Bayramda, Malezya-Singapur- Bali turuna katıldım.
Nispeten kısa olan ilk iki şehri önce anlatıp 3 gün konakladığımız Bali'yi sonraki haftalara bırakalım. Kuala Lumpur, Malezya'nın başkenti ve federal bir bölgesidir. Şehir, Malezya'nın kültürel, finansal, turizm, siyasi ve ekonomik merkezi olarak hizmet vermektedir. 2024 yılı itibarıyla 2.075.600 nüfusuyla ülkenin en kalabalık şehridir.
Hem nüfus hem de ekonomik kalkınma açısından Güneydoğu Asya'nın en hızlı büyüyen metropol bölgeleri arasındadır. Kuala Lumpur, 2019 yılında Destinasyon Şehirleri Endeksi'nde dünyanın en çok ziyaret edilen 6. şehri olarak sıralanmıştır. Buna rağmen gezginlerin sık andığı turistik cazibe merkezlerinden olmaması ilginç.
PETRONAS KULELERİ
Şehir, 1998 Commonwealth Oyunları, 2017 Güneydoğu Asya Oyunları, Formula 1, Moto GP ve 1997 FIFA Dünya Gençler Şampiyonası da dahil olmak üzere birçok uluslararası spor, siyasi ve kültürel etkinliğe ev sahipliği yapmıştır. Kuala Lumpur son on yıllarda hızlı bir gelişim göstermiş ve (zamanının) dünyanın en yüksek ikiz binaları olan Petronas Kuleleri'ne ev sahipliği yapmaktadır; bu kuleler o zamandan beri Malezya gelişiminin ikonik bir sembolü haline gelmiştir. Gerçekten de yeteri kadar yüksekten baktığınızda, şehir yüzlerce gökdeleni ve viyadükleriyle daha çok bir Amerikan kentine benziyor. Farkı, aşağı indiğinizde başlıyor.
JALAN'LAR...
Kuala Lumpur'a Istanbul'dan 10 saat 30 dakikalık bir uçuşla ulaşıyorsunuz. Mevsim itibarıyla çok nemli, boğucu bir havayla karşılaştığımızı mutlaka not etmeliyim. Hatta öyle sıcaktı ki burada 'mutlaka görülecekler' listesinde yer alan Batu mağaralarının o dik, renkli merdivenlerini çıkmaya erindik, vazgeçtik.
(Siz umarım çıkarsınız) Kuala Lumpur bu gezinin sadece başlangıç durağı olduğundan bir günde fazla şey yapamadık.
Buranın popüler caddeleri hep jalan kelimesi ile başlıyor. Sokak lezzetlerinin boylu boyunca sıralandığı popüler caddelerinden biri, Jalan Alor. Biz, başka bir sokağı, Çin mahallesini tercih ettik.
Akşam kısa bir yürüyüş yaptıysak da çok bir keyif alamadık. Ancak mahallede gördüğümüz bir sokak satıcısında bir şeyler yemeğe karar verdik. Pek çok kişinin çalıştığı geniş bir sokak ızgarası...
İstiridyeden ahtapota, kalamardan karidese, et şişe ve tavuk kanadına dek pek çok et tezgahta sıralanmış. Etleri ilginç bir sosa bulayıp ızgaraya atıyorlar.
İstiridyeyi de üzerinde sarımsak da dahil pek çok baharatla sulu sulu pişiriyorlar. Sonuçta kokoreç tadında bir ahtapot yedik. Benim çok hoşuma gittiyse de arkadaşlarım aynı fikirde değildi.
KUALA LUMPUR
Petronas Towers'e de ev sahipliği yapan bölge çok şık. Burada alışveriş merkezlerini gezdikten sonra herhangi bir otelin terasına çıkıp bu muhteşem ikiz kulelere bakarak bir şeyler içebiliyorsunuz.
Biz Traders otel'in çatı katını tercih ettik. Bu havuzlu terastan harika fotoğraflar alabiliyorsunuz.
Yorgun olduğumuz için daha fazla gezemediğimiz Kuala Lumpur'un ucuz bir şehir olduğunu söyleyebiliriz. Bu arada tüm Asya'da geçerli olan taksi uygulaması Grab'i mutlaka indirmelisiniz.
Çok makul rakamlara Grab tüm ulaşım ihtiyacınızı kolaylıkla çözecektir.
