Oldum olası korku filmlerinin iflah olmaz bir hayranı oldum. Belki de kaygısız biri olmadığım için korku filmindeki abartılı korkular kendi kaygılarını perdelemenin bir yanı oldu. Zaten sanılanın aksine korku filmlerini sevenler sapık filan değildir. Genel olarak film aracılığıyla katarsis yaşayan (bilakis hassa) kişilerdir.Korku filmlerinden herkesin hoşlanmak zorunda olmadığını gayet iyi bilen bu satırların yazarı, bu hafta size çok farklı bir tür denemesini anlatıyor. Önermek değil bu, film çözümlemesi. Filmi izlemeden yazıyı okumayın çünkü yoğun sürprizbozan içeriyor.
SHANKS İMZASI
Together, başrollerini Dave Franco ve Alison Brie'nin paylaştığı Michael Shanks'in ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesi olan, 2025 yapımı doğaüstü bir beden korkusu filmi.. Film, kırsala taşınan ve gizemli bir güçle karşılaşan bir çifti konu alıyor. Birbirlerini seven ama ilişkileri sorunlu genç çift, ormanda bir kuyuya düşer ve orada garip bir kaynaktan su içer. Her şey tam da burada başlar. Bir süre sonra genç çift, olağan dışı bir tensel çekim hissetmeye başlarlar ve bu alışılageldik bir çekim değildir. Susuzluk gibi bir şeydir ve bedenleri istemleri dışında birbirlerine doğru hareket etmeye başlar. Öyle ki kasları, eklemleri birbirlerine doğru mıknatıs etkisindeymiş gibi yaklaşır. Beden korkusu türünün ustası David Cronenberg'i bile kıskandıracak kadar orijinal bir çalışma bu. Her ne kadar aynı Fly filminde bilim insanı ile sineğin genetik düzeyde birleşmesi gibi iki insanın tamamen moleküler olarak birleşmesini anlatan bir öyküsü olsa da güçlü alt metniyle bu efsanevi filmden ayrılıyor.
Filmin son çeyreğinde bu kuyunun suyundan içen çiftlerin adeta birbirlerine yapışarak kaynaştığı, tek bir varlığa dönüştüğü ve korkunun buradan kaynaklandığını anlarız. Ancak bir çelişki vardır. Tek bedene dönüşen çiftler olduğu gibi iki başlı şekilsiz bir yaratığa dönüşen kurbanlar da vardır. Bu farkı yaratan nedir? Film pek çok sorunun yanıtını net olarak verse de bunu pek anlatmaz. Kahramanlarımız ise (biri fena halde yaralandığı ve başka türlü hayatta kalma şansı olmadığı için) bu 'birleşme/tek olma' işlemine gönüllü olarak katılırlar. Sonuç başarılıdır. Peki sorumuzu yineleyelim: Bu tek beden olma işini beceremeyip şekil bozukluğuna uğrayan ya da canavarlaşan çiftlerin sorunu nedir?
FELSEFİ YAKLAŞIM
Bu soruya yanıt verdiğimizde film bir korku filminden çok aşkın korku fonunda anlatıldığı bir felsefi denemeye dönüşüyor. Tek olma ile anlatılan şeyin aşkın kendisi olduğunu varsayalım. İdeal bir ilişki, ona katılan tarafların özgün kimlikleri ile çıktığı yolda çözülüp diğerinin varlığına katıldığı anda amacına ulaşıyor ve gerçek bir ilişki haline geliyor. O zaman hayatın geri kalanı adeta tek bedende iki can gibi yaşanıyor. Ancak egonun etkisiyle özgün kimliklerin bırakılmayıp ilişkiye devam etme çabası bu 'birleşme' eyleminin doğasına uymuyor. Bir tür canavarlaşma oluyor. Bu da biçimsiz bir ilişkiyi getiriyor. Yani daha önce sayısız korku filmi izledim ve genelde alt metinleri benzerdir. Mesela George Romero'nun başını çektiği zombi filmleri, kapitalizm, tüketim kültürü gibi şeyleri eleştirmek üzerine şekillenir. Frankestein, Piranha dahil pek çok canavar filmi, bilim doğa karşıtlığından beslenir. İlk kez aşk üzerine bu kadar eksiksiz bir çözümleme izledim. Michael Shanks, gelecekteki filmleri üzerine ciddi bir merak duygusu oluşturdu bende...
