modeller, üniversitelerin uluslararası etkileşimleri ve bilgi diplomasisinin yaygın kullanılmasının oluşturduğunu" vurgulamıştı. Özvar, bu konuların içeriklerini üniversitelerle paylaşacaklarını da belirtti.

ORTAK AKILLA HAREKET
Tabi bu çalışmalar yapılırken, somut çalışmaların ve başarılı sonuçların ortaya konulması için üniversitelerin görüşlerinin alınması, ilaveten iş dünyası ve tüm sektörlerinin önerilerinin alınarak ortak akılla hareket edilmesi çok mühimdir. YÖK Başkanı Özvar'a bir önerimizi de iletelim.
Doktora oranının artması için başvurulara engel olan sınavların kolaylaştırıcı düzeyde oluşturulması için bir çalışma yapılabilir. Hem bilim insanı yetişmesinin de önü açılır. Ayrıca bilimsel çalışmalar üretmeye fayda sağlar.
Öte yandan üniversitelerin beceri ve yetkinliğini ortaya koymada en büyük görev hocalara düşmektedir. Bir tarafta kendini bilimsel çalışmalara adayan, öğrencisinin gelişmesi için çırpınan akademisyenler varken bir tarafta ise halen geçmiş bilgileri öğrencisine öğretmeye çalışan, öğrencilerini çağın gerisinde bırakan bir kesim de bulunmaktadır.
Bilim süreklilik ister ve değişimi zorunlu kılar. Bu nedenle H- indeksi yüksek olan akademisyenlere, teşviğe ve coşkulu hocalara ihtiyaç vardır.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.