• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Sallanan sandalye HAKAN URGANCI Sallanan sandalye hakan.urganci@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 22.03.2020, 00:00
Coronanın yeni türü olan Covid19, sadece virüs olarak değil, gündem maddesi olarak da en hızlı yayılan ve her yeri işgal eden bir tür... Biz, yayıncılar olarak, nerdeyse başka konuda yayın yapmaktan utanır haldeyiz.
Aynı konuyu bir sakız gibi kaç kez çiğneyeceksiniz denebilir ama öyle değil işte! Salgının kendisinden çok, yan etkileri korkutucu... Saldırdığı yer akciğerler değil sadece... Medeniyet ve ekonomiye saldırıyor. Bu yönüyle de ondan etkilenmeyecek ya da değişime uğramayacak ne bir canlı türü, ne de bir sektör var.

ATEŞİN DÜŞTÜĞÜ YER
Evet, yaşlılarımız öncelikle tehdit altında... Bir yandan da istatistikler, korona virüsünün yol açacağı can kaybının aslında istatistiksel düzeyde sanıldığı kadar yüksek olmadığının altını çiziyor. Tabii ateş düştüğü yeri yakacak. Ancak asıl sorun, salgın sonrası dünya toplumunun nasıl değişim geçireceği üzerine...
İflaslar, kapanacak iş yerleri, çökecek sektörler, değişecek siyasi sistemler vs... bekleyip göreceğiz.

HEPİMİZ İKİLEMDEYİZ
Doktorlar ve bilim insanları, internet üzerinden 'Geçer yahu o kadar da şey yapmayın' temalı mesaj verirken, medya işi 'Walking Dead' havasında veriyor. Yine bu konuda da hem uzmanlar hem de biz ikiye ayrılmaya devam ediyoruz...
Maske korur mu, korumaz mı?
Korursa, hangi türü?
Boğaza tuzlu suyla gargara yaptırmak virüsü etkisiz hale getirir mi, getirmez mi?
Virüse yaklaşımda İtalyan modeli mi, 'Erkekseniz hepiniz gelin ulen!' temalı İngiliz modeli mi?
Uzmanlar aralarında anlaşsa iyi olacak... Vatandaş olarak biz ne yapalım?
Biz virüsle mücadele konusunda henüz başlarda olmamıza rağmen Sağlık Bakanı Sayın Koca, her kesimden siyasi görüşten insanın ortak sempatisini kazanmayı başardı.

YANLIZLIK İSTENMEZ
Bu satırları yazdığım dakikalarda henüz olağanüstü hal ilanı ve sokağa çıkma yasağı henüz başlamamış olsa da bizim insanımızı da karantina korkusu sardı. Pek çok kişi için en korkunç şey budur: Yalnızlık, istenmeyen şeydir. Çünkü yalnızlıkta büyür insan ve kendisiyle yüzleşir. Bu yüzen de en çok kendisinden korkar.
Karanlık yönleriyle, yetersizlikleriyle yüzleşmekten korkar.
Her ne kadar adamsendecilik bu dönemde virüsün hızla yayılmasına sebep olurken, aşırı panik de bağışıklık sistemini ve toplum yapısını çökertir. Dengeli bir tavır, her zaman olduğu kadar şimdi de gereklidir.
Yine de aşırı panik durumu için şunu söyleyebiliriz:
'Endişe, sallanan sandalyeye benzer. Sizi hareket halinde tutar ama bir yere götürmez.' Belki de bu izolasyon dönemi, dünya ekolojisi için de insan bireyselliği için de bir oruç dönemi olur. Hem doğa, hem de insan doğası dinlenir, öyle değil mi?
Umuyorum tüm felakete rağmen, insanlık, bu kendisiyle yüzleşme döneminden yeni bir paradigma, kendisiyle ve dünyayla barışmış yeni bir zihniyetle çıkar...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • SON DAKİKA