• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Giriş Tarihi: 28 Haziran 2026

Bali turumuzun ilk gününde, Seminyak bölgesinde bulunan ve Bali'nin en popüler ikinci beach club tesisi olan Potato Head'e gittik. Saat 15.00'den önce gidildiğinde (yine de bir kontrol edin) giriş ücreti alınmıyor. Bali'nin hemen her yerinde görebileceğiniz dekorasyon ögesi olan bambulardan örülmüş uzun bir tünelle giriliyor tesise. Bali'de plaj adı taşıyan tüm tesislerde olduğu gibi burada da kural değişmiyor. Dalgalı ve sörfçüler haricinde pek tercih edilmeyen bir denizin kıyısına kurulmuş havuzlarla dolu bir tesis. Buraya beach club değil pool club demek daha yerinde olur. İnstagrammarlarla dolu olan tesiste eğlence gün batımıyla doruğa çıkıyor. Bu saate giriş ücretli oluyor. Çünkü Bali'nin en pazarlanabilir ürünü, muhteşem gün batımı ve ona eşlik eden partileri... Bu şık işletmede fiyatlar Türkiye'nin yarısı ölçüsünde... (Zaten lüks işletmeler bizdekinin yarı fiyatına, mütevazı yerlerse çok daha ucuza. Endonezya, Singapur gibi pahalı bir ülke değil.)

İTALYAN RESTORANTI
Seminyak özellikle şık dükkan, gece kulübü ve uygun fiyatlı masaj salonlarıyla göze çarpıyor. Bu bölgede asya yemeklerinden hoşlanmayan damaklar için hem çok lezzetli hem de yine ucuz bir İtalyan restoranı önereyim, Zia Tina... Gece eğlenmek isterseniz rock müzik dinleyebileceğiniz çok ilginç ambiyansa sahip bir işletme var; Iron Fairies (Metal periler) ... Burayı sadece görmeye bile değer. Dev bir sinema platosu gibi. Her yerde dönen ahşap çarklar, size kendinizi Bir Harry Potter film setinde hissettiriyor.

İKİ DEV MASKE
İkinci günümüzde Bali'nin nispeten yeni olan (ve pek çok Türk youtuberin bile henüz bilmediği) dev bir eğlence kompleksinde geçirdik. Nuanu Creative City... Merkezden bir buçuk saat mesafede olan bu merkezde sağlık turizmi, ekolojik alanlar, plajlar, restoran, otel ve eğlence tesisleri var. Girişinde gayet ödenebilir bir rakam veriyorsunuz. Burada özellikle iki dev maskeyi mutlaka görmelisiniz. Gece bu yüzlerde ışık oyunlarıyla büyüleyici bir atmosfer oluşturuluyor. Biz günü Luna beach club civarında geçirdik. Orada yapay mağaralarda bulunan havuzlarda saksafon müziği eşliğinde partileyebilir, harika restoran 369'da wagyu beef tadabilirsiniz. Özellikle bu dev bambu dekorları gördüğünüzde Çeşme'de ve pek çok plaj tesisinde aslında Bali'den esinlenilmiş bir dekorasyon anlayışının hakim olduğunu görebiliyorsunuz.

ORMANA NAZIR...
Üçüncü günümüzde Bali'nin kalbi olan yeşil orman Ubud'a gittik. Çarşı gezimizden sonra Jungle club Bali'deki ormana nazır katman katman havuzlarda günün yorgunluğunu attık. Ardından Bali'nin (ve belki de dünyanın ) en güzel oteli olan Apurva Kempinski'yi ziyaret ettik. Sessiz lüksün bir numaralı temsilcisi olan otelin tapınakvari boşluklarında, sonsuzluk havuzlarında harika fotoğraflar çektirip yemek yiyerek günü noktaladık. (Eğer Alaçatı 'da yiyip içebilen biriyseniz) yine rakamlar sizi ürkütmesin. Yolculuğunuzun son durağına bu muhteşem oteli mutlaka ekleyin. Eğer zaman bulursanız otelin Reef club isimli deniz kenarında harcama limitli bir kabana tutup günü orada geçirirseniz oteli kalmadan da (üstelik üç otuz paraya) deneyimlemiş olursunuz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.